Biliyorsunuz son zamanlarda bir şeref meselesidir aldı başını gidiyor.Devlet BAHÇELİ bu durumu ortaya atınca birçok kişi hemen olayın üzerine atladı.

Ben olayı duyunca aklıma hemen bir kanalda yayınlanan Şeref Meselesi adlı dizi geldi. Aslında bu dizinin konusu İtalya’dan ithal edilmiş. Dizinin başkahramanı eğitim almamış, kumpas kurmaktan, silah kullanmaktan kaçınmayan, haram helal demeden amacına ulaşmak için her yolu mubah gören maganda tipli bir genç. Kızlar ise bu gayrimeşru artiste karşı müthiş bir ilgi duymakta, onun için sevgililerinden, analarından babalarından, her türlü ahlaki değerlerinden vazgeçip bu zamparanın peşinde koşmakta ve sonunda da darbeyi yiyip, hüsrana uğrayarak hayal kırıklığı yaşamaktadırlar.

Şimdi size soruyorum HDP aşıklarının durumu da böyle değil mi? ABD’nin, Avrupa Birliğinin ve onların güdümündeki meşhur boyalı basınımızın senoryosunu yazıp,milletimizin önüne çıkardığı HDP de bu dizideki baş artiste sizce benzemiyor mu?

Başa dönersek, hainlikleri tescilli, katillikleri onaylı, elleri kanlı olan artistleri oynattıran ve bunları milletimize yutturup barış havarisi, demokrasi savunucusu adı altında hoş gösteren, bu senoryoyu yazan zevata Bahçeli ne demişti?

 “ HDP’yi allayıp pullayıp millete sunan, "bende onlara oy vereceğim diyen", yalılarında oturup viskilerini yudumlayan şerefsizler var bu memlekette” demişti…

Kim bu şerefsizler acaba? Tanımak,bilmek gerekmez mi?

Bunlar, Boğazda yalılarında oturup, akşam Paris’te içtikleri şaraptan, yedikleri pahalı yemeklerden, metreslerine aldıkları paha biçilmez hediyelerden bahsedenler…

Her türlü ahlaksızlığı çağdaşlık olarak gören, apoyla,  Kandilin zebanileriyle boy boy resim çektirmekten, röportaj yapmaktan geri durmayan, bunları bize hoş göstermeye çalışanlar,

Her zaman batı karşısında aşağılık kompleksi hisseden, ezikliklerini bir türlü üzerlerinden atamamış, kendilerini entelektüel, aydın, sanatçı olarak takdim eden Şerefsiz takımı.

Toplum mühendisliği yapan bu şerefsiz takımı seçim öncesinde, Ey millet eğer HDP’ye oy verirseniz, hırsızlığın, adaletsizliğin, haksızlığın karşısında ancak sizi bu artistler kurtarabilir, memlekete barış gelir diyerek algı oluşturmuşlardır.

İnsanımıza medya marifetiyle, bu eli kanlı pkk uzantılarını hoş göstermişler, vatandaşı yağmurdan kaçarken doluya tutturmuşlardır. “HDP barajı aşamazsa AKP den kurtulamazsınız” yaygarasını kopartarak hayal bile edemeyecekleri oranda oy almalarını sağlamışlardır.

Gelinen noktada ise bebek katilleri kudurmuştur. Neredeyse her gün memleketimizin dört bir köşesine Şehitlerin gitmesine sebep olmuşlar, annelerin ciğerlerini dağlamışlardır. HDP ise sırtını yasladığı bu bebek katillerine bırakın bir şey söylemeyi, aslanı çakalın boğabileceğini söyleyerek, bu it sürüsünün azılı bir savunucusu olmuştur. Milletten aldıkları oylarla pkk ve bölücü örgütlerin avukatı olmuşlardır.

Bu saatten sonra artık Milletimiz, polisi-askeri-koruyucuları, yol ortasında, yatağında, hamile eşinin yanında, çocuğunun gözü önünde hunharca katledenleri,

İnsan kaçakçılarını, uyuşturucu kaçakçılarını, silah kaçakçılarını, sigara kaçakçılarını, mazot kaçakçılarını, bebek katillerini, devletin malını çalanları iyi bellemeli, bunların siyasi uzantılarını bize demokrasi havarisi, barış güvercini olarak tanıtan şerefsizleri de iyi tanımalıdır.

Yine Milletimiz, dünya malına tamah etmeyen, milletvekili olduğu günden beri maaşının tamamını şehit ailelerine veren, “siyasetle-ticaret bir arada olmaz, birini seçeceksiniz” diyen,

Herkesin unuttuğunu zannettiği cami için söz verdiği yardımı, “yanlış anlaşılır” diye seçimden bir ay sonra kendi parasından gönderen, en yakınında bile olsa uçkuruna yenik düşüp ahlaksızlık yapanları, gözünün yaşına bakmadan ocağından otağından süren,

Ülkücü gençleri sokağa çekmek isteyenlere karşı en sert tepkiyi gösterip, ”sokaklar karanlıktır, sokaklar kirlidir, sokaklardan uzak durun” diyerek huzurun ve güvenin koruyucusu olan,

Çözüm süreci çözülme sürecidir, teröristle müzakere olmaz, mücadele olur diyen, Devlet Bahçeli’yle, bu şerefsizleri iyi ayırt etmeli ona göre davranmalıdır.

Evet, ortada bir şeref meselesi var ve Milletimizin kısa zamanda buna çözüm bulması gerekiyor. Aksi takdirde en az şerefsizler kadar cesur olmaz, gerekeni yapmaz isek bu memleket düzelmeyecektir.

Dizinin sonu ne oldu derseniz? Her zaman ki gibi hayal kırıklığına uğrayan kızlar, mezarda, hapiste yatan erkekler, anasız babasız çocuklar ve gözünün yaşı dinmeyen analar. Ha birde milyonları cebine indirip boğazda viskisini yudumlamaya devam eden şerefsizler…

Varın gerisini siz hayal edin.