Bulunduğumuz teknoloji çağında sosyal medya, bireyin yaşam tarzında önemli farklılıklar yaratmaya başladı. Bilgiye ulaşma yolunda tercih edilen geleneksel okuma yöntemleri dahi, alışkanlıkların değişmesiyle yerini dijital ortamlara bıraktı. Bu sosyal paylaşım kalabalığının medya üzerinden oluşturduğu özellikle görsel çekicilik, gösteriş merakıyla sonsuz bir yarış içerisine giren bireyi adeta hipnotize ediyor. Toplum tarafından kabul görme çabası yüzünden insanlar, farkında olmadan belirli kalıplara sığdırılmaya başlandı ve herkes gibi olmak birey için mutluluk kaynağı oldu. Öznel paylaşımlarda bulunma, merak duygusu, gösteriş bağımlılığı, tanışma ve sosyal çevre edinme, dönemin ikonografik simgelerini yakından takip etme gibi, narsizme ve depresyona sürükleyici faaliyetler bireyin aptallaşmasına yol açmaya başladı. Özellikle toplum olarak gerek küresel pandemi gerekse askeri ve siyasal anlamda uygulanmaya başlanmış önemli kararların psikolojik getirisi bakımından ayakta kalmaya çalıştığımız bir dönemde, örneğin pençe kartal operasonunun sadece birkaç saat sosyal medya gündeminde ilk sırada kalabilmiş olması, bilinçsizlik ve kapılmışlıktan da öte utanç verici bir olay. Sosyal paylaşım açısından içinde bulunduğumuz bu boşlukta sürüklenmeyi andıran durum, bu gidişle de düzelecek gibi değil.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle, esen kalın.