Bursa, Denizli, Manisa, İzmir ve Aydın’da yakalanan coşkuya bakın; on binlerce insan toplanmış değişime; Birilerinin aklına ne düşmüşse iktidarla koalisyona koşuyor.

              Bursa ve İzmir mitinglerinde on binlere seslenen Sayın Akşener’deki hanım efendiliğe bakın sayın genel başkanım diye hitap ettiği  kişi ona ve yanındakilere hain demekten çekinmiyor. Mitinglerdeki heyecanı ve başarıyı isteyen ülküdaşlarım artık taraf olmak yerine birlik olmak gerektiğini açıkça belirtiyorlar. Havuz suyunu almış üzerinde bir şey bulamayınca ülkücü camiaya etmedik hakareti bırakmayanlar ne olduysa birden bire ülkücü camiayı kendilerinden bile üstün görmeye başladılar. Artık tüm medyada Ülkücü ve Milliyetçi Hareket’ten bahsetmek lüksünü gösteriyorlar. Ağzından salyalar akıtıyor denilen lidere şimdi sahip çıkmanın anlamı nedir acaba. Yoksa O nun yerine gelecek biri sizi çok mu korkutuyor. AKP’lisi, CHP’lisi, ANAP’lısı, DYP’lisi , hatta HDP’lisi bile eğer Akşener  gelirse bütün oylarımız o hanım efendiye diyenlerin sayısı yüz binleri hatta milyonları buluyor. Birlik, beraberlik, kardeşlik ve proje üreterek gelecek olan bu hanım efendi bu meclisi herhalde bundan dolayı meşgul ediyor. İnanmak inandığını uygulamak ancak başbuğun ardından yürüyenlere yakışır. Memlekette bu vahim durum var, bundan faydalanmak isteyenler neyin peşinde diyenler. Şimdi kalkmış koalisyon peşine düşmüşler. Kolumuz, gövdemiz, bacaklarımız ateşler içinde yanarken başımız hala kendi vücuduna sahip çıkamıyor. Ağlayan gözlerimizdeki kocaman yaş pınarları kurumuşken kan akıtan bu gözler artık görmüyor. Yüzlerce kuzusunun içinde kendi kuzusunu tanıyanlar kadar artık kendi kuzularımızı tanımaz olduk niye? Yuva yapmak için çöplerden birer birer getirerek kendine lüks ev yapan kuşlar bile yavrularının rahat etmesi için yuvanın ortasına yün koyuyorlar niye? Yavrusunu yutmak üzere olan piton yılanın ağzına akrep bırakacak kuş kadar cesaretli olamıyoruz niye? Tarlada, bağda, bahçede, üç beş kişinin toplandığı yerde, namaz kılmak için gittiğimiz camiinin önünde, otobüste evde yeter artık dursun bu şehit cenazeleri bitsin bu göz yaşları derken; neden birileri üç aylık beş aylık bebelerimizi sokaklara gönderip bizleri kahrediyorlar niye? Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)tahtada yatar, oturup rahat ederken bu koltuk sevdası niye? Hz.Ömer (RA)’i ziyarete gelen krallar lüks bir makam beklerken; O’nun karşısına çıktıklarında koskoca Emir’in sarayı tahtı bu mu derken sizlerin ceylan derisinden yapılmış koltuk sevdası niye? Ben söylemek istemiyorum ama benim okuyucumda, benim büyük Milletimde bunun cevabını gayet iyi biliyor artık.

            Kavganın, savaşların, küskünlüklerin, ayrıştırılmaların olmadığı, kardeşlik barış, sevgi ve saygının olduğu bir ülke için; Haydi Birliğe, Kardeşliğe, dostluğa, kanın ve gözyaşının olmadığı yere gidelim. Biz yola çıktık sizi de çağırıyoruz.