Farklı Bakış

2012 Yılı başlarında Hendek Belediyesi meclisi toplantısında Kemaliye mahallesinin bir bölümünde mahalle sakinlerinin bilgisi dışında kentsel dönüşüm kararı alınmıştı.

Sn. Başbakan’ın yasaların kimseyi mağdur etmeden, kimseyi zorlamadan, vatandaşın rızası alınarak en fazla 5 kat olarak yapılması gerekir denilen bu proje; anlaşmazsanız kamulaştırırız tehditleriyle hatta bir engelli vatandaşımızın evine alelacele, gerekçesi belli olmadan kamulaştırma çıkartarak, diğer mahallelilere de gözdağı verilerek plan,  proje, bina maketi gibi bilgi edinilecek belgelerden yoksun olarak başlatıldı.

Mahalle sakinleriyle Hendek belediyesinin şirketi Himpaş arasında standartlara uymayan projenin bitim tarihi belli olmayan ve mahalle sakinlerinin aleyhine bir yığın madde bulunan sözleşme yapıldı.

Projenin başlangıç aşamasında binaların zemindeki dükkanlar dahil 5 kat olacağı söylenen binalar şu an 3 blok olarak, deprem riski olan bölgemizde 6 ve 7 katlı olarak yapılmıştır.

Sözü verilen yapılacak binaların altına otoparklar ve Cumhuriyet alanından D-100 karayoluna çıkacak yollar yapılacaktı. Bu yapılmadığı gibi bırakılacak yeşil alanında genişliği de projeye yeni blok eklenmesiyle  daraltılmıştır.

Bu arada ev ve arsalarını bu projeye vermek istemeyen  mahalle sakinleri yasal yolla haklarını arayarak açtıkları itiraz davasında mahkeme Kentsel Dönüşüm projesini durdurma kararı almıştır.

İptal kararı ardından projeyi bir rant gözüyle gören zamanın belediye yöneticileri iptal olan kentsel dönüşüm alanını “riskli” alana çevirterek bakanlar kurulundan geçirtmişlerdir.

Bitirilen binalardaki dairelerin hak sahiplerine tesliminde etik olmayan koşullar öne sürülmektedir. Hak sahiplerine sözleşmede 90 metrekare olarak dairelerin teslim edileceği söylendiği halde yapılan üç bloktaki dairelerin tamamı 120 metre kare olarak yapılmıştır. Dairelerine geçmek isteyen hak sahiplerinden 30 metrekarenin fiyat farkı ve ayrıca şerefiye parası adı altında 70-80 bin TL istenmektedir. Birden fazla daire için anlaşma yapan ve bu farkı ödeyemeyen hak sahiplerinden hisselerine düşen dairelerden bir veya ikisini belediyeye devri istenmekte ya da metrekare bazında cüz-i ücret ödenerek hak sahibi oldukları daireyi satmaya zorlanmaktadır.

 

Aradan dört yıl geçmesine rağmen belediye başkanlığı yeni maket hazırlatarak hak sahiplerine iki yıl içinde 90 metrekarelik daireler yapacağını meclis oturumunda belirtmiştir. Bu durumda hak sahipleri iki yıl daha beklemek zorunda kalacaktır. Yeni yapılacak binaların bitiş tarihleri belirlenmelidir.

Aksaması ve standartlara uyulmaması durumunda, şu an yapılmış binalar ile yapılacaklar arasında kalite farkı olması durumunda hak arama ve tazminat hakları sözleşme ile kayıt altına alınmalıdır.

     Kentsel dönüşümün amacı hak sahiplerinin mutluluğu ve güvenidir. Bu projeye bir örnek verelim : Kemaliye mahallesinde bir mahalle sakinine proje öncesi 117 m2 bahçesi ve içerisinde 70m2 + 70m2 iki katlı evi vardı, evini bir katını kiraya vererek gelirde elde ediliyordu. Kendisine proje başlamadan yapılacak hesaplamalar ile 90m2 daire verileceği belirtilmiş, şu an hak sahiplerine verilen oran %30’dan %22’ye düşürüldüğünden 80m2 daireyi  26.000-TL ilave para verirse teslim edebilecekleri yetkililerce söylenmiştir.  Mahalle sakini bu parayı vermeye durumunun olmadığını söyleyince Himpaşın yaptığı bir diğer teklifte sana 37.000-TL verelim haklarını devret şeklindedir. Sayın Haber Hendek okuyucuları bu vatandaşımız yerini kentsel dönüşüme vermeseydi bu günkü  rayiç bedeller ile 117m2 yeri ve 2-katlı evini satmış olsaydı en az  225.000-TL gelir elde ederdi. Kul hakkını gasp eden bu dönüşüm projesi Himpaş şirketi teklif ettiği 37.000-TL ile bu vatandaşımız evsiz-yurtsuz bırakacaktır.

 

Ülkemizde uygulanan kentsel dönüşüm uygulanan yerlerin İstanbul Fikirtepe haricindeki projelerin tamamı sorunlu ve mahkemelik olmuştur. Hendek Kentsel dönüşüm projesi maalesef insani değerlerin ayaklar altına alındığı insanların üzüntüye ve aldatılmışlık hissine kapıldıkları  bir durumdadır. Hak sahiplerinden bazıları asırlardır sahip oldukları ata yadigarı evlerinden kiraya çıkmış ve hatta bazı hak sahipleri yeni evlerine taşınmayı beklerken vefat etmişlerdir.

 

Belediye yönetiminin değişmesi proje sorumluluğunun başkalarında olduğu anlamına gelmemelidir. Belediyenin başkanı ve şirketi bu projeyi sahiplenip acilen yükümlülüklerini  adaletli bir şekilde yerine getirmelidir.