SAÜ Eğitim Fakültesi
Hendek İnşaat Tadilat

Evin başköşesinde duran, gün boyu açık duran, hangi kanalın, hangi reklamın, hangi dizinin ekranda olduğunu önemsemediğimiz televizyon; çocuk davranışlarını ve psikolojisini büyük oranda etkilemektedir. Kimi zaman çocuğumuz sessizce yemeğini yesin diye televizyonun karşısına oturturuz kimi zaman ev işlerini hallederken onu oyalaması için televizyonu araç olarak kullanırız. Peki bu durumun sonuçları neler? Çocuklar izledikleri şeylerden ne algılıyor, bunları çevreye nasıl aktarıyor? Bunlara hep birlikte bakalım.

 

  • Alışkanlık gelişiyor

Sürekli televizyona maruz kalan çocukların televizyon izleme alışkanlıkları oluşmaktadır.

Özellikle de ebeveynler çocuklarına rahatça yemek yedirmek, çocuğun uslu durmasını sağlamak amacıyla televizyon seyretmeye teşvik etmektedir. Bu durum çocuğun ilerleyen sürçte ve yetişkinlikte de bu alışkanlığı sürdürmesine neden olmaktadır.

Anne-babası çok televizyon izleyen çocukların da, model alma yoluyla, zaman geçirme ve eğlenme aracı olarak televizyonu tercih etmeleri söz konusudur.

Öğrenmenin en yoğun olduğu çocukluk döneminde tek yönlü bir etkinlik olan televizyon ile doldurmamak gerekmektedir. Sürekli televizyon izleyen çocuklar bunu alışkanlığa dönüştürmekte ve birçok gelişim alanında yetersiz uyaranlar nedeniyle geri kalabilmektedirler.

 

Özellikle çocuk okul çağına geldiğinde televizyon alışkanlığı nedeniyle okul ve derse uyum ve uygun çalışma alışkanlıkları geliştirme konusunda ciddi sorunlar yaşamaktadır.

 

 

  • Dil ve iletişim becerilerini etkiliyor

Çocuklar konuşmayı her şeyden önce etrafta duydukları sesler taklit ederek öğrenmektedirler. Bu açıdan televizyon en etkin iletişim araçlarından biridir. Çocuklar için yapılmış kanallardaki eğitici programlar çocuğun dil gelişimine ve çevreyle iletişimine katkıda bulunmaktadır.  Ancak televizyonun dil gelişimine olumsuz etkileri de olmuyor değil. Bebeklikten itibaren izlenen müzik, dizi ya da haber yetişkin kanallarının çocukların dil ve iletişim becerileri üzerinde olumsuz etkileri olduğu da bilinmektedir. Uygunsuz görüntüler ve söylemler çocuğun hem psikolojisine hem de gelişim dönemine zarar vermektedir.

Özellikle dil gelişiminin ve sosyal gelişimin temellerinin atıldığı en önemli dönem olan ilk üç yılda televizyon karşısında fazla vakit geçiren çocukların geç konuşmaya başlama olasılığı artmakta ve çocuklar dış dünya ile iletişimde sorunlar yaşayabilmektedir.

 

  • Dil gelişiminin ve sosyal gelişimin temelinin oluştuğu ilk üç yılda televizyona gereğinden fazla maruz kalmanın bir diğer sonucu ise geç konuşmaya başlamak ve dış dünya ile bağlantı kurmakta güçlük çekmektir.

 

  • Okul çağındaki çocuklarda ise televizyona fazla vakit ayırmak yeterli ve uygun çalışma alışkanlığının gelişmesine engel olmakta ve aktif öğrenme yerine kalıp öğrenmeye eğilim, düşünce esnekliğinin azalması, yaratıcı düşünememe, sorumlulukları yerine getirememe gibi bazı olumsuz etkilerden söz edilmektedir.

 

  • Renk, ses, ritm ve hareketin bir arada sunulduğu reklam ve müzik klibi gibi programlar çocukların çok ilgisini çekebilmektedir. Reklamlarda kullanılan bazı bilinçaltı uyaranların çocukların tutum ve tavırlarını etkilediği bilinmektedir. Televizyonda yayınlanan reklam, klip, dizi ve filmler her türlü mesajı içermektedir. Çocuklar verilen her tür mesajı kalıcı olarak alabilir; korku, kaygı, öfke gibi duyguları yoğun yaşayabilir ya da şahit olduğu görüntüler sonucu şiddet içeren davranışlarda bulunabilirler.

 

Sonuç olarak çocuklarımızın daha iyi bir gelişim göstermeleri adına televizyonla fazla vakit geçirmesine engel olmalı, yaş ve gelişim dönemine uygun içerikler barındıran programlar izlemesine izin vermeli, eğitici programları tercih etmeliyiz.