Vatan, Millet, Sakarya, Hendek

Milli ve dini günler bir araya tesadüf ettiğinde hissediyorum ki her zamankinden farklı bir heyecan oluyor içimizde. 

Böyle günler, bir yandan fani olmanın bir eksiği olan günahlarımıza karşı yüce Allah’tan bağışlanma dilemenin bir vesilesi iken, diğer yandan ise istiklalimizin elimizde olmasından dolayı şükrümüzü sunmanın en güzel fırsatı olsa gerek…

Düşünsenize! 
Kendi yurdumuzda esir düştüğümüzü! Yolda yürürken kardeşlerimize; vakit girdiğinde sağ ve sol yanımızda duran meleklere selam bile vermekten çekinir olduğumuzu…

Aman Allah’ım ne büyük işkence!
Belki isimlerimizi bile değiştirmeye çalışırlardı. O vakit nasıl kahrolurduk, bir getirsenize aklınıza!

Bunları düşününce yanlışım varsa Allah affetsin, şunlar geçiyor içimden: Ha aklı yerinde olmayan bir insan ha istiklali olmayan bir millet! Yoktur zannımca ikisine de mükellefiyet!

Peki mükellef olmayana mükafat olur mu?

Ya da bu dünyada mücadele edip şanla, şerefle başımız dik ahir zamana göç etmez isek, o ahir bize ebedi olur mu? 

Bu soruların cevabını yüce Allah bilir!

Ancak hamdolsun ki!
Türk milletinin aklı, her ne pahasına olursa olsun istiklalimizi kaybetmeyecek derecede yerindedir.

Berat Kandilinizi kutlar, başta Çanakkale şehitlerimiz olmak üzere cümle şehitlerimize ve kahraman ecdadımıza rahmetler dilerim. 

Ruhları şad olsun!
Allah bizleri ebedi alemde onlarla karşılaştırsın.