Türkiye'de sinemanın önemi; toplumun ilgisi ve fikirsel yönelimi bakımından, birçok eleştirmen ve yine toplum tarafından sürekli değerlendirilmektedir. Gösterime çıkan filmler ve izlenme oranları, senelere göre sayısal verilere aktarılarak -eleştiriye açık şekilde- topluma sunuluyor.

Sinema ve Halkla İlişkiler Uzmanı Nizam EREN, “25 Yıllık Türk Sinema Seyirci Profili" isimli çalışmasında; kesilen bilet sayısının yarısının kadın yarısının erkek ve %52 sinin 15-29 yaş arası insanları kapsadığını söylüyor. Ayrıca 400’ün üzerinde filmin gösterime girdiğini, 60 milyon bilet kesildiğini ve Türkiye'de 6 milyon insanın film izlediğini bilimsel verilere dayandırıyor. Peki 6 milyon insan hangi tarz filmleri daha sık izliyor?

2019’da bilet satış verilerindeki düşüşte bilet fiyatlarının etkisi olsa da temel sebebin "insanların sıkıldıkları” olduğu düşünülüyor. Acaba insanların sıkılma sebebi filmlerin konusu mu, türü mü, süresi mi, yoksa kopya senaryolar mı? Biyografik filmlerin eskiye nazaran daha az tercih edilmesi bu soruları destekler nitelikte. Yıl içerisinde şuana kadar yayınlanan filmler arasında en çok izlenen üç film içerisinde ikisinin komedi tarzına ait olması, toplum olarak, filmin sanat kalitesinden ziyade gülmeye ne denli ihtiyaç duyduğumuzun göstergesidir. Bu ihtiyacımızı kalitesiz filmler ile giderdiğimiz ise bir gerçek. Sadece komedi değil bunun yanında birçok tarz filmde belli bir kalitenin altındayız. Bu kaliteyi yakalamak aynı zamanda kaliteli bir toplum anlamına gelmektedir. Bu yüzden film yapım sektöründe çalışan ilgili kişilerin buna dikkat etmelerini ve her şeyi bir kenara bırakıp sanata yönelmelerini tavsiye etmek zorundayız.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere hoşça kalın.