Bir gün fındık bahçesinin yemyeşil olduğu bir zamanda otururken dünyayı ve yaşamını düşünmeye başladım.

     Ne güzel dedim şu dünyada yemyeşil bir ortamda kuşlarla böceklerle yaşamak. İnsana ferahlık veren bir ortam ve çok güzel bir hava. Düşündüm….. Yarabbi dedim bize neler verdin. Oysa biz sana verdiğimiz sözlerimizi kulluk görevimizi yerine getiriyor muyuz diye. İşimizin ve  mal durumumuzun iyi gittiği zamanlarda değil seni Ya Rabbi kendimizi bile düşünmüyoruz. Nefsimiz neyi emrediyorsa onu yapmaya çalışıyoruz. Yapıyoruz da. Başkasının hakkını yemek komşusunun sınırını tahrip etmek yemek yediğimiz ağzımızdan kötü kelimeler çıkarmak, çevremizi, çevre temizliğimizi bir kenara bırakıp her tarafı pisletmek yerlere ağzımızdan çıkardığımız yazmaya bile elimin varmadığı dışkıları tükürmek, kar edeyim diye günahların en büyüğünü yani yalan söylemek(Hayvanını satan biri sabahtan satacağı hayvana isteyeceği parayı gözünün önüne getirmek…sonrada vallahi bu hayvan bu parayı bu gün gördü demek….)be adam alıcı olan fiyatı hayvana sormuyor ki sana soruyor. Yoksa sen……..Ülkemizde daha önce de böyle hastalıklar oldu. Yine aynı terane 1.75krş olan makarna 4TL.Biz bunu hak etmiyoruz. Hükümetimiz bu konuda çok duyarlı, doğru. Ama yanlış olan bir şey var ortada oda bizim yaptığımız. Ey kendini bilmez kişiler! Bırakında bizim sağlığımızla ilgilenen hükümet bir de bizim akla gelmeyecek işlerimizle uğraşmasınlar. Bir yıl önce 100 tanesini 50 TL ye aldığımız maskelerin tanesi 50krş iken şimdi bir tanesi 35 TL utanın sıkılın.

       Sağlık Bakanımız dışarıya mecbur kalmadığınız sürece çıkmayın diye defalarca uyarıyor. Biz ne yapıyoruz, tam tersini.. Bakan çıkmayın diyor biz ne varmış canım bu kadar abartıyorsunuz çıkarız diyoruz. ALLAH sağlık bakanımızdan razı olsun sanki kendisi hasta olacakmış gibi öyle güzel tedbirler almış ki ülkemiz bu virüse karşı en iyi korunan ülke olmuş. Biz vatandaş olarak gelin üzerimize düşen ne varsa onu yapalım. Bize resmi açıklamalarda ne söyleniyorsa ,nasıl hareket etmemiz  gerekiyorsa öyle yapalım. Yapalım ki hükümetimiz bizimle değil bu tehlikeli virüsle uğraşsın. Karantina deniliyor ve bu neyi gerektiriyorsa yapılacakları can kulağı ile dinleyerek harfiyen yerine getirelim. Allah kabul etsin; ümreden dönen hacılarımız hakikat kapısından dönerken virüs hakikatını gördükleri halde hileye kandırmaya yalana destek oluyorlar. Uçaktan İstanbul’a inen bazı zavallılar ne düşündülerse karantinaya girmemek için özel otobüs tutarak Erzurum’a gitmeye çalışıyorlar. Erzurum Valimi bu konudaki duyarlılığından dolayı kutluyorum. Allah ondan da razı olsun. Belki de O insanlar karantinadan kaçacaklardı ama insanlara zarar vereceklerdi. Gelin toplum olarak başımızı iki elimizin arasına alıp iyice düşünelim. Elimizden ne geliyorsa hükümetimize bizim sağlığımızı koruyan sağlık personellerimize yardımcı olalım.

           Dünyamızı etkisi altına alan bu virüse çok önceden gerekli tedbirlerin alınmasını sağlayan başta sağlık kurulu başkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a, Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin KOCA’ya ve sağlık kurulu üyelerimizin hepsine şükranlarımı sunuyor, Yüce RABBİM işlerinde onlara sağlık ve kolay versin diyorum.

           Hepimize Yüce ALLAH’tan sağlıklı günlerin olmasını diliyorum. ALLAH’A EMANET OLUN…..!

YA RABBİ BİZİ SEN YARATTIN SEN KORU.SEN BİZE ÇEKEMEYECEĞİMİZ YÜK YÜKLEME.BİZLERE SAĞLIK VER.SEN BU VİRÜSLE SAVAŞANLARA YARDIM EYLE….!

AMİNNNN……!