61reis54 @ gmail.com

Merhamet kelimesi Arapça olup, “esirgemek, korumak” anlamındaki rahm kelimesinden türetilmiştir. Kuranıkerim’de yer alan her sure bu anlama vurgu yaparak başlar: Bismillahirrahmanirrahim -rahim ve rahman Allah’ın adıyla.
Merhamet kelimesinin acımak kelimesinden anlamca bu farklılığı ve kapsamca genişliği gözden uzak tutulmamalıdır. Birine acıyabilir, onun hâline üzülebilir, vah vah diyerek hayatınıza devam edebilirsiniz. Ama birine merhamet etmek, sizi yolunuza gitmekten alıkoyar, o kişiyi esirgemeniz gerektiğini size hatırlatır ve yükümlülüğünüzü yerine getirmeye çağırır. Eğer bunu yapmıyorsanız o kişiye sadece acımış, ona üzülmüş ama merhamet etmemiş olursunuz.
Gelelim konumuza…
Çevrenizde gördüğünüz Engelli bireylere maalesef hep acıyarak baktınız.
Dinlediniz mi? Hayır…
Anladınız mı? Hayır…
Merhamet ettiniz mi? Hayır…
Hep acıma numarasına yattınız.
Bizde adayız diyip lafla teselli ettiniz.
Engelliler gününde yada haftasında bir mesaj yayınlayıp, bizim üzerimizden şovunuzu yaptınız.
Sonra mı? Bir dahaki engelliler gününe yada haftasına değin yok oldunuz.
-Anne bu amca niye böyle yürüyor; diyen evladınızı - sus ayıp diyerek susturdunuz.
-Baba bu amcanın niye bir kolu yok; diye soran yavrunuza sert bir bakış atıp susturdunuz.
Peki neyimiz eksik sizden…
Yada neyimiz ayıplı…
Doğruyu evlatlarınıza anlatmak çok mu zor?
Bizi böyle yaratan Allah, sizin evlatlarınıza verdiğiniz saçma cevaplardan hoşnut oluyor mu sizce?
Ulan bir kol, bir ayak yada bir göz mü sizi üstün kılan?
Niye bizi dinlemezsiniz? Niye anlamazsınız?
Belki yanınıza yakıştıramıyorsunuz. Amma bizi böyle yaratan yakıştığımızı düşünüp yaratmış.
Bize karşı hoşgörünüz yok, merhametiniz yok bari saygınız olsun diyeceğim o da yok…
Parklarımızı işgal ediyorsunuz, yürüyüş yollarımızın önüne araçlarınızı bırakıyorsunuz.
Zengininiz bile devletin tanıdığı engelli kontenjanımızı mahkumlarla doldurup bizi yok sayıyor.
Sahi ölümü hiç mi düşünmezsiniz?
Hani o bizden fazla olan elleriniz ayaklarınız çürüdüğünde ne üstünlüğünüz kalacak.
Bir kere görün şu kalbimizi.
Nasıl sevgi doluyuz, nasıl duygusalız.
Bir kere arkadaş, bir kere kabullenin ya!
Ne kaybedersiniz…
Bir engelliyi sevmek; şanınızı mı yok eder? Şöhretinizi mi?
Yanınızda bir topalın yada bir çolağın yürümesi çok mu rencide edici?
Çok mu çirkiniz?
Çok mu şey istiyoruz?
Başınızı ellerinizin arasına alın bir düşünün hele.
Bu dünyayı yaşanmaz kılan biz engelliler miyiz? Yoksa siz sağlamlar mı?
Sadece bir düşünün.
Sonra…
Haksızsam bildiğiniz yoldan devam edin.
Eskiden bir reklam vardı “Ölümde var” derdi.
Unutmayın ÖLÜMDE VAR…
Sağ kalın merhametli kalın