Vatan, Millet, Sakarya, Hendek

Gaziantep’teyiz asker arkadaşımdan gelen notlar;
“Suriyeli geçişi Kilis bölgesinde şu an için yok, durduruldu ancak var iken elit durumdakiler açısından bir sorun yoktu. Suriye den gelen elitler burada elit mahallelere yerleşip bol keseden para harcıyorlar. Bunların vatandaşlık gibi bir kaygısı yok çünkü Suriye de ki ekonomik kısıtlamalardan kurtulmuş ve hemen hemen istedikleri her şeyi elde ediyorlar. Bunlar problemsiz ve sürekli sıcak para girdisi sağlayan gruplar.  Özellikle vatandaşlık verilmesi yönünde olumlu bir algı geliştirmeye çalışanlar bu gruplar üzerinden örnekler veriyor ve çok paraları var yatırım yapsınlar istihdam oluştursunlar vesaire diyorlar.  Bakınca mantıksız da gelmiyor
Ancak gelen nüfusun yüzde 20 si bile değil bu grup. Asıl sakıncalı görülen yüzde 80’lik grup ise hiçbir vasfı olmayan, kendi ülkesinde iken bir örf adet gelenek ve ahlak anlayışı ile yaşarken, burada tüm bu değerlerini yitirmiş, üretmeyen, ele bakan ve standart yaşam seviyesini tutturamamış olanlar.
Öyle ki özel bir beceri gerektirmeyen işlerde bu adamlar 300-400 lira maaşla çalışıyor.  Dolayısıyla bu adamlar bizim vatandaşımız yerine tercih ediliyor.  Sosyal bir çatışma ortamı söz konusu. İstihdam oluşturacakken mevcut istihdamın önüne geçtiler.
Özellikle Kürt nüfusun fazla olduğu illerde 3. bir grup olarak ortaya çıkmaları da gerilimi tırmandıracak. Çünkü ümmet anlayışı güçlü olan Türkler onlara daha ılıman bakarken etnik bağları güçlü olan Kürtler aynı görüşte değil.
Dolayısıyla güç bela ite kaka ayakta tuttuğumuz birlikte yaşama duygusu da zarar görecek.
İnsanlar sürekli kavga çıkaran Suriyelileri gündeme getiriyor, burada her gün herkes kavga ediyor ve burada Suriyeliler çok bariz öne çıkıyor. Mahalle de kavga ettiler diye koskoca bir ülke politika değiştirmez elbette ancak asıl düşünülmesi gereken çok esnek bir şekilde vatandaşlık alacak olanların oluşturacağı sosyal ekonomik kültürel uyumsuzluk olacaktır.”

Bu bilgileri veren arkadaşım sol görüşlü olup, Eğirdir Komando okulunda birlikte eğitim aldığımız sonra Güneydoğu’da kol komutanı olarak görev yapmış değerli bir kardeşimdir.
Görüldüğü gibi Kilis ve Antep’te de durumlar pek iç açıcı değil hepsini alt alta toplayıp baktığımızda vatandaşlık konusunda çok büyük sıkıntılar olacağını ifade ediyor.
Gaziantep bu süreçte Yorgun Antep’e doğru gidiyor gibi gözüküyor.

Kahramanmaraş’tayız;

“Kültür uyumsuzluğu birinci sırada gelmektedir. Köyümüzde kiracı olan Suriyeliler gönderilen yemekleri döküyor, cami giriş çıkışında dahi cemaate selam vermiyorlar. Büyük çoğunluğu bizim insanlarımızla geçinemiyor. Binde bir geçimli olanlar da var. Ama genel olarak çok farklı kültür yapısına sahipler. Ekonomik olarak kiralar en az iki kat arttı. Bir sürü evsiz, zor durumda vatandaşımız varken, Suriyeliler için TOKİ planları falan yapılması başta AKP’li seçmen olmak üzere tüm halkı rahatsız ediyor. Babam her şekilde iktidar partisini desteklemesine rağmen vatandaşlık verilirse asla oy vermem diyor. “

Bu satırlar ise Şırnak’ta birlikte kol komutanı olarak gururla görev yaptığımız devre arkadaşımdan geliyor. Kendisi Kürt’tür, kalabalık bir ailesi vardır. Yaptığı değerlendirmelere göre Maraş’ta da durum pekiyi gözükmüyor, Kahramanmaraş, Karmaşık Maraş’a dönüşmüş gibi duruyor.

 

Son olarak İstanbul’dan Hendekli bir kardeşimin yazdıklarını paylaşacağım ve bugünlük bitireceğim.

“Allah’a şükür abi iyi olmaya çalışıyoruz. Yazdıklarına benzer şeyler buralarda da var. Bağcılar Fatih mahallesinde kadın ticareti yapanlar var. Aynı bölgede uyuşturucu ticareti de dönüyor, esrarlı nargile içilen yerler var. 3 sefer şikâyet ettim polise, geliyorlar fakat pek kısa süre sonra yine aynıya dönüyor. Cadde üzerinde en az 10 iş yerleri vardır, bakkalı, büfesi, lokantası, hepsi yürüyüş yolu üzerinde, geceleri bu yolda yürümek mümkün değil. Her binanın önünde oturmuşlar işportacılık yapıyorlar, kaçak sigara satıyorlar, hatta cinsel gücü kuvvetlendirici ilaç satıyorlar. Değişik bir uyuşturucu tütün satıyorlar, çiğneniyormuş. İşin tuhafı bu caddede zabıta noktası var. Toplu kavgalar buralarda da mevcut. Sonu ölümle bitenler var. Bizim çırak olayların birine karışmış, arkadaşının birisi öldü, diğeri hala hastanede yatıyor. 2 aydır sol tarafı felç kalmış durumda. Sanayide haftalığını geç vermesi yüzünden bir abimizi sırtından bıçaklayarak öldürdüler. Ha birde aklıma geldi, geçen ay buradaki hastaneye gittim hastanenin nöbetçi doktoru Suriyeliydi, adamla anlaşamadık başka hastaneye gitmek zorunda kaldım.”

Çok uzaklara değil bir iki gün Sapanca’ya gittiğinizde güzel ülkemizin nasıl bir dönüşüme uğradığını görürsünüz. Yukarıda yazdığımız birçok şeye gözlerimizle şahitlik edebiliriz.

Bir sonraki yazıda bir sonuca varacağız inşallah.

Kalın sağlıcakla.