Yaşadığımız hayat ve dünyada insanların yaşamları boyunca ikilemde bir süreç yaşıyorlar. Biraz yaşamın içinde biraz ruh dünyalarında, yani hayatımızın her anında bu ikilemler var. Aldığımız kararlar bu ikilemlerin bir tanesi yönünde oluyor. Sonuçları da insan yaşamını başarı yâda başarısızlık adı verdiği sonuçları ile neticeleniyor.

Hayatımız boyunca kendimizi bildiğimiz yıllardan günümüze kadar sürekli iki seçenek arasında kararlar vererek yaşıyoruz. Sonuçları insana katkımı sağlar, yoksa bazı olumsuzluklara mı sebep olur kendi içimizde ki aldığımız kararlar bunu belirler. Aldığımız bu kararları kendimiz aldığımızda kişisel sonuçları oluşur. Fakat bizi yönetenler bu ikilemlerde ki aldıkları kararlar ile milyonlarca insanın hayatına yön verirler ve kaderini tayin ederler.

Hepimizin tarafı olduğu siyasal bir mensupluğumuz bulunmaktadır. Gençliğinde idealist olan kişiler, siyasal yaşama geçtiklerinde nedendir bilinmez, sürekli bir ikilem ve Araf’ta siyaset yaparlar. Sonuç hiç değişmez. İkilemlerin sonunda aldıkları kararları sadece kişisel ve yandaşların lehine sonuçlanır. Son yıllarda işlenen Kadın cinayetleri potansiyel suçluların ortalıkta rahatça dolaşmaları, kamuoyunun tepkisine rağmen kanun yapıcılarının ve uygulayıcıların, ikilem içerisinde ki tavrını hayret ve esefle izliyoruz.

İşlenen cinayetler, parçalanan aileler ve ensest ilişkilerin sonucunda hayatı zindana dönmüş yüzlerce insan. Toplumda izlenen ve basına yansımayan yüzlerce bu tür olaylar. Tüm bunlara sessiz kalan adalet sistemi, ceza sistemi, bu kanayan yaraya dur demeyen siyasiler. Bu acı tablo ülkemizde çok uzun yıllardır vahametiyle can yakıyor, can alıyor.

Bakıyorum da konu maddi olunca son 30 yıldır tüm siyasiler ikilemde kalmıyor ve kararlarını oy birliği ile veriyor. Ama olay topluma yansıdığında bu ikilem hiç bitmiyor ve konu asla sonuçlanmıyor. Yazılarıma aldığım tepkiler oluyor. Bu aslında çok güzel. Eleştirileri okuyorum. Birkaç satırla okurlarıma cevap vermek istedim.

Yazdığım her yazıda şunu özellikle vurguluyorum. Müslümanlık Arap olmak, Araplar gibi yaşamak, Arapçayı bilmek, onları örnek almak, onların kültürleriyle yaşamak değildir. Arap seviciliği bu sempatizan insanların Müslüman olduğu anlamına gelmez. Yazılarımda özellikle bunu vurguluyorum.

İkilem demiştim ya, şimdi hayatı boyunca İslam’ı ve Müslümanlığı yaşadığını, Müslümanlık ölçüsünü Arapları severek, onları örnek alarak yaşayan ve bizleri eleştiren arkadaşlarıma birkaç kelime örnek vermek istiyorum.

Günümüz siyasileri yukarıda belirttiğim hangi olayda tedbir almışlar, diyanet işleri hangi Cuma fetvasında bu konulara yer vermiş. İkilemden bir türlü çıkmayan bir davranıştalar. Tabi ki; yukarıda yazdığım gibi burada da alınacak karar halkı etkileyecek ve ikilem devam ediyor.

Geçen yazdığım bir yazıda arkadaşımızın biri yorumunda sorsam Müslümanım dersin diye güya bir atıfta bulunmuş. Şimdi ben mi Müslümanım, Yoksa sen ve senin Müslüman sandıkların mı bu kararı verecek. Bence kararı okuyucular versin.

Kadın cinayetlerine dur demeyenler, ensest ilişkileri gündeme dahi taşımayanlar, devletin her kuruşunu hakmış gibi görüp yiyenler, lüx içerisinde har vurup harman gibi savuranlar, İşe girmek isteyen gençler, binlerce mağdur olan emekliler ve emekli olmak için bekleyenler, kapanan şirketler, işletmeler ve hiçbir olumsuzluktan etkilenmeyen siyasi yakınları, yandaşları Televizyonlarda sürekli şükür edin diye fetva veren Milyoner hocalar, Camilerde siyasi hutbe okuyan ve bunlara ses çıkarmayan insanlar. Şimdi arkadaşa ve sizlere soruyorum. Hangi dinde bunlara göz yummak var?

Yoksa Müslümanız diyen ve bunlara göz yumanlar, Cehennemin olmadığını mı öğrendiler, yada Şükür hocaları bunlara hitap etmiyor mu?

Dünyada işim gereği ne kadar ülke gezdiğimi bilmiyorum. Ama gezdiğim tüm yabancı ülkelerde, tanıdığım farklı dinlere mensup insanlarla sohbet edip, onlara gücümüz yettiğince kendi dinimiz ile ilgili birkaç kelime etme fırsatı bulduğum yıllar oldu.

Edindiğim tecrübeler ve konuşmalar sonunda hırsızlık, cinsel istismar, zina, kul hakkı tüm dinlerde suç ve cehennemlik fiiliyatlar.

Şimdi hayatımızda nadide yaşadığımız ikilemden çıkıyoruz ve şu soruyu soruyoruz. Bu ülkede yaşananlar ve bunlara göz yumanlar. Tek soru şu Hangi Dindensiniz?

Ey arkadaş ben Müslümanım, Türk’üm Elhamdülillah. Gücüm bu kadar. Bu olaylara her mecrada tepkimi gösteriyorum. Hırsıza, Hırsız, Ahlaksıza Ahlakız, Haine Hain diyecek kadar cesaretim var. Şimdi sende Müslümansın. Cennet ve Cehenneme inanıyorsan ya göz yumanlara tavrını belirle, yada yaşamdaki yerini. Tek soru tek cevap. İkilem yok.