61reis54 @ gmail.com

Evet sevgili dostlar, kutsal analarımızın ne aslanlar(!) doğurduğunu irdelemeye devam ediyoruz.

Muhteşem bir eser olan teleferikle, salmandede mesire alanından Hendek’e yaptığımız gezide, yine muhteşem bir eser olan “gölet”in üzerinden geçiyoruz(!). “Daima Hendek Daima Hizmet” başlıklı seçim beyannamesin de adı geçen “Bayraktepe Gölet” başlığında aynen şöyle yazıyor: “Bayraktepe Kültür parkının altında yer alacak olan göletimiz toplam 50 bin metrekare alanda projelendirilmiştir. Göletimiz doğal park olarak tasarlanarak vatandaşımızın kullanımına sunulacaktır. Su sporlarının da yapılabileceği göletimiz bölgemizin en önemli ziyaret noktalarından biri olacaktır.” Ne diyor “en önemli ziyaret noktası”. Peki bu kadar önem verdiğiniz şeyi neden yapmadınız. Şu sıcak günlerde ne güzel sutopu oynardık orda. Bundan bizleri neden mahrum bıraktınız.

Çok sevipte kandığımız

Başlara taç yaptığımız

Gerçek olan bir Tanrımız

Gerisinin hepsi yalan yalannn.

Günlerdir bu türküyü mırıldanıyorum. Niye bu yalanların üstü örtülüyor. Niye bu yalanlara gerekli tepki verilmiyor. Bu kadar mı alıştık yalanla yaşamaya. Niye, niye, neden…?

Beyanname bir şeyi yapma taahütüdür. Bizler belediyeye verdiğimiz emlak beyannamelerini zamanında ödüyor muyuz, evet. Ödemezsek cezai işlem uygulanıyor mu, evet. Peki bir belediye başkanı halka verdiği beyannamesini yerine getirmediği zaman neden zorlayıcı bir kanun yok. Neden halkımız kendisine verilen beyannamenin takipçisi olmuyor. Bizlere söz verip sözünde durmayan bu siyasetçileri neden hala koruyup kolluyoruz. Neden bu yalanlara kanıp ısrarla bu yalanları söyleyenlere oy vermeye devam ediyoruz.

Şimdi bu siyasetçiler, belki aynı belki farklı makamlara talip olup yeni beyannamelerle karşımıza çıkacaklar.

İnanacakmıyız bunlara, şahsım adına hayır. Sizlerinde bu yalan makinelerine kanmamanızı umuyorum. Bunlara öyle bir tepki koyalım ki kendi yalanları ile baş başa kalsınlar. Kendi yalanları ile yüzleşsinler. Bunlar “halka hizmet Hakka hizmettir demiyorlar mı? Halkı kandırmanın Hakkı kandırmak olduğunu anlasınlar. Anlasınlar ki bir daha bizleri enayi yerine koyamasınlar.

Uzak olsun bizden, yalan söyleyen

Uzak dursun bizden, riya eyleyen

Biz halkız arkadaş, halkı dinleyen

Siyasiler gelsin, başım üstüne…

Beni de şair yaptılar ya; buna da şükür.

Bu kadar mı yalan beyanları elbette hayır. Bunların yalan beyanları ile film yapmaya kalksak Brezilya dizilerini geçeriz.

Anlamadığım bir şeyde; ben buradan yazıyorum ama bunlardan gık çıkmıyor. Kimse gocunmuyor, kimse üzerine almıyor. Sanırsın ki ALAYI masum. ALAYI melek bunların…

Eee ne yapıyoruz? Yalan Rüzgarlarını anlatmaya devam ediyoruz.

Bir daha ki yalanlarında, pardon yazımda buluşmak üzere Allah’a emanetsiniz.

Kalın sağlıcakla…