Bilgi olmadan fikir sahibi olmak çok tehlikelidir. Günümüz  toplumu özellikle sosyal medya vasıtası ile bilgilenmekte ve bu bilginin kaynağı tamamen enformasyona dayalı kirli ve çöp bilgiden oluşmaktadır.

Bizler ülkemizi sevmek ülkemizin çıkar menfaatleri için her türlü mücadeleyi yapmak zorundayız.

Bu çerçeveden hareket ederek Suriye , Rusya krizine başka bir boyuttan ve objektif bakmak zorundayız.

Suriye’de  halkına zulmeden Esat rejimi karşısında bu zulme karşı dış politikamızı belirlemek ve stratejik  yaklaşmak durumundaydık.

Esat rejiminin devrilmesi insani ve İslami bir tercihtir.

Ancak yerine ne koyacaksınız?

Sorun burada başladı. ABD İsrail her türlü kaos ve çatışmadan beslenip bu bölgenin uzun vadede İsrail’in kontrolüne girmesinden yanadır. Bunun ilk adımı bu bölgede bir kürt kantonları oluşturup Kürtlerin yönetimi ele alması ve petrol ticaretini yönetmesi temel amaçtır.

Rusya İsrail ve ABD bu hamlesine karşı İran ile Esadı destekleyip fiili olarak Suriye’yi işgal edip sıcak denizlere ve enerjiye hakim olmak istemektedir. Putin büyük çarlık hayali peşinde mücadelesini yürütmektedir.

Türkiye ise sürekli politika değiştirerek bölgede zayıf duruma düşmüştür.

Önce bölgede ana aktör olup Esat rejimine karşı olan gruplar desteklenmiş fakat bu grupların  kontrol dışına çıkması ile politika değiştirilip ABD ile beraber özgür Suriye ve pyd desteklenmiştir. Pyd pkk işbirliği ve kantonların oluşumu Türkiye’nin yeniden politika değiştirip bölgeye yeniden hakim olma düşüncesi ile gerçek durum karşısında sıkışıp politika üretilemez hale dönüşmüştür.

Ne ısıd ne pyd geriye Türkmen seçeneği kaldı. Türkmenler ise bölgeyi kontrol edecek güçte değil.

Rusya’nın aymazca sınır işgalleri sonucu uçağı düşürülmüş. Bu kesinlikle doğru bir karardır.

Ancak yine bir stratejimiz yoktur. Sadece bölgede varız duygusu ve iç politikada halkın desteği için yapılmış bir hamle olarak görülmektedir.

Rusya bir anda ekonomik yaptırımlara başvurmuştur.

Dış ticarete gelince

Rüyaya ihracatımız 5, 9 milyar dolar  ithalatımız   ise 25 ,2 milyar dolardır. Tam anlamıyla enerji konusunda bağımlıyız. İki ülkeden bir birinden vaz geçemez. Ancak enerjiyi kısa vadede başka ülkeden alma şansımız yok.

  • Türkiye’den Rusya’ya yapılan ihracat: 5,946 milyar dolar (2014)
  • Türkiye’nin Rusya’ya ihraç ettiği başlıca kalemler: Turunçgiller, binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar, domates, karayolu taşıtları için aksam, parça ve aksesuarlar, sentetik filament ipliklerinden dokunmuş mensucat
  • Türkiye’nin Rusya’dan yaptığı ithalat: 25,293 milyar dolar (2014)
  • Türkiye’nin Rusya’dan ithal ettiği başlıca kalemler: Petrol gazları ve diğer gazlı hidrokarbonlar, petrol yağları ve bitüm enli minerallerden elde edilen yağlar, buğday ve mahlut, işlenmemiş alüminyum, dökme demirin, demirin veya çeliğin döküntü ve hurdalarıdır.
  • Şimdi kısa vade de Ruslar bizden aldığı ürünleri tüm dünyadan temin edebilir elbette daha yüksek maliyeti olur.
  • Biz ise enerjiyi hemen tedarik imkanına sahip değiliz.

Biz yıllarca Türk birliği kurulsun derken Azerbaycan Türkmenistan doğalgazı alınsın derken bizi anlamayanlar şimdi kardeşlikten Türkçülükten bahseder oldular.

Bilgi yoksunu cahiller bir anda Azerbaycan kardeşimiz demeye başladılar. Azerbaycan'ın topraklarının %20'si Ermenistan'ın işgali altındadır.

Kardeş Azerbaycan’ın Rus ordusu desteği ile Ermenilerce işgal altında olduğundan haberi bile yok.

Mutlaka Türk birliği kurulmalıdır ve Türk milleti bölgenin hakimi olmalıdır.

Vatan ne Türki’yedir Türklere, ne Türkistan
Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan

Selam saygı dua ile