61reis54 @ gmail.com

“Bu dava tertemiz bu dava tektir,

Bu davada leke, benek olmak yok.

Ülkücü dediğin çelik demektir,

Uzamak, kısalmak sünek olmak yok.

        ***

Neşemiz, tasamız kederimiz bir,

Biz Nesl-i Asım'ız kaderimiz bir,

Teşkilat, doktrin liderimiz bir,

Kıvırmak, yamulmak, dönek olmak yok.”

Diyor sevgili ozan arif...

Yani ülkücülük bir duruşun adıdır, diyor. Dik duruşun adı..

Cennet mekan Başbuğ Alparslan Türkeş'te: “ülküceler dik başlı değil, başı dik olan topluluktur”demiştir. Yani hem ülkücü olup hemde menfaatler peşinde sürüklenmek mümkün değildir....

“Konulduğu kaptan sızanlar gibi,

Yaptığını yıkıp bozanlar gibi,

Kucaktan kucağa gezenler gibi,

Herkesin öptüğü yanak olmak yok...”

Yani...

Bende eski ülkücüyüm diye başlayan hiç bir söz, hiç bir eylem ülkücülüğe yakışmadığı gibi adamlığa da yakışmamaktadır. Bir kere ülkücü; vatanının, milletinin, dininin ve devletinin varlığından sorumludur. Yani hiç bir ülkücü kendi menfaatlerini ön planda tutamaz; tutarsa da ülkücü olamaz. Her ülkücü bu idealler etrafında mensubu olduğu teşkilatlarına sım-sıkı sarılmak zorundadır. Teşkilatlarında yapılması gereken her göreve talip olmalıdır ve verilen görevi eksiksiz yerine getirmelidir. Ülkücü her şeyin en iyisine layık olduğu gibi layık olduğu her şeyi en mükemmel şekilde yapmalıdır. Teşkilat içerisine nifak sokulması karşısında dik duruşu ile bir kale olmalı ve ülkücü fikriyata siper olmalıdır. Her ülkücü bilmelidir ki bu Allah davasının başarısı mazlum milletlerin beklentisidir. Bu uğurda gerek soydaşlarını, gerekse dindaşlarını hayal kırıklığına uğratmaya hakkı yoktur. Kendi teşkilatına, kendi partisine zarar veren hiç bir kimse ülkücü olamaz; olsa olsa kurt postuna bürünmüş çakal olur. Bu yüzden etrafımızda bende eski ülkücüyüm diye söze başlayan hiç kimseye itibar edilmemeli, nefsimizi okşayan sahte sözlerine değer verilmemelidir. Hatta bulunduğumuz ortamdan uzaklaştırılmalı ve değersiz muamelesi yapılmalıdır...

Ülkücüler gene cennet mekan Başbuğ'larının şu sözünü kendilerine şiar edinmelidir: “Dalından kopan yaprağın akibetini rüzgar tayın eder.”  İşin özü Ülkücülük MHP'de türkücülük her yerde olur.

Çevrenizde ki bu türkücülerin tutum ve davranışlarını dikkatle analiz ederseniz ne kadar riyakar ve ne kadar sahtekar olduklarına tanık olursunuz. Evet ülkücüler de bir gün türkü söyleyecek; Turan'ı kurduklarında Aleme nizam verdiklerinde. Hemde en güzel şekilde söyleyecek. Amma velakin şimdi her ülkücü TÜRK'ü ve İSLAM'ı söylemek, dillendirmek, savunmak zorundadır...

Bilinmesi gereken en önemli husus bu ülkeye huzur ve barış ülkücü kadroların iktidarında milliyetçi Türkiye'de gelecektir. Ve yine bilinmelidir ki dünyanın kapitalizmin sömürüsünden kurtuluşunun reçetesi de: “Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti” ile donanmış ülkücü beyinlerin dünyaya hükmetmesi ile olacaktır...

Her ülküdaşım bunları başaracak gücü ve iradeyi kendinde görmelidir. Davasını iyi öğrenmeli, Türklük davasının,İslam davasının iktidarının kendi ellerinde olduğuna inanmalıdır. Bu doğrultuda kimsenin dolduruşuna gelmemelidir. Ülküdaşını candan bilmeli ve sahiplenmelidir...

Zira ülkücüler gerektiği zaman idealleri uğruna seve seve her türlü fedakarlığı gösterebilecek kahramanlar ordusudur...

ÜLKÜCÜLER: Üniversitelerde ÇAKIROĞLU, Türkmendağı'nda TUĞTEKİN, İlimde SANCAR, Davada TÜRKEŞ(tabi ki Alparslan), Çanakkale'de ATATÜRK, İstanbul'da FATİH, Malazgirt'te ALPARSLAN, Allah yolunda EMRE, Ötüken'de KÜR'ŞAD dırlar.

Bu ruhla, bu sevdayla ve bu bilinçle yeni dünya düzenini inşa edecek olan ülkücü kadrolardır.

Milliyetçi TÜRKİYE'den TURAN'a giden yolda 350 milyon TÜRK'le tek vucüt olma dileği ile...

kalın sağlıcakla...