Vatan, Millet, Sakarya, Hendek

Yaşadıkları dönemlerde şahit oldukları haksız ve adaletsizliklere ses çıkarmayıp, milletin içine fitne yayacak bir takım tarihi olaylar hakkında ikide bir konuşanlar iyi niyetli değildirler.

Unutmamalıyız ki mesele; kendini düzelttikçe başkalarının kusurlarını ortaya çıkarmak değil, asıl mesele; başkalarının kusurlarını gördükçe kendini düzeltmektir.

Türk tarihi bir bütündür. Bugün üzerinde yaşadığımız topraklar binlerce yıldan beridir milletimizin içinden yetişen kahraman askerlerin, komutanların, alimlerin, evliyaların; sevabıyla, günahıyla verdikleri mücadeleler sonucu bizlere kadar ulaşmıştır.

Bizler, milleti ve memleketi uğrunda mücadele etmiş ecdadımızın yaşadığı tarihi olayları elbette öğrenmek ve buna göre bugün tavır almak, yarını ise planlamak durumundayız.

Bunu yaparken farkında olmalıyız ki; onların geçmişte yaptıkları bir hata, bugün bizi büyük bir yanlışa düşmekten kurtarabilir. Onların tarihe kazınmış büyük kahramanlıkları, bugün bizim zulüm ve haksızlıklara uğramımızın sebebini teşkil edebilir.

Her ne olursa olsun, bize bıraktıkları mirası en faydalı şekilde sahiplenerek; hiç bir teknolojinin, ekonomik ve askeri gücün alt edemeyeceği birlik ve beraberliğimize sahip çıkmalıyız.

Ve şunu unutmamalıyız!
Allah’ın rahmeti olmasa en büyük komutanlardan en sefil insana kadar kimsenin kurtuluşu kendi elinde, kendi uğraşında değildir.

Çünkü kim bilir; ifadelerimizle nice büyüttüğümüz insanlar, belki bir garip kulun hakkına girdikleri için ahir zamanda zorluk çekeceklerdir ve yine bilemeyiz ki; nice lanet ettiklerimiz zorlu dönemlerde millet uğruna verdikleri mücadeleler adına ödüllendirileceklerdir.

Bu bağlamda, ecdadımıza dua edip,
kendilerine Allah katında rahmet edilmesini dilemek; din, devlet ve aziz milletimiz için yaptıkları adına en güzel şekilde mükafatlandırılmalarını istemek en güzel bir duruştur.

Bundan ötesi şeytanın fitnesi!