ideoloji; dünyayı belli bir biçimde sunan, yorumlayan, değerlendiren, simgesel yüklü inanış ve anlatım örgüleridir; belli eylem tarzını biçimlendirecek, diğerlerini ise uygunsuz kılacak şekilde tasarlanmışlardır.

İdeoloji, karakteri gereği sınıf veya küme çıkarlarını savunduğu halde, bunları evrensel gerçekler olarak sunduğu için ve bu şekilde gerçeğin tümünü yansıtmadığı için doğrudan bir sapmadır ve aldatıcıdır. (Ergil, 1983: 15).



Şerif Mardin, üç ideolojik yanlılık unsuru tespit etmiştir. Bunlar;



(1) insanın içinde gömülü olduğu grubun etkisi,



(2) olaylara bakılan kültür gözlüğü ve



(3) toplumun simge dağarcığını koruyan, simgeleri yazılı veya sözlü olarak kitlesel anlamda kullanan aydınların etkisidir. (Mardin, 1976: 100).



Elbette insanların grupların milletlerin bir ideolojiye sahip olması ve bu ideolojilerin fikirlerin peşinden koşması doğaldır.



İdeolojik yanlılığımız bizi farklı simgeler etrafında toplamaktadır.



Ülkücülerin Bozkurt sembolü, devrimcilerin Kızıl Yıldızı, sosyal demokratların altı oku yada Atatürk imza ve bayraklarını kullanması örnek olarak verilebilir.



Burada bir tespit yapmalıyız ATATÜRK tüm TÜRK Milletinin ortak değeridir bir ideolojiye ait görülmemelidir.

Faklı farklı milletlerin farklı sembolleri ve bu sembollerin farklı dili mevcuttur.

İslam dünyasını hilal temsil ederken Hristiyanlığı haçın temsil etmesi de başka örnekler olarak verilebilir.
Refah ve saadet partisi ideolojisi partisi olarak görülmektedir. Ancak AKP bir ideoloji partisi değildir. Farklı ideolojilerden etkilenmiş ve farklı eğilimlerin buluştuğu bir merkezi partidir.

Son dönemde ideolojisi ve sembolü bulunmayan AKP’nin Rabia işareti kullanarak bir sembol ile bir ideoloji üstlenmeye çalıştığı görülmektedir.



Burada kimin hangi ideolojiye inanması ya da hangi sembolü kullanması sorunumuz değil.İdeolojileri anlayamayan sindiremeyen insanlar fikirlere değil insanlara ve olaylara bağlanmakta ve eleştirel aklını yitirmektedir.

Zaman içinde gerçekler yada doğruların yerini itaat ve taassup almaktadır. Bu durum ideolojik körlüğüne neden olmasıdır.



Elbette CHP de MHP de ideolojik körlüğe yakalanan insanlar mevcuttur. Fakat bu gün hem CHP de hem MHP de lider ve teşkilatlar tabanı tarafından eleştirilmekte farklı fikirler ortaya çıkmaktadır. Bahçeliye iktidarı döneminde tabanı eleştirililer yapmış genel merkez bunları duymam azlıktan gelmiş ve sonunda parti baraja takılıp meclis dışında kalmıştır. Baykal’a Kılıçtaroğlu’na eleştiriler her zaman olmuş hatta bu günlerde aday tespitindeki eleştirilerle CHP ulusalcı millet vekilleri ciddi bir muhalefet yapmaktadır. İdeolojikkörlük en çok AKP tabanında mevcuttur.

Sorgusuz sualsiz itaat mantığı oluşmuştur. Lider parti asla hata yapmaz. Oysa insan varsa hata vardır.

İtaat sadece HAK ‘a Kuran’a dır.







Yıllardır cemaatin faaliyetleri ve kadrolaşmasını hatta Pensilvanya’dan ülkeyi yönetmeye çalıştığı Bahçeli tarafından söylenirken iktidardakiler susuyor ve bu gerçeği görmemezlikten geliyordu.



İsrail ABD lobisinden ve dış mihrakların ülkenin altını dinamitlediği söylenince bakanlar ve başbakan paranoya içindesiniz diyordu.



Gazeteciler askerler içeri atılırken savcılar görevini yapıyor deniliyordu.



Sonuç bakan çocuklarına iş gelince savcılar suçlu hukuksuz, cemaat çete ve dış güçlerin hükümeti devirme ve bu olaylarda dış mihraklar var denmeye başladı.



İşte bu tam bir ideolojik körlüktür.



Hukuk size dokununca mı aklınız başınıza geldi?



Pe ki bunlar ideolojik körlük değil midir?

Ya hırsızlık, rüşvet ve benzeri suçlara bulaşanları nasıl aklarsınız. Savunursunuz?



Nerede adalet duygusu kul hakkı?



SELAM SAYGI DUA İLE