Genel manada baktığımızda Özel eğitimde ilk ve temel ilke “tanılama”dır. Özel eğitim hizmetlerine gereksinimi olan bireylerin uygun eğitim programlarına yerleştirilmeleri tanılama süreciyle başlamaktadır. Tıbbi ve eğitsel tanılamalar sonucunda özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerine gereksinimi olduğu belirlenen bu bireyler, özelliklerine uygun eğitsel düzenlemelere yerleştirilirler.

Rehabilitasyon merkezleri ise bu bireylere öğrenim gördükleri okullara ek olarak eğitsel ve gelişimsel olarak eğitim hizmetleri sunarlar. Bunun içinde devlet bu kurumlara öğrenci başına ödenek verir vs...

Bu meseleseye uzaktan, sadece terimsel açıklamasıyla bakılınca herşey yolunda gidiyor gibi gözükebilir. Ancak herşey göründüğü gibi tozpembe değil...

Bir bina düşünün (sadece bina )! girişe bi tabela asılmış (.....) Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi ...

İçerisi desen “dolmuş” misali Tıkış tıkış ... öğretmen, öğrenci, görevli vs.

Öğretmen dediysem eğitim fakültelerinin bilmem herhangi bir bölümünden mezun olmuş (bunların arasında birtek özel eğitim bölümü mezunları yok)!

Hatta meslek liselerinde özel eğitimle alakalı eğitim gören öğrenciler de buralarda öğretmenlik yapabiliyor!!!

Kurumun sahipleri ise; kimisi manav, kasap; bu iş karlıdır diyerek kapatıp dükkanı açmış bi özel eğitim kurumu...!

E hal böyle olunca da ortada mağdur edilmiş öğrenciler, veliler...

Yazdıklarımdan eleştirdiğim bu kesimler rahatsız olabilirler ama bir Özel Eğitim bölümü öğrencisi ve gelecekte de yoluna Rehabilitasyon merkezinde çalışmak isteyen bir özel eğitimci adayı olarak bunları yazmayı özel gereksinimli bireylere bir borç olarak görüyorum.

Yazımın sonunda gecesini gündüzüne katarak bu öğrencilere daha kaliteli nasıl eğitim sunarım diye düşünen ve bu şekilde hizmet veren rehabilitasyon merkezlerini eleştirilerimden tenzih ve bu duyarlılıklarından dolayı da kendilerine teşekkür ederek bitiriyorum.

Rehabilitasyon merkezleri özel gereksinimli bireylere eğitim vermek için açılan kurumlar olmalı, birilerinin kişisel çıkar ve rant merkezleri olmamalı...

Gelecek hafta bir diğer özel eğitim yazısına kadar hoşça kalın, özel eğitimin “farkında” kalın..!