Bu Yazımızda Zamanda Yolculuk Ederek Sizleri Biraz Geçmişinize Götürmeyi Düşündüm
Düşündürerek Ve Düşünerek Yarumlamanız Dileğimle

Yaş Kemale Erdikten Sonra..
Hata yapamayacağın kadar geç,
Dünyayı baştan yaratacak kadar güçlü,
Boyun eğmeyecek kadar sağlam,
Ama bir kez daha kırılmayacak kadar yorgun oluyorsun.
Yeniden başlamak için, hata yapmak için geçtir Artık...

Ama her şey içinde aslında, yeni bir başlangıç,
yorulmuş bir yüreğin, iyileşme zamanıdır aslında.

Atacağı her adımı doğru atmak için uğraşır, bu yaşlardaki bir insan, hata yapmak istemez artık.
Artık gidilen yol çok , varılacak yer az kalmıştır. Büsbütün, şekil değiştirdiğin bir noktadır aslında...
Karar verme zamanıdır.

Başkaları için değil, kendin için yaşama zamanıdır.
Başkalarının, seni düşünme zamanıdır.
Tek atımlık kurşunun vardır artık...

Zor zamandır, çok zor, bir insan için, en önemli dönemeçlerden biri.
Artık, kendinizi gencim diye kandıramadığınız, ama olgunlaşmaktan haz ettiğiniz, azıcık da olsa, duyguya mantık kattığınız bir dönem.

Birileri sizi çok genç görse de, fiziksel olarak yaşınızın çok gerisinde olsanız da, fark etmiyor.
Yeterince duygularımla yaşadım, artık mantık lazım dönemi...
Hiç bir kafese sığılamayacak bir dönem...
Elden ayaktan düşmeden, tüm dünyayı gezecek dönem...
Akıl ile akil arasındaki farkı algılayacak dönem...
Başkalarını merkeze koymaktan kurtulup, kendine kıymet verilecek dönem...

Onun için ne yapabilirim yerine, ne istiyorum denilecek dönem..
Seyahat etmek, istediğin yerde yemek,
istediğin zaman uyumak, uyanmak, çalışmak ve aynı zamanda gönlünden geldiği gibi,
ket vurulmadan yaşamak için karar mercinin sadece kendin olması gereken, kimseye uymayan, size has,
bir dönem...
Hayatındaki herkese, "hey ben de varım" dediğin bir dönem...
Kırmak istemediğinden çok, kırılmak istemediğin bir dönem...
Çağlayan'ın tam tepesi.
Oraya kadar gelebilenlerin, o andan sonra seninle aşağı atlayıp, atlayamayacağına karar vermesi gereken dönem...
Sonbahar gelmeden, şortunla bahçede oturabileceğin son dönem...

Ya adam gibi, gönlünce , keyifle yaşarsın.
Ya, kış gelir, o baharı yana, yana ararsın...

İnsanın Olgun Yaşlarda Yaptığı Davanışları Çocukluk Ve Gençlik. Dönemlerinin
Olumlu Yada Olumsuz Etkileri ile Oluşuyor.

Etkileri Çocukluğumuzdan Olan Davranışlarımız Mutlaka Vardır..

Bende Edebiyat Dünyamızın Unutulmaz isimlerinden bir kaç örnekle yazımı pekiştirmek istedim.

CAHİT SITKI
Küçükken yaramazlık yaptığı için babası tarafından pencereden aşağı sarkıtılmıştır. O günden sonra ölümden korkmuş ve eserlerinde hep “ölüm” temasını işlemiştir.

NAZIM HİKMET
Nazım Hikmet’in en değişik özelliği devamlı beyaz pantolon giymesiydi. İlham geldiğinde aklındaki sözleri hemen beyaz pantolonuna not alıyormuş. Tüm dünyanın tanıdığı bir şair olmak, böyle değişik özelliklere sahip olmaya bağlıdır belki de.
Bursa cezaevinde ıslak ıslak çok dayak yediği için onun en büyük korkusu su olmuştur.

ÖZDEMİR ASAF
"R" leri söyleyemeyen şair...
Bir gün matbaadan çıkıp Karaköy’e gitmek için bindiği taksinin şoförü sorar:
“Neğeye biğadeğ?” Utancından “Kağaköy” diyemez, “Eminönü” der. İner. Oradan Karaköy’e kadar yürür.

YAHYA KEMAL
Hiç evi olmamıştır. Ölene kadar otelde yaşamıştır.

CEMAL SÜREYA
Sevgili Cemal soyismindeki iki y’den birini bir iddia sonucu kaybetmiştir. Evet, soyismi tek “y” ile yazılıyor.

CEMİL MERİÇ
En ünlü sözleri kitap okumak üzerine olan Cemil Meriç gözlerinde oluşan bir rahatsızlık nedeni ile yazıları okumayacak duruma gelmiştir. Gözleri göremez duruma geldiğinde ise yakınlarının yardımı ile yazmaya devam etmiş hatta en verimli eserlerini gözlerinin görmediği dönemlerde kaleme almıştır.

SABAHATTİN ALİ
Sabahattin Ali su gibi Türkçesi ile kitaplarını kaleme almıştır. Kısacık ömründe hayata her daim pozitif düşüncelerle bakan Ali diksiyon takıntısına sahipmiş. Yanlış telaffuz edilen bir söz duyduğunda hemen bunu düzeltme girişiminde bulunurmuş. Hatta bu durumundan eşi Aliye Hanım oldukça rahatsızmış olur bunu da kendisine söylermiş. Sabahattin Ali bu olayı arkadaşlarına “ Aliye hanım bana bu yüzden fena içerliyor. Karı koca ağız tadı ile kavga edemiyoruz. Kavganın ortasında tutup diksiyon yanlışlarını düzeltiyorum” diye anlatırmış.

AHMET ARİF
Türkçeyi en iyi kullanan şairlerimizden Ahmed Arif aynı zamanda Zazaca, Arapça ve Kürtçe dillerini de biliyordu. Ata binmeyi daha küçük yaşlarda öğrenen Arif şahlanmayan ata binmezdi. Yaşamının büyük bir bölümünde günde 4 paket sigara içen Ahmed Arif tam bir sigara tiryakisiydi.

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR
Kulağa sevimli gelen bir alışkanlık! Unutulmaz filmlerden olan Gulyabani filminin esinlenildiği aynı ismi taşıyan kitabın yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar temizlik hastasıymış. Öyle ki, bu özelliğinden dolayı hiç evlenmemiş ve devamlı eldivenleri ile gezmiş. Kendini sosyal ortamlardan soyutlayan büyük yazar evde örgü örmekten çok hoşlanır. Yurtdışından yeni örgü modelleri getirtirmiş. Aynı zamanda örmediği ve yazmadığı zamanlarda mutfağına kapanır ve ev reçelleri yaparmış.

YAŞAR KEMAL
Yaşamı boyunca Türk edebiyatına sayısız eser bırakan usta kalem Yaşar Kemal çocukluğunda pek bir talihsiz olaylar yaşamış. Babası Van’dan göç ettiği sırada yanına aldığı Yusuf isimli bir çocuğu kendi çocukları ile birlikte büyütmüş. Yusuf’un camide namaz kılarken babasını kalbinden bıçaklayarak öldürülmesine tanık olan Büyük yazar 12 yaşına kadar kekeleyerek konuşmuş. Sağ gözündeki durum ise daha küçük yaşlarda eniştesinin kurban kesmesini izlerken bıçağın bir anda fırlayarak Yaşar Kemal’in gözüne gelmesi ile kör olmasına neden olmuş.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
Söylenenler göre Ümit Yaşar yirmi üç kez, kendi sözlerine göre de üç kez intihara kalkışmıştı.
1973 yılında Ümit Yaşar Oğuzcan’ın on yedi yaşındaki oğlu Vedat Oğuzcan, Galata Kulesi’nden aşağı atlayarak intihar eder. Rivayet odur ki, cansız bedeni yerde yatarken avucundaki kağıtta bir not yazılıdır: “Baba intihar öyle edilmez, böyle edilir!”

Yaşam Denen Bu Yolculuğumuza
Bizler Geçmişimizi Unutmadan Atalarımızın Bizlere Bıraktığı Kutsal Değerlerimizi Yitirmeden Yaşam Boyunca En Önemli İki Değerden ( AHLAK VE VİCDAN)dan Asla Uzaklaşmadan Geleceğin Emanetçileri Çocuklarımıza Maneviyatı Yüksek Alışkanlıklar Bırakarak Yolcuğumuza Devam Edelim.....

Saygılarımla....