Hafta sonu hendek spor salonunda gayet güzel bir organizasyon ile ilçe kongresi gerçekleştirilmiş oldu.

Kongreye tek liste ile gidilmiş olması partideki uyumu gösterirken bir yandan da daha yoğun ve heyecanlı bir katılımı da kısmen azaltmıştır. Kastettiğim heyecanın ve katılımın azlığı değil kitledeki coşkudur. İlçe dışında olmam nedeniyle biraz geç katıldım kongreye bir de konuşma hazırlamıştım. İlk konuşmacıları dinleyemedim.

Milletvekili, İl başkanı ve divan başkanın konuşmalarını dinledim son olarak ta Sayın Sancaklı’nın konuşmasını dinleyebildim.

Muharrem beyin duygu ve gönül pasımızı silen konuşması salonu coşturdu ve bizi de heyecanlandırdı.

Kongrenin beni duygulandıran kısmı 90 Sonrası kuşaktan iki dostum il başkanı Bülbül ve ilçe başkanıBabaoğlu’nu partinin yetkili organlarının başında görmekti.

Bizler efsane 80 kuşağının kutlu, onurlu, çile ve iman dolu mücadelelerini dinleyerek büyüdük.90 kuşağı olarak o şanlı dönem olmasa bile çok zor ve garip bir dönemi temsil ediyorduk.

Partinin ocakların kapatıldığı yeniden teşkilatların açıldığı bu dönemde herkes kabuğuna çekilmiş tedirgin.

Bir çok kişide sisteme ayak uydurmuş ANAP saflarında siyasi rant ve ikbal peşinde varlığını sürdürmeye başlamıştı.

Bizim kuşak yeniden küllerin arasından ocakların tüttürülme mücadelesini veren bir kuşaktır. Çocuk yaşta maddi imkansızlıklar içerisinde gazete dergi satarak yada ceplerimizdeki harçlıklarla kira elektrik ödediğimiz dönemler.

Gönüllü aidatlar yanında eski abilerden bolca nasihat dinleyip geri çevrildiğimiz dönemler.

İnadına dava inadına ocak bilinci ile mücadele edilen yıllar. Seminerler kitap okuma saatleri sosyal faaliyetler geceler ilebitmezbu hareketölmez bu dava mücadelesi yapılan yıllar.

Bizler Başbuğun emaneti ülkü ocaklarını ve MHP teşkilatını hiç bir şart ve koşul altında terk etmeyen 40 lı yaşlarda bile 18 yaşındaki duygularımızla ocaklara koşan bir neslin son kalıntılarıyız.

O gün aramızda olmayanlar para mevki makam ikbal derdine düşenler partinin iktidarı ile biranda safları doldurdu. Sustuksessiz kaldık ve davanın güç kazanması için sineye çektik.

Ancak iktidardan sonra yine saflar boşaldı biz bizimle kaldık. Şimdiise çok daha tehlikeli bir süreç yaşar olduk. Adamın adamları ,şu cular ,bu cular türedi. Bu hareketin şahsiyetçilik ilkesini kavrayamayanlar ve koltuk sevdası taşıyanlar mutlaka aramızdan temizlenmelidir.

Bu kongre samimi ülküdaşların ve 90 kuşağının kadroları ile varlık bulduğu bir kongredir.

Lakin çok kenarda bırakılmış ülküdaşımızda mevcuttur. Koltuk sevdalısı bir çok karakter hala aramızdadır ve saflarda önde koşmaktadır.

Dünü unutmadan yarınlara yeni perspektifler açmalıyız .Büyümeliyiz ancak kontrolsüz büyüme hareketi çizgisinden kaydırıp bireylere hizmet eder hala getirebilir.

Şahsiyet ve fikir sahibi ülkücüler hiçbir zaman kişilerin adamı olmamış kişileri takip etmemiştir. Dava adamları fikrin ve teşkilatın çizgisi ve emrindedir.

Bir çift sözde sayın vekilime hep nasihat hep görev veriyorsunuz. Soruyorum size evet hükümetin bir çok yanlışpolitikası ve açılım adında ülkemizin geleceğini belirsiz bir yola götürüldüğü doğrudur. Peki, siz ne yapıyorsunuz? Biz her şeyi görüyoruz bize nasihat nutuk çekmeyin halka anlatın. Eleştiri ötesinde ne ürettiniz? Yolsuzluk yoksulluk için ne yaptınız? Ülkede bu kadar olumsuzluk varken siz toplumu neden kucaklayamıyor ve halkın desteğini alamıyorsunuz?

Türk dünyası politikalarınızı anlatın AB yerine Turan birliği neden kurulamıyor? Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Azerbaycan doğalgaz ,petrol ,altın, uranyum ,bakır mineralleri dolu bu alanda bir işbirliği politikası koyup kamuoyuna neden anlatmazsınız?

Artık eleştiri yerine aksiyon koyun ve tabanı terbiye etmeyi bırakıp tabanı ve halkı kucaklayın.

Aksi halde o koltukları bırakın.



SELAM SAYGI DUA İLE