Vatan, Millet, Sakarya, Hendek

Siz hiç, içinde şehit tabutlarının yan yana durduğu bir askeri uçak gördünüz mü?

Peki, şehidimizin biri içeriden alınırken diğerinin üzerindeki bayrağın sanki götürmeyin kardeşimi, badimi, çavuşumu, komutanımı ayırmayın bizi der gibi titrediğini?

Bu yaşananlar rüya olsa gerek diyerek, cenaze yürüyüşü ile omuzlarında abisini taşıyan askerlere, boş gözlerle bakan bir şehit kardeşi gördünüz mü?

Peki ya o askerlerin hepsini kendi evladı sanarak hayal gören annenin işte oğlum yaşıyor demek için, göğsünde bekleyen sessiz çığlığı duydunuz mu?

Dünyaya geldiği gün vatana ve millete hayırlı evlat olsun diyerek dua eden bir babanın, duasının kabulüne gözyaşları içinde şahit olduğuna sizde şahitlik ettiniz mi?

Hiçbir yakınlığı olmadığı halde askeri uçağın kapısı açıldığında nefesleri kesilip, şehitlerimizi gördüğünde ise hüngür hüngür ağlayan dağ gibi adamların hıçkırıklarını duyan oldu mu hiç aranızda?

Ağır ağır gözlerinizin önünde ilerleyen al yıldızlı o yiğide doğru koşup, bunları göreceğime onun yerine ben yatmalıyım diye geçirdiğiniz oldu mu hiç içinizden?

Yıllardır yokken bir gecede örtünüveren çatısı, rüzgâr estikçe gururla dalgalanan bir ev gördünüz mü hiç?

Görmediyseniz Allah gecinden versin yakında bir şehit cenazesi olduğunu duyarsanız gidin görün.
Sonra normal yaşantınıza dönebiliyorsanız dönün.

Sakarya Kaynarca ilçemize nur katan şehitlerimize gelsin,


Cenk meydanında nice koç yiğit,
Din ve yurt için oldular şehit,
Ocağı tütsün, sönmesin ümit,
Şehidi mahzun etme Yarabbi!
Soyunu zebun etme Yarabbi!
                     Ziya Gökalp