Türk Milliyetçileri son zamanlarda özellikle de seçimlerden sonra hareketlenmeye başladı. Seçim sonuçlarının ortaya çıkmasıyla, hareketin yönetim kademesi ve yaşanan birçok aksaklıklar sorgulanmaya başlandı.

Neden böyle bir sonuç alındı? Bunun sebebi ne? Müsebbipleri kimler diye…

Tabi her zamanki gibi fatura genel başkana kesildi? Burada bir anormallik yok.

Ama benim garibime giden birçok il ve ilçe başkanlarının delegeleri toplayıp, genel merkeze ve genel başkana bağlılık yeminleri etmeye başlamaları.

Kardeşim eğer ortada bir başarı olsa idi yani hükümet kurabilseydiniz bunun gururu da getirisi de size ait olmayacak mıydı? Ama başarısızlıktan söz ediyorsak ki durum ortada, o vakit bunu üstlenecek birilerinin de olması gerekmez mi?

Şimdi siz diyorsunuz ki biz “genel başkanın arkasındayız ona desteğimiz tam”. Tamam, ben de size diyorum ki, o zaman başarısız olan veya sorgulanması gereken sizlersiniz. 7 Haziran seçimlerine göre ilinde, ilçesinde oy kaybeden tüm teşkilatlar görevinden ayrılmalı ve onurluca istifa etmeleri gerekir.

Eğer böyle yaparlarsa, genel başkanı belki bu işin dışında tutmayı başarabilirler. Yok, eğer istifa etmeyip bu sonuçtan kendinizi sorumlu tutmuyorsanız neden çıkıp da kimsenin inanmadığı, desteklemediği sadece tiyatro gösterisinden farkı olmayan sahneler ortaya koyuyorsunuz.

Gelelim hareketin yönetimine.

Bu güne kadar Türkiye de ki tüm ilçe ve il teşkilatlarını siz belirlediniz. Belediye başkanlarını, milletvekillerini siz seçtiniz. Genel merkez yöneticilerinin kim olacağına siz karar verdiniz. Size karşı çıkanları görevden aldınız. Genel başkanlığa aday olanlara demediğinizi bırakmadınız.

Biz ülkücüler de tüm bunlara razı göstererek her zaman sizleri destekledik. Seçim sonuçlarının bilinmesi rağmen, her seferinde televizyonun başına geçip ülkücülerin iktidara geleceğini zannettik.2002 yılından beri girilen her seçimde sizin ve seçtiğiniz her adayın arkasında durduk. Her politikanıza destek olduk. Gidişatın iyi olmadığını söyleyen, gerçekten ülkücülüğünden zerre kadar şüphe edemeyeceğimiz kişilere bile kulak tıkadık.

Sizler ise her kan kaybına bir bahane buldunuz. Kimini hain,kimini fesat çıkartan, kimini menfaatçi, kimini de harekete ihanetle suçladınız.

Ama bu seçimlerde iktidarın yaptığı birçok hataya ve izlediği yanlış politikalara ve Türk Milliyetçisiyim diyen ve sizin yanınızda duranlara zulme varacak boyutta dışlamasına rağmen, sizin süreci iyi yönetememeniz nedeniyle maalesef Ülkücüleri iktidar yapamadınız.7 Haziran’da kazanılan seçimleri 1 Kasım da kaybettirdiniz.

Şimdi bunları söyleyen başta şahsım olmak üzere herkesi hain ilan edecekseniz buyurun edin.

Size karşı aday olacakların, Ülkücülüğünü sorgulayıp çamur atacaksanız buyurun atın.

Nasıl olsa delegeyi ben yazdım, az olur ama benim olur anlayışındaysanız alın sizin olsun.

Ama tüm bunları nasıl olsa Ülkücülerin duygularını sömürür bir daha yuttururuz diyorsanız, hiç kusura bakmayın.

Bizler bu güne kadar size tahammül ettiysek bu saflığımızdan ya da tüm bu olup bitenleri göremediğimizden değil.

Ülkücü harekete zeval gelmesin, teşkilatlar zarar görmesin, nasılsa içimizden “gök renkli kurt başlı bir Bilge Kaan” çıkar, bu gidişe dur der diye bekledik.

Başbuğun dediği gibi “ülkücü ülkücünün öz kardeşidir” düsturundan hareketle, kavga olmasın kardeşliğimize zarar gelmesin diye sustuk.

Ama sizler Ülkücü hukukunu bozdunuz. KENDİ MENFAAT VE KİŞİSEL HIRSLARINIZI DEVAM ETTİREBİLMEK İÇİN, hala birilerini hain, menfaatçi ya da “o zaten ülkücü değildi” gibi suçlamalarla karalamaya devam ediyorsunuz.

Ama biliniz ki böyle devam ederseniz, Ülkücülerin gözünde üç kuruşluk haysiyetiniz bile kalmayacaktır. Kendinize gelin, Ülkücüleri birbirine düşürmeyin ve aralarındaki samimi duyguları zedeletmeyin. 

Son olarak da Ülkücü Türk Milliyetçilerine başbuğumuzun  şu sözleriyle seslenmek istiyorum.

“Kendinizi küçük görmeyiniz. Sizler büyük kuvvetsiniz. Vazifenizi hiçbir zaman unutmayınız. Kuvvet birliktir. Dâvamızın geleceği birliktedir. Birlik, beraberlik içinde olmaktır.Unutmayınız ki, Ülkücü Ülkücünün öz kardeşidir".

Allah birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi kimseye bozdurtmasın.