Kazımiye köyü (mahallesi) ve mübadele muhacirleri.

Mübadele ne demektir?

Mübadele (değiştirme- değiş-tokuş) birşeyi başka birşe ile değiştirmek demektir.

Yunanistan’da ki Türklerin kökeni

Esas konumuza girmeden önce her zamanki gibi Yunanistan’da ki Türklerin kökenine bir göz atalım. Neden Yunanistan’da Türkler vardır.

Osmanlı devleti Balkanlarda bir çok fetihler yapmıştır ve fethedilen yerlerde şöyle bir iskan politikası uygulamıştır. Bu politikanın esasları ve amaçları şöyledir.

 

  1. Fetihlerin kalıcı olmasını sağlamak
  2. Fethedilen yerlerin Türkleşmesini ve İslamlaşmasını sağlamak
  3. Fethedilen yerlerin güvenliğini sağlamak

İşte Osmanlı devleti Rumeliye geçişten sonrada bu bölgede kalıcı olmanın yollarını aramıştır. Bu amaçla da Anadolu’dan Türkmenler Rumeliye yerleştirilmişlerdir.

Tabi bunun için çeşitli teşvikler uygulanmıştır.

Türklerin Rumeli’ye (Trakya’ya) ilk adım atmaları şöyle olmuştur. Bizans imparatorluğunda yoğun bir şekilde iç mücadeleler ve taht kavgaları olmakta idi. Tahtı ele geçirmek isteyen Kantakuzen Osmanlı padişahı Orhan bey’den yardım istedi. Vede Orhan Beyin yardımı ile İstanbul’da ki Bizans tahtını ele geçirdi. Kantakuzen’de bu yardıma karşılık Çanakkale Gelibolu’da ki Çimpe kalesini Osmanlılara verdi.(1352) İşte Osmanlıların Rumeli’ye ilk adım atmaları böyle olmuştur.

Bu kaleyi adeta basamak yapan Osmanlılar bundan sonrada Tekirdağ, Keşan, Çatalca gibi Trakya da ki bir çok şehri ele geçirdiler. Daha sonra ki Padişahlar zamanında Rumeli’de ki bu fetihler peyderper devam etti.

Fatih devrinde Yunanistan’da ki fetihler

Fatih İstanbul’u fethettikten sonra 1458’de Atina 1460’da Yunanistan’da ki Mora yarımadasını aldı. Yunanistan dört aşıra yakın Osmanlı egemenliğinde kaldı.

Yunanistan’da ki bu fetihlerden sonra yukarıda belirttiğimiz iskan politikası gereğince yoğun bir Türkleştirme, İslamlaştırma faaliyeti uygulandı. Yunanistan’a Anadolu’dan getirilen Türkler yerleştirilip, yoğun bir şekilde Türk-İslam eserleriyle donatılıp, Türk-İslam kültürü geliştirildi. Bu arada konu dışı ama belirtelim ki Bosna’da 1463’te Fatih zamanında fethedildi ve bu tarihten itibaren Bosna’lılar Müslümanlığı kabul etmeye başladılar.

Yunanistan’ın bağımsızlığı

Osmanlı devleti duraklama ve daha sonra gerileme dönemine girince, 1789 Fransız ihtilalinde getirdiği bağımsızlık duygusuna kapılan Yunanlılar, Osmanlılara bağlı diye bir çok milletler gibi, isyan edip bağımsızlığını elde ettiler.

Yunanistan 1821’de başlayan Yunan isyanı ile 1832’de ki İstanbul anlaşması ile bağımsızlığını elde etmiştir.

Yunanistan ile Lozan anlaşmasında belirtilen Mübadele Protokolü

Kurtuluş savaşı sonrası 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan barış anlaşmasının görüşmeleri sürerken (müzakereler 20 Kasım 1922’de başlamıştır) Uzun müzakerelerden sonra 30 Ocak 1923’te “Yunan ve Türk halklarının mübadelesine ilişkin sözleşme ve protokol” ile mübadele sorunu çözülmüştür. (H.Cevahir Kayan)

Bu protokole göre Batı Trakya’da ki Türklerle, İstanbul’da ki Rumlar dışında, Anadolu ve doğu Trakya’da ki Rumlar ve Yunanistan’da ki Türkler değiş-tokuş edilecektir.

Mübadele ile başlayan göçler 1923 ile 1927 yılları arasında gerçekleşmiştir. Bu mübadele ile yaklaşık 400 bin civarında göçmen Türk, Türkiye’ye gelmiş. 150 Bin civarında Rum’da Yunanistan’a göç etmiştir. Türkiye’ye gelen Türkler Sakarya, Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Edirne, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Kocaeli, Manisa ve Samsun gibi illerimize yerleştirilmişlerdir.

Mübadele Muhacirleri ve Kazımiye Köyü

Şindi olayın Hendek’le ilgili bölümüne gelelim. Anlaşmanın uygulanması ile 1924 yılı Mart ayı son haftalarında Yunanistan’ın Kavala ilinin Dırama kazası Mahmut (Mamatlı) köyü ile Arpacık köylerinden 665 kişi Hendeğe gelip Kazımiye köyüne yerleştirildiler. Arpacık köyünden gelenler genellikle şuanda Kazımiyenin Arpacık mahallesinde , Mamatlı’dan gelenler orta mahallesine yerleşmişlerdir. Mamatlı köyünün şuan ki Yunanistan’da ki adı Dafnonas’tır. Son yıllarda Kazımiye köylerinden bazı vatandaşlarımız Yunanistan’a gidip bu köyleri ziyaret etmektedirler.

Bu muhacirlerin hemen hemen tamamı Tütün tarımı ile geçimlerini sağlıyorlardı. Hendek ve köylerinde 30-35 yıl öncesine kadar yoğun bir şekilde Tütün tarımı yapılırdı. O günleri yaşayan Hendek’liler bilirlerki en kaliteli Tütün Kazımiye’de üretilirdi. Artık toprağından mı, suyundanmı bilinmez. Yalnız Kazımiye’lilerin Tütün tarımında ki ustalıklarını herkes bilir.

Kazımiye adı nereden geliyor

Şimdi hepsi rahmetli olan aile büyüklerinden aldığım bilgilere göre, o zaman Hendek Kaymakamı olan Kazım Bey bu muhacirlerin köye iskan edilmeleri ve diğer ihtiyaçlarının karşılanması konusunda büyük çabaları ve çok önemli hizmetleri olmuştur. Buna karşılık zannediyorum bir jest olarak Sökköy olan Köyün adı Kazımiye olarak değiştirilmiştir. Yani Kazımiye Köyünün önceki adı SÖKKÖY’dür.

Kazımiye köyünün küçük bir bölümünde Hopa ve Arhavi’den gelen vatandaşlarımız yerleşmişlerdir. Kazımiye mahallesinden Prof. Dr. Vahdettin Sevinç, Doç. Dr. Selim İnançlı, İsmet Birkan gibi akademisyenleri, Nizamettin Ergezer gibi üst düzey görevlerde bulunmuş bürokrat, İbrahim bey gibi eğitimci-yazar yetişen ve akla gelen ilk isimlerdir.