s.b.pdr.93 @ gmail.com
Bezirgan Çelik

Bu haftaki yazımda sizlere Türkiye olarak birazcık geç ama bir o kadar da hızlı tanıştığımız, bu hızlı geçişin de acemiliği ile yanlış kullanıp çocuklarımıza da yanlış kullanmasına engel olamadığımız ve onu zaman zaman hayatımızın merkezi haline getirdiğimiz, yokluğunda eyvahlar ettiğimiz, uğruna sevdiklerimizin yüzüne bile bakmadığımız bir sorundan bahsedeceğim. Konumuz internet bağımlılığı… Öncelikle internet öyle kötü, böyle zararlı demek akıl karı değildir. İnternet 21. yüzyılda yemek gibi bir ihtiyaçtır. Fakat nasıl yemeği fazla yediğimizde obeziteye yol açıyor, zararlı besinler yediğimizde de tansiyon şeker gibi hastalıklara yol açıyorsa internet de ihtiyaç haricinde uzun süre kullandığımızsa internet bağımlılığına, yanlış kullandığımızda sanal zorbalık, siber seks gibi problemler ortaya çıkmaktadır. Hal böyle olunca internet sayesinde zaman tasarrufu yerine saatlerimizi boşa geçiriyor, kısa sürede çok bilgiye ulaşmak yerine kirli bilgilerin ortasında kalıyor, hızlı iletişimi sağlamak yerine bizi iletişimden kopuyoruz. Her nimetin bir külfeti vardır o kadar da olsun diyebilirsiniz fakat her gün ve yaşamın her anında bunu yaşıyorsak bilerek ve ya bilmeden internete bağımlı hale gelmiş olabiliriz. Bunun adına sanal bağımlılık denilmektedir.

   Sanal bağımlılık nedir?

     Son yıllarda farklı ülkelerde, duyan insanların anlamakta zorluk çekeceği türden olaylar yaşanmaya başlandı:“Güney Kore’de 50 saat hiç yerinden kalkmadan online oynayan çocuk, yerinden kalktığı zaman düştü ve öldü. İnternette Uzakdoğu savaş oyunları oynayan bir genç kılıçla sokakta karşılaştığı bir kişinin başını keserek öldürdü. Çin’de 17 yaşındaki bir genç, iPhone ve iPad alabilmek için böbreklerinden birini sattı. Olayın, gencin ailesinin iPhone ve iPad’i nasıl aldığını sorgulaması üzerine açığa çıktığı ifade edildi. Türkiye’de bir çocuk oyun oynamaya izin vermediği için annesini bıçakladı.” 

        Yukarıda verilen örnekler ilk bakışta çok uç gelebilir. Güney Kore’de 50 saat oyun oynayan çocuk ilk oyuna başladığında 45- 50 saatle başlamamıştır. Önce günlük 1, 2 derken sonra 4, 5, 6 diye devam etmiştir. Biz de zaman zaman az Facebook’a bakayım, az İnstegram’a, bir iki de Tweetlerimi kontrol edeyim derken akraba eş dost ziyaretlerinde bile elimizde telefonla uğraşır olmuşuz, yolculuklarda yanımızdaki ile göz göze gerçek sohbet yerine online sohbeti tercih etmişiz, evde eşimizden çayı bile WhatsApptan ister olmuşuz,kurduğumuz mükellef soflarımıza dostlarımızı çağırmak yerine ne güzel yedim bak dercesine her anımızı nispet yaparmış gibi paylaşır olmuşuz.Sonra da bir avuç ekran hayatımızın merkezi haline gelmiş,gece en son ona sabah kalktık ilk ona bakıyoruz farkında değiliz.

   *Yalnızca birkaç dakika diyerek saatler harcıyorsanız.

   *Çevrenizdekilere ekran karşısında geçirdiğiniz zaman hakkında yalan söyleme ihtiyacı hissediyorsanız.

  *Uzun süre bilgisayar kullanmaktan dolayı fiziksel sorunlardan şikâyet ediyorsanız.

   *Anonim bir kişiliğe bürünmek, insanlarla internet üzerinden konuşmayı yüz yüze konuşmaya tercih ediyorsanız,

   *İnternete girmek için yemek öğünlerinden, derslerden ya da randevulardan ödün veriyorsanız.

   *Bilgisayarınızın başında çok fazla zaman geçirdiğiniz için suçluluk duyuyorken bir yandan da büyük bir zevk almak ve bu iki duygular arasında gidip geliyorsanız

   *Bilgisayarınızdan uzak kaldığınız zaman gergin ve boşluktaymış gibi hissediyorsanız.

   *Gece geç saatlere kadar bilgisayar başında kalıyorsanız, kısacası internet yaşamınızı kolaylaştırmak yerine hayatınızın işlevselliğini olumsuz etkiliyorsa internet bağımlısı olabilirsiniz

   Sebepleri Neler Olabilir?

       Bir insan işi gereği günün 10 saati internet başındaysa bu kişiye bağımlı diyemeyiz. Çünkü bir şeyler üretmek için interneti kullanıyor. Fakat aynı insan iş çıkışı arkadaşları, ailesi veya yakınları ile geçirmesi gereken süreyi online olarak yaşıyorsa problem var demektir. Sanal bağımlılığın en etkili sebeplerinden biri kişinin gerçek yaşamdan haz alamaması ve kendini ifade edememesidir. Sanal dünya böyle değildir. ’’Klavye erkekliği’’yle istediklerini söylebileceği, hiçbir sorumluluk almadan ilişki yaşayabileceği, başkalarının ne yaptığı merakını giderebileceği, evde okulda işte elde edemediği popülerliğe ulaşabileceği, günlük hayatta silik bir kişilik olmasına karşın online oyunlarda sınırsız güç ve hakimiyet elde edebileceği, arzu ettiği tip ve karakter inşa edebileceği, bastırmış olduğu cinsel arzularına gizlice ulaşabileceği imkan vardır. Sigara ve alkol kullananların da yaşadığı kısa süreli tatmin duygusu yaşamaktadırlar. Bu tatmin duygusunu sürekli ve daha fazla yaşama arzusu da bağımlılığa neden olmaktadır.

  Sanal bağımlılığın sonuçları nelerdir?

         Bir ‘’kullanıcı’ ’işçi düşünün. Günlük 5-6 saat ‘’internet’’ denilen yerde çalışıyor. İşine o kadar bağlı ki bazen yemeyi içmeyi bile es geçiyor. Hatta arada bir yanına gelen en sevdiği eşinin, çocuğunun, annesinin babasının yüzüne bile bakmıyor. İşine gidebilmek için ‘’fatura’’ adı verilen ulaşım giderleri de kendi cebinden karşılıyor. Bu işte ‘’içe kapanma, yakınları iletişimi koparma, dersleri aksatma, bağımlı olma, fiziksel ağrılar yaşama, gerçek kimliğinden uzaklaşma’’ gibi riskler var. Üstelik bunlar başına geldiğinde sigorta gibi bir güvencesi de yok.

    Sual 1: Sizce bu ‘’kullanıcı’’ isimli işti ‘’internet’’ işi için bu kadar bedel ödediğine göre neler kazanıyor olabilir?

Sual 2: İnternet işini yaparken işçinin feragat ettiği ve kaybettiği başka neler olabilir?

    Sual 3: Siz ‘ ’kullanıcı’’ isimli işçinin yerinde olsaydınız bu kadar ağır şartlarda çalışır mıydınız?

  Sanal bağımlılıktan nasıl kurtulabilir ve nasıl önleyebiliriz?

       Madde bağımlılıklarında tedavi olarak birden bırakma ve uyarıcı maddeden mahrum bırakma gibi yöntemler kullanılmaktadır. Fakat internet bağımlılığında böyle bir durum söz konusu değildir. Çünkü ödev, iş, fatura, alışveriş derken internetten uzak kalmak pek mümkün değildir. Öncelikle öz kontrol becerisinin geliştirilmesi gerekmektedir. Yani kişi kendine dur demeyi öğrenmelidir. Bunun içinde tabiri caizse şapkasını önüne alıp düşünmelidir ve kendini kaybettikleri ve kazandıkları konusunda ikna etmelidir. Baktı ki zarar büyük hemen alternatif çözüm yolları üretmelidir.Yani internetin yerine hayatında başka bir şeyler koymalıdır.Mesela spor, arkadaş gruplarına dahil olma, kendini bir düşünce iş aileye odaklama, hobilerine ağırlık verme, ilişkilerini Face’ten değil gönülden yürütme, programlı hareket etme, akraba ve dost ziyaretlerini arttırma, manevi dünya ile hemhal olma gibi uğraşlarda bulunabilirler. Özellikle bağımlı olan çocuklar ise mutlaka çocukla sağlıklı iletişim kurulmalı, kendini gösterebileceği bir etkinliğe yönlendirilmeli ve sosyalleşebileceği arkadaşlıklar kurabilmesi için desteklenmelidir.Çocuğun kurduğu arkdaşlıklar onu bağımlı yapan aralarındaki tek sohbet konusunun sosyal medya,online oyunlar,pornokrafik videolar,çılgınca alışveriş yapılan sitelerinin olduğu arkadaş gruplarından da çocuk uzak kalmalıdır.  Bir uzman yardımı almak da ihmal edilmemelidir.

      İnterneti kullanım kuralları oluşturabilirsiniz. Akşam 8’den sonra Facebook’u kullanmayacağım. Instagram’ı hafta sonları kullanacağım. Twitter günlük en fazla 20 dakika gibi kurallar oluşturabilirsiniz. Tabii ki önemli olan kurallara uymak. Baktınız ki bilinçaltınız ‘’kurallar çiğnenmek içindir’’ diyerek sizi zorluyor son çare uzaklaşma metodunu kullanabilirsiniz. Telefonunuzdaki uygulamaları silebilirsiniz. Bu uygulamalara girebilmek için bilgisayara her dakika ulaşamayacağınız için uygulamalardan uzak kalmış olacaksınız. Bütün bunları da deneyip hala kurtulamadım diyorsanız bir ay boyunca tıpkı ‘’Ramazan’’ ayındaki gibi teknoloji orucu tutabilirsiniz. Nasıl ki oruç tuttuğunda mide dinlenmiş olup kendini deşarj ediyorsa siz de bütün hesaplarınızı silip, bu hesapları açmadan önceki halinize geri dönebilirsiniz. Ve bu sayede hayatınızda ne gibi değişiklikler olduğu konusunda farkındalık kazanmış olacaksınız.

        Her şeyi denedim ama yine de saatlerimi internet başında geçiriyorum diyorsanız ya da bunu bir yakınız için düşünüyorsanız bağımlılık patolojik hale gelmiş olabilir.Zira yapılan araştırma sonuçlarına göre bilgisayar bağımlılarının %50 den fazlasının başka psikolojik problemleri olduğu tespit edilmiştir. Bir uzman yardımına ihtiyaç vardır. Bireysel ve grupla danışma, ilaç gibi tedavi yöntemleri ile bu sorun aşılabilir. Son olarak “Modemi kapat hayata bağlan.’’ sloganıyla internete bağımlı değil istediği zaman istediği kadar bağlanan bireyler olmamız temennisiyle mutlu ve sağlıklı günler diliyorum.

                             

Kaynakça

İnsan ve Hayat Dergisi/ Temmuz 2016

Altınoluk Dergisi/Mayıs 2012

Prof.Dr.Nevzat TARHAN/Bağımlılık Sanal veya Gerçek

Psk.Dan.Mehmet DİNÇ/İnternet Bağımlılığı