Teşkilat, bir grup insanın belli bir amaç yolunda güç birliği yapıp, bu birliğe gerektiğinde fiziksel araçları katıp, ilişkilerini yine belli bir yönetim temeline dayanarak düzenledikleri toplumsal sisteme verilen isimdir.
Bize göre teşkilat aynı ülküye sahip insanların bir araya gelerek bu amaç doğrultusunda hiyerarşik bir yapı içerisinde faaliyetlerini sistemli ,bilinçli olarak yürüttüğü yapıdır.
Teşkilatlanmanın yapıldığı bu yapının adı Ülkü Ocaklarıdır.
Bizi bir araya getiren ülkü- amaç birliği de milliyetçi Türkiye ,Turan ülküsüdür.
Türk milletinin Orta Asya bozkırlarında binlerce yıl önce Kızıl Elma ülküsü olarak adlandırdığı ülkümüz Cihanı adalet,merhamet ve Türkün töresi ile yön verme yönetme ülküsüdür.
Bu ülkü ile güneşin doğduğu ve battığı,atımızın izinin yettiği her noktaya ulaşma vatan-yurt tutma aşkı ile yollara koyulmuşuz.
İslamlaşma ile beraber bu ülkü;Nizam-ı Alem olarak ad değiştirmiş cihana Türkün sancağını,adaletini taşımak ,Kuran’ın hükümlerini ve Peygamberimizin sünnetini yaymak olarak yeniden yorumlamışız.
Turan ülkümüz bütün Türklerin işte, dilde, fikirde birliği ve bir sancak altında toplanmasıdır.
Kızıl Elma ülkümüzün coğrafi adıdır Turan coğrafyası.
Bir sonraki yazımız nasip olursa Turan üzerine olacaktır.
Ülkü Ocakları bu ülkülere ulaşmak, Türk gençlerine milli manevi değerleri kazandırmak için kurulmuş teşkilattır.
Teşkilatlanmamız Başbuğumuzun bize emaneti Dokuz Işık doktrini çerçevesinde lider, teşkilat ve doktrin anlayışı içerisinde sürmektedir.
Ülkücüler teşkilat disiplini içinde hareket ederler.Olay ve olguları nefsine, kişisel çıkarına göre değerlendirmez. Her olaya ülküsü ve teşkilat yapısı içerisinde bakar. Ben yoktur, biz vardır.
Kişisel ikbal için başı bozuk davranışlar sergilemezler. Bizim organizasyon yapımız teşkilat disiplini içerisinde ortak akıl ve ülkücü duruş ile ortaya çıkar. Lider, teşkilat ve doktrin disiplini içerisinde hareket ederiz.
Bunlar bizim doğrularımızdır. Bizi kurumsal ve güçlü yapan bu ilke anlayışlardır.
Ülkücü olmayanların bu yapıyı anlamasını beklemiyoruz. Hatta garip karşılayabilirler ve de eleştirebilirler.
Fakat kurt postuna bürünmüş çakallar, teşkilatları basamak olarak kullanıp kendi kişisel hedeflerine koşanlar bu camianın içerisinde yer alamayacaklardır.
Meydanı boş bulanlar, kendine rol biçenler,Ülkü Ocakları üzerinde söz söyleme hakkını bulanlar,sizi sadece şimdilik uyarıyoruz.
Ülkücüler, ülkücü geçinenler, ülkücüden geçinenler her zaman olmuştur hala var olmaya devam ediyorlar.
Davası,milleti,milli değerleri,ülküsü ve teşkilatları için canını vermiş bir camiayı kim karşısına almış ise ya da kim kullanacağını düşünüyorsa kim nefsi ve kişisel hedefleri için dolgu malzemesi olarak gördüyse bilsinler ki ülkücüler ve Ülkü Ocakları dimdik ayaktadır ve her şeyin farkındadır.
Ülkücü geçinenler ve ülkücüden geçinenler haberiniz olsun.
Meydan boş değil.
Hendek, Sakarya,Türkiye sahipsiz değil.
Bir gece ansızın sahalara döneriz.
Tanrı Türkü korusun ve yüceltsin!