Vatan, Millet, Sakarya, Hendek

CHP Genel Sekreteri Recep Peker'in CHP ile ilgili bir vesikayı imzalatmaya getirdiğinde Atatürk vesika üzerine:

“Partim..”

 Sözünü yazınca rahmetli Recep Peker:

“Paşam niçin Cumhuriyet Halk Partisi olarak yazmıyorsunuz?” Diye sormuştu.

Atatürk:

“Ne bileyim Cumhuriyet Halk Partisi'nin sonuna kadar benim partim olarak kalacağını?” (Fatih Rıfkı Atay-Babamız Atatürk s.57)

 

Ne kadar ileri görüşlü büyük bir devlet adamı olduğunu bildiğimiz Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın yukarıda dikkat çekmiş olduğu noktaya maalesef geçtiğimiz günlerde şahitlik ettik.

 

Ömrünü Türk milletini ortadan kaldırmak isteyen dahili ve harici düşmanlarla mücadeleyle geçiren ve Gazi unvanını öyle bir cepheden değil, Trablus’ta İtalya’na karşı savaşarak, Kafkasya cephesinde Muş ve Bitlisi Ruslardan geri alarak, Çanakkale cephesinde Conkbayırı'nda düşmana duvar olarak, Suriye Filistin cephesinde ise ilerleyen İngilizleri Halep’te durdurarak, milli mücadele sonrasında yapılan kurtuluş savaşında Sakarya'dan İzmir’e Yunan ordularına yurttan atarak almış olan Mustafa Kemal Paşa kendi elleriyle kurduğu partinin bir gün Türk milletine tuzak kuranlara sahip çıkmaya çalıştığını görse acaba ne derdi?

 

Onun devrinde de güzel ülkemizin doğusunda yine benzer oyunlar oynandığını ve milli mücadele sonrası Türk kelimesi altında tahtid edilen kardeşliğimize karşı girişilen bölücü hareketlere karşı nasıl tepki verdiğini hepimiz biliyoruz.

 

Hem din istismarı hem de ırkçılık yaparak Kürt vatandaşlarımızı devlete karşı gelmeye yönelten İngiliz kumandalı Şeyh Said’e karşı verilen net mücadele, aslında bugünde ülkemizin başında olan sorunlara karşı devleti yönetenlerin nasıl dikkatli olması konusunda çok iyi bir örnekti. Bunun yanında bu suçlara yeltenenleri erkenden tespit edip çözümü bulması yönünde uyarıcı niteliğindeydi ancak, anlayana..

 

Bugün ise bu bölücülerin modern kesimli Amerikan ve Avrupai versiyonları aynı hesaplar için sahnede yerlerini almış bir vaziyette kendilerine biçilen rolleri yerine getirmeye çalışıyorlar.

 

Amerikan versiyonlarına tüm uyarılara rağmen gerekli müdahaleyi yapmakta geciken iktidar sahipleri, 15 Temmuz sonrası ciddi bir mücadele başlattılar. Biz bu mücadelenin siyasi ayağının başlamasını dört gözle beklerken hatta verilecek mi diye şüphe ettiğimiz günlerde, bölücülerin Avrupa menşeli olanlarının siyasi temsilcileri tutuklandı.

Bu gelişme makûs talihini tarih boyu defalarca yenmiş olan aziz Türk milletinin üzerine güneş gibi doğdu.

Fakat burada çok üzücü bir tarihi gelişme yaşandı.

Atamızın kurduğu parti bu duruma itiraz ediyordu.

Yaşananların ayrıntısına girmeyeceğim hepimiz takip ediyoruz ancak, şunu söylemek isterim ki; CHP keşke HDP’li teröristlere değil de otuz yılı aşkın bir süredir terör mağduru olan bölge halkına sahip çıksaydı ve deseydi ki “Artık ülke ile bütünleşmeniz için biz elimizden geleni yapacağız. Terör sorununu hep birlikte tarihin sayfalarına gömeceğiz”.

 

Bizim böyle bir tavır beklediğimiz CHP, maalesef bizleri hayal kırıklığına uğratmış Atamızın kurduğu ve partim diyerek dile getirdiği o dönemin Cumhuriyet Halk Partisi’nden çok farklı bir çizgiye gelmiştir.

 

Bir sonraki yazıda bu konuyu başka bir örnekle tekrar altını çizeceğim.

 

Ölüm yıldönümünde ömrünü Türk Milletinin kurtuluşuna ve yükselmesine adamış “Bir gün Türk devletleri ile Çin seddinde buluşacağız” diyerek bizim Turan sevdamızı yüreğinde taşıdığını açık şekilde belirtmiş olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 78. Yılında saygıyla anıyorum.

Yüce Allah o’na rahmetiyle muamele eylesin hatalarını, eksiklerini ve günahlarını affeylesin.

 

Kalın sağlıcakla.