Vatan, Millet, Sakarya, Hendek

1932 yılında Ağrı Doğubayazıt doğumlu,

Ailesi Van Bahçesaraylı,

Arvasi ismi ailesi Peygamber efendimizin soyundan gelen bir koldur.

Osmanlının çöküş yıllarında Arabistan’a giden ve Arap yetkililerin “Osmanlı öldü, Türk diye bir şey kalmamıştır” demesi üzerine “Dünyada iki Türk kalsa biri benim” cevabı verip Türklüğe sahip çıkan Abdülhakim Arvasi  (rahmetullahi aleyh)’in torunudur.

Van Muradiye Alparslan Öğretmen Okulu mezunu bir öğretmendir.

1979 Yılında MHP genel kongresinde genel idare kurulu üyesi sıfatıyla aktif siyasete katılmıştır.

Türk İslam Ülküsü isimli köşesinde yazdığı makaleler ile ülkücülerin manevi ruhuna ruh katmıştır.

 

Şimdi söz onda;

Biz iddia ediyoruz ki, "Emperyalizm", Türk ve İslam dünyasını yutmak için en az iki asırdan beri korkunç bir tertibin içindedir. Bir taraftan kültür emperyalizmi ile "vatan çocuklarını" din ve milliyetine yabancılaştırarak kendi emellerine hizmet edecek kadrolar hazırlamakta, diğer taraftan din ve milliyet duygularını, her şeye rağmen terk etmeyen çocuklarımızı da birbirine düşürmeyi planlamaktadır. ..“  “Bunun için, Türk-İslam ülküsüne bağlı, Türklük şuur ve vakarına, İslam iman, aşk, ahlak ve aksiyonuna sahip. Türklüğü bedeni, İslamiyet’i ruhu bilen, milletini teknolojik hamlelerle dünyanın bir numaralı devleti yapmak özlemi ile çırpınan, Dünya Türklüğünün, İslam dünyasının ve bütün mazlum milletlerin ümidi olmaya namzet bir gençlik yetiştirmekten başka çaremiz yoktur. Din ve milliyet, zıt değerler değildir. Bu sebepten, "sentez”, tez ile anti-tez arasında söz konusu olacağına göre, yıllardan beri kullandığımız "Türk-İslam sentezi" yerine, "Türk-İslam Ülküsü" sözü daha uygun olur düşüncesi ile kitabımızın adını "TÜRK-İSLAM ÜLKÜSÜ" olarak seçtik. Bunu ısrarla kullanacağız”.

 

 “Ülkücülük; ülkemiz ve yeryüzünde Allah'ın nizamını hâkim kılmak içindir. Kendine metot olarak, Allah ve Resul’ünü ölçü alan bir iman hareketinin adıdır. Ülkücü; egosunu yenen idealisttir. İman, aşk, aksiyon ve karakter adamıdır! Benim milliyetçilik anlayışımda asla ırkçılığa, bölgeciliğe ve dar kavmiyet şuuruna yer yoktur”.

“Sahabe döneminden sonra İslam’a en büyük hizmeti yapan Türklerdir. Bu millet yüzyıllarca İslam âlemini korumuş, kollamış ve bu uğurda hiç çekinmeden oluk gibi kanını akıtarak milyonlarca şehit vermiştir. Bunun yanı sıra İslam kültür ve medeniyetinin gelişmesine de maddi manevi büyük katkıları olmuştur. Türk milleti İslam’la bütünleşmiş ve iç içe girmiş bir millettir… Avrupa’ya gittiğinizde hangi millettensin diye sorarlar. Eğer Türküm dersen ikinci soruya muhatap olmazsın. Çünkü bilirler ki sen Müslümansın. Türk demek Müslüman demektir”.

Bizim milliyetçiliğimizde batıda olduğu gibi ırkçılık yoktur!.. Bizler Kur’an ve Sünneti rehber edinen bir Milliyetçilik anlayışına sahibiz!.. Fakat İslam ve Türklük düşmanları, İslam ve Türklük gibi bu iki mukaddes varlığımızı birbirine düşmanmış gibi göstermekten vazgeçmiyorlar! Türk devletini yıkmak ve Türk devletini parçalamak isteyen bölücüler, aslında sadece Türklüğe değil, İslam'a da ihanet etmektedirler.

 

Çare bu milletin dert ve ıstıraplarını çok iyi bilen, bu milleti ve devleti canından aziz bilen; makam ve mevki, para ve şöhret hırsından arınmış, Türk’ün tarihine, kültürüne ve ülküsüne bütün kalbi ile bağlı sadece ve ancak Allah’ın rızasını kollayan, ehliyetli ve milliyetçi kadroları, bu ülkenin ıstıraplarını çözmeye memur etmektir.

 

Bunun için ilk tedbir, milli tarihe, milli kültüre ve ülkülerimize ters düşen yabancı kadroları ve yalancı kadroları tesirsiz duruma getirilmesidir. İş başında ehliyetli, ahlaklı ve çalışkan kadrolar gelmeli ve devamlı bir kontrol müessesesi gerçekleştirilmelidir. Ehliyetsizler, ahlaksızlar ve tembeller ayıklanarak kadro zaman içinde mükemmelleştirilmelidir. Bu kadro problemlerimize, milletimizin gözü ile bakmalı ve fakat ıstıraplarımıza ilmin ışığında çözüm getirmelidir.

 

Arvasi hocanın bıraktığı yerden şu soruyu soralım;

Bu kadro tüm aksamalara rağmen teşekkül ediyor ve edecek peki nasıl iş başına gelecek?

Tarih bunun iki yoldan olabileceğini söylüyor.

Ya demokratik yoldan ve milletin iradesi ile yahut memleket adına endişesi her şeyin üstüne çıkıp uyanan Türk’ün şuurlu mücadelesinin tecellisi ile.

Istırap çeken milletlerin bayram günleri çok olur. Yeni bir bayram günü yakındır belki, kim bilir.

31 Aralık 1988’de aramızdan ayrılan Arvasi hocamızı rahmetle anıyoruz.