2/BAKARA-267
Ey iman edenler; kazandıklarınızın iyilerden ve size yerden çıkardıklarımızdan infak edin. Kendiniz göz yummadan alıcısı olmadığınız bayağı şeyleri vermeye yeltenmeyin. Ve bilin ki; Allah, Gani'dir, Hamid'dir.

3/ÂLİ İMRÂN-92
Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe, asla bir'e erişemezsiniz. Ve her ne infak ederseniz; şüphesiz Allah, onu bilir.

Üç yıldır tek amacım, gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşıp,onların sıkıntı duyduğu noktaları tespit etmek ve onların bu durumlarını hayırseverlere duyurmak olmuştur.

Yapmış olduğum çalışmalarda hep bu yönde oldu.

Biliyorum ki,Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in de söylediği gibi “İnsanların en hayırlısı insanlara en çok faydalı olandır.”

Veren ile alan arasında bir nevi köprü olmaya çalıştık.

Yaşadıklarıma dayanarak söylüyorum, bu yardım konularında, kimi zaman mutlu oldum,kimi zaman da hem üzüldüm hem kızdım.

Bazı insanların infak ederken İslam ahlakına göre riayet etmeleri ve bu işi yaparken tevazuyla ve gönülden cömertçe yapmaları çok hoşuma gidiyor.

Ama bazı insanların da infak etmek isterken kendi yemediğinden ve kendi kullanmadığından vermeye çalışma çabalarına da bir o kadar üzülüyorum.

Benim görevim ihtiyaçları yardımcı olmak isteyenlere haberdar etmek.Bu güne kadar bana soranlar asla miktar veya değer bildirmemişimdir.

Kimin gönlünden ne koparsa…

Kişilerin hayrı beni ilgilendirmez.Ancak,beni ilgilendiren tarafı ailelerime ve çocuklarına,yetimlerime biçilen değerdir.

Yalnız özellikle söylüyorum,bu yazdıklarım herkes için değil,genelde yaşadıklarımdır.

Kayıt altına almış olduğum ailelerim ve çocukları benim için çok değerliler.Bana verileni onlara iletirken çok hassas davranırım.Onlara gönderileni de bir hediye paketi gibi sunmaya çalışırım.Ben de bir postacıyım zaten…

Kullanılmış eşya sizce ne ifade eder?

Bence,kişi kilo almış veya vermiştir ya da büyümüştür.Kendi için aldığı kıyafetler ona olmuyordur.Tabi ki atılmaz.Değerlendirilmek için bir başkasına verilebilir.Bu hususta sorun yok.

Ancak,kişi lekeli,yakası bir tarafa kolu bir tarafa gitmiş,hatta üzerine çamaşır suyu damlamış kıyafetlerini atmaya kıyamadığı gibi sevap olur umuduyla başkalarına vermeye çalışıyorsa, işte benim için sorun buradadır.

Kendi kullanmış kullanmış artık kirden,kırıkdan deforme olmuş koltuk ve çekyatlar mı dersiniz,bozuk buzdolabını vermeye çalışanlar mı dersiniz…

Benim sözüm,

Eskimiş eskitmiş atmaya kıyamıyor,aslında çöplüklerle hayır peşinde koşan hayırseverlere…

Evine sokmadığı,çoluğuna çocuğuna yedirmediklerini,markette hangisi ucuz  diye bir saat dolaşıp da iki üç bir şeyle çıkan hayır peşinde koşan hayırseverlere…

İhtiyacı var nasılsa deyip de evine işine çalışmaya çağırıp da merkep gibi çalıştırıp eline üç kuruş verip gönderen hayır peşinde koşan hayırseverlere…

Belki bunları yapıp da ben de infak ediyorum havasına girenlerin mükafatını  Allah (C.C) bilir.

Siz de şunu bilin ki ben yıpranmış,lekeli,hatta bu kadar ileri gidiyorum çocuğunuzun çıkardıkları hala üzerinde olan,sizin çamaşır suyu damlattığınız kıyafetleri ya çöpe atıyorum yada bahçemde yakıyorum.

Eşyalarını vermek isteyenlerin o eşyalarını beyenmiyorsam almıyorum.

Bozuk olan elektrikli eşyaları da almıyorum.Evet biliyorum sizler bozuldu diye yenisini almışsınız fakat vermek istiyorsanız lütfen yaptırın öyle verin.

Bir şeyleri verince siz mutlu olmaya çalışıyorsunuz anlıyorum ama o şeyleri verdiğiniz kişiler mutlu oluyorsa eğer siz de o zaman mutlu olun.

Hayırsever olmak,infak yapmak çok kıymetli ve çok değerli vasıflardır.

Bu özelliği taşımak da yakışanı yapmakla olur.

Unutmayın ki; Allah (c.c) katında ,verdiğinizin değeri değil verdiklerinizden sevinenlerin değeri makbul olacaktır.

Allah’a emanet olun…