Vatan, Millet, Sakarya, Hendek

Ölüm ile tanıştığınız ilk anı hatırlıyor musunuz?

Çok sevdiğiniz köpeğiniz, evde beslediğiniz küçük bir civciv, pamuk gibi elleriyle nineniz..

Gölgesinde bile güvende hissettiğiniz babanız,

Ömrünü sizi düşünmekle geçiren sırtınızda hac yaptırsanız hakkını ödeyemeyeceğiniz anneniz..

Dünya yolculuğunun son bulmasıdır ölmek.

Sonrasında bekleyen hayat ise bu yolculuğu nasıl yaptığınızla, nereye varmayı hedeflediğinize, kiminle yaptığınız, yolda giderken kimlere zarar verdiğiniz kimlere el uzattığınız ile ilgilidir.

 

Bizler insanlık âleminin ve geriye kalan tüm âlemlerin içinde bulunduğu bu dünyada bir nizam bulunduğunu aklen ve kalben kavramış insanlarız. Bu nizamın sahibinin de yüce Allah olduğuna şahitlik edenlerdeniz. Nizamın detaylarını bize anlatan efendimiz (s.a.v) selam olsun.

 

Şimdi önümüzde bir soru durmaktadır.

Oturduğumuz sokakta, yaşadığımız ilçede, paylaştığımız memlekette ve tüm dünyada bu nizamı hâkim kılmaya kararlı mıyız değil miyiz?

Biraz dünyalık karşılığı, az çok menfaat ilişkileri veya babadan kalma dostluklar hatırana bu nizamı sağlamaktan geri duracak, öteleyecek veya külliyen vazgeçecek miyiz?

Yoksa hak yolunda Allah yolunda mücadeleye devam edecek miyiz?

Bizle beraber kim var diye bakıp, önde kim gidiyor diye düşünüp, yerine kim gelecek diye hesap edip, bu mücadeleden vazgeçecek miyiz?

 

Üç kere HAYIR…

Dokuz kere TÖVBE…

Kırk kere BİSMİLLAH…

Son kere YEMİN OLSUN…

 

Yusuf Has Hacip bakın ne demiş;

Anadan doğan hiç kimse ecelsiz ölmez,

Düşmanı görünce ne korkarsın?

 

Görünür ve görünmeyen düşmanlardan Allah’a sığınıp yine Hacip ’in

Az sayıda ve düzenli bir ordu çoğa nispetle daha iyidir” sözlerini bileğimize dolayarak atlarımıza binip önce Altaylara doğru yola çıkacağız, oraya gök gürültüsüyle birlikte yıldırımlardan düşen bir mızrak saplayıp işte Turan ülkesi burada başlıyor diyeceğiz sonra güneş batmadan Tuna’ya ulaşacağız.

Sonra tüm dostlarımıza, öz kardeşlerimize, din kardeşlerimize kalbinde bir parça bile iyilik bulunan tüm dünya insanlığını ısıtacak bir ateş yakacağız.

Zalimler yüzünden yerinden yurdundan göç edip bu soğukta evsiz barksız, yersiz yurtsuz kalanlarla ve bu nizama saygı duyanlarla başında oturup yine hakkı anlatacağız.

Ölümden korkup bunlardan geri durmak değil ölümden korkup daha ileriye gitmektir hedefimiz.

Ey hak yolunun Allah yolunun yolcuları, ey yüreği memleket aşkıyla yanan Türk evlatları, yolda görüşürüz.