Vatan, Millet, Sakarya, Hendek

Bu ayetler Bakara suresinden;

78. Onlardan bir kısmının da okuyup yazması yoktur. Kitab’ı (Tevrat’ı) bilmezler. Bildikleri, ancak (reislerinin anlattıkları) bir sürü hayalî uydurmalardır ve onlar ancak zan (ve tahmin)de bulunuyorlar.

 

79. Kitab’ı elleri ile yazıp, sonra da az bir değere (dünyalık menfaate) satabilmek için: “Bu Allah katındandır.” diyenlerin vay haline! Ellerinin (tasnif ederek uydurup) yazdığı şeylerden dolayı vay başlarına gelenlere! Vay, şu (uydurdukları şeylerle elde ettikleri haksız) kazançları yüzünden onların haline!

Din alimi değilim, fakat bu ayetleri okuduğumda şunu anlıyorum, Yahudilerin Tevrat’ı bilmedikleri ve sadece toplumda itibar görenlerin anlattıkları uydurmalar ile dini öğrendikleridir.

Aynı Yahudiler bu uydurma bilgiler ışığında olaylara zan ve tahmin ile yaklaşarak Allah’ın gönderdiği emirlerle alakası bulunmayan bir çizgi tutturmuşlardır.

Daha da kötü bir durum söz konusu, kafalarından bazı şeyler uydurarak bu Allah katındandır diyerek birde bunları dünya malına karşılık satarak menfaat elde etmeleridir.

 

Şimdi birkaç kez bu ayetleri okuyalım, okurken ise kendimizin bazen içine düştüğümüz ve toplumumuzda şahit olduğumuz durumları düşünelim.

 

Eminim ki birçok hatamızı fark ettik, nedir bunlar?

 

Bir çoğumuz kulaktan dolma bilgilerle veya hiç bilgimiz olmadığı halde, mevcut aklımızla

özellikle dünya ve ahiret hayatımızı ilgilendiren konularda o anki ruh halimize göre hüküm vermeye yorum yapmaya çalışıyoruz.

 

Bir çoğumuz kimin söylediğine ve kaynağının doğruluğuna bakmadan, her dini cümleyi tartışmasız kabul ediyoruz. Sonra farklı kaynaklardan gelen bilgiler bir biriyle çatışıp, camilerin ve mescitlerin ayrılmasına kadar uzanan bir acı duruma sebep oluyor, bizde aklımıza yatan mescide gidip diğerine gidene selam bile vermiyoruz.

 

Düğün, cenaze, yemek içmek, giyinmek gibi sosyal konularda gün geçtikçe bazı haktan saparak batıla doğru kayıyoruz, üstelik bunu hiç fark etmiyor birbirimizle yarışıyoruz.

 

Bazen öyle haddimizi aşıyoruz ki, belki şirke varacak kadar ileri gidip farkına varmadan dinden çıkıyoruz.

İslam uydurmacaların, üfürükçülerin, mescit bölücülerinin dini değildir.

İslam akıl dinidir, İslam akılda, fikirde, ahlakta bir olarak hak yolunda olmayı emreden bir dindir.

 

Hepimizin zaman zaman düştüğü bu hatalardan ayrılmanın tek yolu vardır.

Kuran’ı Kerimin dilimize en yakın olan tefsirli mealini bulup çok dikkatli şekilde okumak anlamak, tekrar okumak düşünmek, tekrar okumak uygulamaktır.

Peygamber efendimizin hadislerini sadece dinleyerek değil bularak, doğrulayarak kendimize örnek davranışlar olarak almaktır.

Söylediğimiz, işittiğimiz, hissettiğimiz her söz ve düşünceyi Kur’an süzgecinden geçirmemiz şarttır.

Aklımızın takıldığı yerlerde birlikten yana olan bilginlerden bilgi almakta fayda vardır.

Okusanız da anlamazsınız diyenlere aldırmadan Kur’an okuyalım. Kim neci olursa olsun biz akılcı bir Müslüman olalım.

Türkmen dağına ve zulüm altındaki tüm Müslümanlara selam ve dua ile

Herkese Hayırlı cumalar.

Turan ilin de bir elimde Kur’an

Hak yoluna düştük biz başarırız inan

Varamasak da hedefe görürüz elbet uzaktan

O ışık bize yeter geçeriz elbet Sırattan. (HHO)