nurankaplan922 @ gmail.com

Yenilendi modern zamanların ilkel işkenceleri, tarihin tekerrürüne ayıp olmasın diye yineledim geceyi. Gecenin var benim yok oldugum vakitleri, sabahın güneşten borçlu saatleri. Saatlerin Mısır' ın güneşine ihaneti karıştı içime, içerde duvarlar dışarda 4 milyar yıldır idam sırasında ay. Asılmış da ölememiş gibi, asılmış da gömmeyi unutmuşlar gibi. Kefeni bir Orta Doğu hikayesi ki, zulüm dediğini bir bütün halinde izlemekmiş kaderi.

 

     Dışarda kıtalarca ölüm,  içerde ihanetime şahit yazıcılar. Dışım baharın müjdecisi sevdalar, içimde berbat bir intihar senaristi. Zamanından önce bitti inancı , sivil bir mücadele bu en rütbeli hali ziyan yanları. Kanıttır kıyamet ziyanı bedenim. Urgan diye elime verdiği rengarenk iplerdir kanıtı.

 

     Koridorlar kangren, bir kısmı mecburi vazgeçmiş gibi bir parçasından. Bir baştan diğerine 137 adım. Bir baştan diğerine penceresiz. Her an depreme yenik düşecekmis gibi, her an kuşları sürgüne yollayıp adına göç diyecekler gibi. Tüm kuşlar gitti madem yok artık göğün de bir önemi.

 

     Başa sardı gün, akşam oldu eskidi güzellikler, yeni günahlara yer açtılar cehennemde, tüm suçu yıkıp ilk karşı gelene, yükte ağır pahada hafif fikirler altında, altından tahtında şükür istediler yokluk içinde olandan.  Sonra  devam ettiler, cezaevi yapmaya, her katta uyumalık morglar her katta kemik toplayıcıları.. Senden sonra da öldü insanlar, öncelik yine  namusu teri olanların.

 

    Gecenin zor nefesli saatleri, zannımca astılar Ay' ın yanına yine birini. Toplayıp şehrin tüm kalemlerini, göğe merdiven yapacağım şimdi. Varırsam yanına sözümdür; vaktini tahminlere sardığım o bitişi dayayıp menzilin ucuna, ilk emri kalem edene kelam ile iman edeceğim.