61reis54 @ gmail.com

Çileli yıllardı...
Kahpeliğin, satılmışlığın ve ihanetin zirve yaptığı yıllardı...
Adeta müslüman mahallesinde salyangoz satmanın sudan ucuz olduğu yıllardı...
Türk milletinin bölünüp parçalanmaya, kimliğinden inancından koparılmaya çalışıldığı yıllardı...
Huzurun sadece adının olduğu karanlık yıllar...
Sonra Türk’ün bu zor anına yetişen büyük bir lider ve onun ülküdaşları bu yıllara baş kaldırdı. Yeni bir kurtuluş savaşı yaşanıyordu. Ama eski ruhla. O ruh ki Çanakkale de Anafartalar da Türk’ün içindeki ruhla aynı ruhtu. Vatanın her köşesinde komonizme, emperyalizme ve kapitalizme karşı top yekün milli mücadeleye girişmişlerdi. Başlarında büyük komutan, kudretli Albay Alparslan Türkeş. Hiç birinin dünyalık bir beklentisi yoktu. Varsa vatan yoksa vatan illede vatan diyerek amansız bir mücadeleye giren ülkü devleri.
Anadan geçenler...
Yârdan geçenler...
Serden geçenler...
70’li yıllar...
Ah o yiğidin harmanla yaşadığı yıllar...
Biz daha çocuktuk, 69 doğumlu biri olarak o yılları abilerimizden teşkilat büyüklerimizden dinlerdik.
Ama ne dinlemeler...
Sabahlara kadar....
Günlerce, haftalarca....
Beş binin üzerinde şehit, binlerce gazi ve milyonlarca ülkü deviyle kurtulan Vatan.
İsimsiz kahramanlar...
Şan istemeyen, şöhret istemeyen güzel insanlar...
Makam istemeyen, mevki istemeyen en yüce mevki neferliktir diyen ulu Çınarlar...
Günümüzün fırıldaklarının anlayamayacağı kahramanlar...
Bu güzel yiğit insanların bir çoğunu yakinen tanıma fırsatı veren yüce Allah’a binlerce şükürler olsun...
Fakat bu günlerde bir bir hakka yürüdüklerini görüyorum...
Sessizce...
Yurdun her köşesinden, kimsesiz garipçe hakka yürüdüklerini görüyorum...
Gün aşırı sosyal medyada görüyorum...
Birgün Nazım Kırdemir abim paylaşıyor...
Diğer gün Zihni Açba vekilim...
Birdiğer gün Celal Bayar başkanım...
Bende en az onlar kadar üzülüyorum. Bende onlar kadar eksiliyorum...
Azalıyorum, azalıyoruz teker teker...
Verilen o kutsal mücadeleyi unutuyoruz. Ona yanıyorum.
Bir para hırsıdır, bir makam hırsıdır velhasıl bir dünya hırsıdır kör etmiş gözümüzü...
Hata arama kusur arama yarışına girmişiz ülküdaşlarımızın....
Teşkilat üstü olmuşuz, dava üstü olmuşuz, velhasıl acayip bişey olmuşuz....
Nihal Atsız hocanın yolların sonu şiiri geliyor aklıma:
Bu gün yollanıyorken bir gurbete yeniden
Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize.
Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden
itler bile gülecek kimsesizliğimize...

Demem o ki; kıymetini bilin ülküdaşlarımızın...
Kıymetini bilin teşkilatlarımızın...
Kıymetini bilin Türk-İslam davasının....
Yeniden bir olalım,iri olalım, diri olalım...
Sağ kalın sağlıcakla kalın