Yazımı günlük konuşma diliyle yazıyorum bugün çünkü hiçbir makale hiçbir bilimsel veri insan cahiliyetinin ve vurdumduymazlığının önüne geçemiyor artık. Sözde ülkemiz aylardır küresel bir pandemiyle baş etmeye çalışıyor. Bu kadar uğraşıyoruz madem, neden virüsün yayılımını durduramıyoruz? Ülkemizde ilk vaka saptanalı altı ay olmak üzere. Değil durdurmak verileri düşüremiyoruz bile, neden?
Özellikle son birkaç aydır virüsün yayılımında ciddi bir artış var. Ülke genelinde büyük bir ciddiyetsizlik söz konusu. Sokak araları oyun oynayan maskesiz çocuklarla dolu, semt pazarlarında satıcılar maskesiz ve eldivensizler, AVM' ler tıklım tıklım ve tüm bunların üzerine virüslü olduğunu bile bile dışarda gezen insanlar var. Cahiliyetin ve bilinçsizliğin bunlar gibi daha milyon örneği var. Virüse yakalanmayan kimse virüsü ciddiye almıyor. Bizim problemimiz ne, evde çocuklar okula gitmeyi beklerken plajlarda güle oynaya tatil yapan insanların gerçekten gönlü rahat mı?
Bir üniversite öğrencisi olarak aldığım uzaktan eğitimin hiçbir faydasını görmediğimi gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. İnsanlar çok bilinçliymiş, virüs yayılımı sadece eğitim sürecinde patlak veriyormuş gibi aylardır okullardan, üniversitelerden uzak tutuluyoruz. Ve pandemik süreci atlatabilmek için alınan en ciddi karar neredeyse bununla sınırlı. Gerçekten herkes yapması gerekeni yapıyor mu? Eğitim öğretim kimsenin umrunda değil insanların umrunda olan yıllık turizm getirilerinin ülke ekonomisine yansıma şekli. İktisadi çıkarcılık hırsı göz bürümüş durumda.
Öyle bir zamandayız ki insana en büyük zararı yine insan veriyor. Canımızı ucuzlaştıran ve sonra bundan yakınan yine bizleriz. Başımıza gelsin ya da gelmesin bir başkasının hayatını umursamıyoruz. Belki aylarca bu ağır süreç devam edecek ve virüs kol gezmeyi sürdürecek. Önceki sıradan hayatımızı unutacağız belki ama o maskeleri yine de takmayacağız. Artık canınızın kıymetini bilin ve lütfen maske takın. Bizler değerliyiz.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle, EVDE KALIN.