Her insanın çocukluk anıları ,hikayeleri unutulmaz ve mahzundur.

Peki her çocuğun anıları güzelliklerle mi doludur?Binlerce çocuk var hain şerefsiz terör örgütü tarafından şehit edilmiş bir baba yada annenin çocuğu olan.Evet bu çocuklar Büyük Türk milletinin evladıdır. Ancak bu çocuklar öksüz ve yetimler .

Ve siz ,biz ve tüm insanlık bir şekilde bu çocukların anılarının, çocukluklarının katiliyiz.Onlardan bayramları ,bayram sabahlarındaki mutluluğu çaldık.Aldıkları karnelerini heyecan ile koşa koşa eve getirme hissini mutluluğunu çaldık.Tüm heyecanlarını çaldık.Evet ,her birimiz yaptıklarımız ile ve yapmadıklarımızdan dolayı suçlu ve sorumluyuz.Anne sıcaklığını ,baba şefkatini çaldık bu çocuklardan…Hiçbir zaman normal çocuk olmayacaklar, hep gözyaşlarını kalplerine akıtacaklar.Bizler zaman içinde unutup, tanımayacağız bile bu çocukları…

Sadece şehit cenazesinde yürümekle sokaklarda bir günlük yürüyüşle vicdanlarımızı temizleyemeyiz.Oysa bu hain örgüte bu bölücü zihniyete karşı siyasi ,sosyal, askeri, iktisadi mücadele etmediğimiz için sorumluyuz.Cılız sesler çıkardık hep yada bireysel sesler.Tek ve kararlı bir ses tonu iradesi ortaya koyamadık.Biz Türk milliyetçileri hep bir duruş bir mücadele verdik.Bizi kandan besleniyor, şehit cenazesi bekliyor diyerek ;bu ses çıkarışımızı kendi kirli vicdanları ile suçladılar.Kendilerini aklamaya çalıştılar.Tavizler, imtiyazlar.

Biz asla Kürt düşmanlığı yapmadık.Aksine onlar ne kadar Kürt’se biz o kadar kürdüz .Biz ne kadar Türk’sek onlar o kadar Türk’tür dedik.Biz Diyarbakırlı Ziya Gökalp’in savunduğu milliyetçiliği ,Arnavut Mehmet Akif’in yazdığı İstiklal Marşındaki Milliyetçiliği savunduk.Biz et ve tırnak gibiyiz ayrılmayız dedik.Ama bölücülere karşı asla taviz verilmelidir dedik.Şimdi sahte vicdanlarla yürüyen ses çıkaranlar ile aynı safta değiliz, olmayız.Biz kirli vicdanlarınızı aklamanızda sizinle yan yana olmayacağız.

Ne mutlu Türküm diyene ve kendini bu ülkeye, bayrağa ve ezan sesine adayanlara

Selam Saygı Dua ile