Allah (C.C) dostlarından bir zat nehrin kenarına gelmiş,karşıya geçecekmiş. Allah’ın sevdiği veli kullarından olan bu kişiye,su üzerinde yürüyebilme kerameti verilmiş. Tam suyun üzerinde yürürken bir adam yanına koşarak gelmiş:

‘’Beni de karşı kıyıya geçirir misin?’’demiş.

Veli kişi:

‘’Gel.Ama sakın konuşma.’’ demiş.

Adamın elinden tutmuş,beraber suyun üzerinden yürümeye başlamışlar.Yürürken veli kişi zikir çekip,dua ediyormuş.

Nehrin ortasına geldiklerinde adam elini bırakıp, suyun üzerinde yürüyebilmenin ona verdiği kuvvetle başlamış ‘’Allah, Allah-u Ekber !’’

diye bağırmaya…

Daha üçüncü zikri söyleyemeden düşmüş suyun içine…Veli kişi adamı elinden tutup çıkarmış ,kıyıya getirmiş…

Ne olduğunu anlayamayan adam:

‘’Yahu ! Senin söylediğin zikirleri ben de söyledim.’’ deyince;

Allah dostu:

‘’Eee…Sen de aynı zikir ve duaları söyledin ama senin söylediklerin dilde,benim söylediklerim ise kalpte…’’ demiş.



Günümüzde pek çok insanlarda güven eksikliği hastalık derecesinde çoğaldı.

Bu hastalık ;karşısındaki kişilerdençıkar ve menfaat düşünerek yakınlaşan insanların yaptıklarıyla ortaya çıktı.



Allah’a şükür ki tedavisi mümkün.Tek ilacı ise;

Karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek ,hiç tanımadığın bir insanın derdine elinden geldiği kadarıyla yardımcı olmak…

Ama bu ilacı enjekte ederken asla yapamayacağın sözleri vermemelisin…



‘’Ben sana bu kadarında yardım edebilirim.Benim elimden bu kadarı gelir,bu kadarına gücüm yeter’’ diyebilmek…

Söyleyip de yapamadıkların olursa işte o zaman senin işin dilde kalmış,kalbine inmemiş olur...

Eğer yolun Hak yoluysa önce kalpten istemelisin, hareket-tedbir benden,takdir Allah’tan diyerek yola çıkmalısın…

Eğer ahiret azığını hazırlamak istiyorsan da bir an önce harekete geçmelisin…



Bizimvakıf işlerimizde gelip de ısrarla ‘’Abla beni üye yap.Ne iş olursa çağır,yaparım’’diyen çok gönüllü kardeşlerimiz var.

Allah onlardan razı olsun…

Fakatmesele gönüllü olmakta değil,gönül vermekte…

Hayır işleri söylemekle olmuyor,harekete geçmekle oluyor.



Belki bana ,güven eksikliğinden açtı konuyu gönüllü olmak ne alaka diyeceksiniz…

Çok alaka;iyilikte ve yardımda menfaat,zevk ve rahatlarından fedakarlık edebilecek fedakar gönüllüler olursa,

insanların başka insanlara karşı duydukları güven eksikliğinin yok olacağına inanıyorum.



Hiç unutmuyorum ve unutmam da mümkün olamayacak yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum.

Görevim gereği bir aileyi incelemek ve kayıt etmek üzere ziyarete gittim.Bana bir telefonla bildirilmişti bu aile…Zor durumda oldukları,acil desteğe ihtiyaçları olduğusöylenince harekete geçtim.

Söylenen adrese göre yakın bir yerde oturduklarını düşünüyordum.Ama gide gide,sora sora bayağı bir yol gittim.

Evlerini bulunca neyi fark ettim biliyor musunuz?

Hiç yolum şaşmamıştı ve bir ara geri dönmeyi düşünsem de geri dönemedim…

Rabbimin inayeti…

Aile ile tanıştım.Bilgilerimi almak için sorular sordum…

Evdeki delikanlının sinirli ve ilgisiz davranışları dikkatimi çekmişti.

Sonunda dayanamadı:

‘’Abla sen buraya niye geldin?’’ diye sorunca şaşırdım.

‘’Size elimden geldiğince yardımcı olmak için.’’ Dedim.

‘’Ne istiyorsun bizden?’’ diye çıkıştı.

‘’Hiçbir şey istemiyorum.Bir Allah razı olsun de yeter…’’ deyince

Bana yine kızdı.

‘’Hadi canım boşuna bize ümit verme…’’dedi.

Annesi o konuşurken ona kızdı ama ben kızmamıştım. Verdiği bu tepkinin bir nedeni olmalıydı.Delikanlıya :

‘’Niye bana böyle davranıyorsun,beni tanımıyorsun ki…Senin asıl derdin ne anlat bakalım.’’ deyince

inanın çocuğun gözleri dolu dolu oldu ama siniri geçmemişti. Ben ısrar edince;



‘’Abla biz Hendek ‘e geldiğimizde boş bir araziye çadır kurduk..Annem ve kardeşlerimle yaşamak için çabalıyorduk.

Bir gün adamın biri geldi, ‘’tarlamı ücret karşılığı temizler misiniz ?’’dedi. Sevinmiştik.

1,5 dönüm tarlayı hepimiz temizledik. Bize karşılığında 200TL para verdi.

Sen olsan 200 Tl ye 1,5 dönüm çok berbat bir tarlayı temizler misin?

Biz temizledik. Çünkü karnımız açtı.

Adam da bunu bildiği için geldi bize söyledi. Başkası zaten bu paraya o tarlayı asla temizlemezdi.

Daha sonra atölye de bir işe girdim.

İş yeri sahibi 1 ay,2 ay,3 ay paramı vermedi. Çalıştırdı ama… Bizim de sabredecek gücümüz yoktu ki…Paramı isteyince kavga çıktı.Bir güzel dayak yedim ,param da kaldı.2 sene oldu hala alamadım.Bir de beni mahkemeye verdi.

Tabi kimsemiz yok onlar da biliyor …’’



Delikanlı bana daha çok olaylar anlattı.Yaşadıkları yüzünden bazı insanların yaşattıkları yüzünden kimseye güvenmiyor artık…

‘’Bak delikanlı ben buraya gelebildiysem Rabbimin bir bildiği var… Sana vaad etmiyorum.Senin kimseye ihtiyacın yok,desteğe ihtiyacın var.Beni gönderen isterse yine buraya gönderir.BizlerAllah’ın hizmetkarlarıyız.Sen Rabbimegüven,iste ama tek O’ndan iste.

Dilerse Allah beni yine buraya gönderecektir. Ben sana söz veremem.Elimden geleni,gücümün yettiğini yapabilirim ancak…

Takdir Allah’ındır. Ama şunu bil ki inşallah senin insanlara bakış açını değiştireceğim…

Her insanı bir görmeyeceksin… Bu yeryüzünde inan ki Allah tan korkan,iyilik sever,merhametli ve yardımsever insanlar da var…’’

Diyebildim sadece…

Onların sıkıntılarını,destek olunabilecek durumlarını insanlara anlattım.Elimden gelen buydu.



Bir de onlar için dua ettim. Biliyorum ki;

‘’Bir mü’min in bir mü’min e duası asla geri çevrilmez.’’



Dünya ve ahiretin tüm kapılarını açan,

kalplerdeki iman ve İslam ahlakınındillerimizeve hareketlerimize yansıyan bir ışık olması dileğiyle…



Allah’a emanet olun…