61reis54 @ gmail.com

Bu yazı dizisine Hendek’li kardeşlerimden çok güzel tepkiler aldım.
Eleştirilerin olduğunun en az on katı memnuniyet belirten yorumlar.
Hele bir kardeşim şu meşhur PiNOKYO’nun resmini atmış, hani yalan konuştukça burnu uzayan tahta çocuk pinokyo . Elbette bu masal kahramanı olduğu için gerçek hayatta böyle bir şeyle karşılaşmamız mümkün değil. Yoksa piyasada uzun burundan geçemezdik.
Belki bu yalancıların burunları Pinokyo gibi uzamayacak ama emin olun amel defterlerindeki günah bölümü bizim pinokyonun burnundan çok daha uzun olacaktır. Allah ıslah etsin diyelim, ve konumuza dönelim.
2014 Yılı seçim beyannamesinin Turizm Şehri Hendek başlıklı bölümünde şöyle yazıyor: “Hendek,Turizm şehri oluyor. Bayraktepe, Selman Dede,Beşoluk, Yeşilyurt, Çakallık,Çamlıca Dikmen, Keremali yayla ve mesire alanlarında bulunan doğal güzelliklerin değerlendirilerek bölgemizin turizm cenneti olması için tüm imkanlar seferber edilecektir. Yayla şenlikleri ulusal düzeyde yapılacaktır.”
Ayranı yok içmeye tahtırevanla gider gezmeye, demiş atalarımız. Aynen öyle. Belediyenin araçlarına haciz gelmesin diye paravan şirketler üzerinden kiralanırken bu yatırımları nasıl yapacaksınız. Sanırsın ki ülke bütçesi bize çalışıyor. Gelirlerimizin büyük bölümü Büyükşehire akarken bu yatırımları hangi paralarla yapacaksınız.
Aslında hepsi bir oy fazla alabilmek için.
Dikkat buyurun bahsi geçen bölgelerde alınan oy oranları her şeyi özetliyor. O bölgede ki insanlarımızı yalan vaatlerle bal gibi kandırmışsınız.
Bu seçim beyannamesinin üzerinden 4 koca yıl geçmesine rağmen o bölgelere bir çivi dahi çakılmamasını nasıl izah edeceksiniz. Son anda asfalt atağına kalkarak yalanlarınızı ört-bas mı edeceksiniz. Göreviniz olduğu halde bakın yollarınızı yaptık mı diyeceksiniz.
Keşke cezaevi yapılması için harcadığınız o müthiş enerjiyi seçim beyannamenizdeki vaatlerinizi gerçekleştirmek için harcasaydınız…
Bir meclis üyenizin de dediği gibi, “elli sene sonra arkamızdan hiçte iyi şeyler söylenmeyecek”. Turizm şehri derken Cezaevi şehri yapıyorsunuz Hendeği...
(Bir otobüs dolusu politikacı seçim kampanyası için Teksas’ta dolaşıyorlardı. Otobüs büyük bir çiftliğin yanından geçerken, otobüs şoförünün dalgınlığı yüzünden derin bir şarampole uçtu.
Çiftçi koşarak geldi gece kurda kuşa yem olmasınlar diye cesetleri gömmeye başladı.
Ertesi sabah,şerif soruşturma için çiftliğe geldi.Çiftçiye Sordu:
-“Otobüs de ki bütün politikacıları gömdün demek…
Hepside ölüydü, eminsin değil mi?” Diye sordu.
Çiftçi cevap verdi:
-“Bazıları yaşadıklarını iddia ettiler ama politikacıları bilirsiniz..Nasıl yalan
söylerler.”)
Elbette fıkralardaki yalanlara tebessüm edebiliriz. Lakin hayatımıza yön veren yalanlara ve yalancılara gülüp geçmemeliyiz.
Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir Hendek bırakmak için doğru insanlardan yana tavrımızı koymalıyız. Pembe de olsa yalanlara pirim tanımamalıyız.
Bu yalancılara kanmaya devam edersek yarın çok geç olabilir, benden söylemesi…
Kalın sağlıcakla…