Ey insanoğlu!

Neydin?

Ne oldun?

Nereye gidiyorsun?

Şu son 6 ay içinde yaşadıklarımı, tanık olduğum ve bizzat içinde bulunduğum olayları ve gördüklerimi bu yaşıma gelinceye kadar ki zamanda ne yaşadım ne tanık oldum ne de gördüm.

Güvenmek, inanmak, merhamet etmek, yardımcı olmak, paylaşmak gibi insanların taşımasının asıl olması gereken ana duygularının yerini, bir takım insanların yalan söylemek, hak yemek, menfaat için görüşmek, dolandırmak, aldatmak gibi harekete çevirdiklerini gördükçe insanlığımdan utandım ve bu insanlardan usandım...

Gözünün içine baka baka yalan söyleyenin karşısında bile kafam karıştı aklım şaştı...

İnadına iyilik inadına doğruluk derken,

iyilikten korkar oldum, doğruları şaşar oldum.

Merhameti rahmetli edecekken, az kalsın paylaşmayı unutacaktım.

Yok Arkadaş!

Yok Kardeşim!

Bu böyle gitmez. Bu devran böyle hiç dönmez.

Neydin?

Ne oldun?

Nereye gidiyorsun?

Bak yine soruyorum...

Sen bir Ademoğlusun.

Sen Allah cc. 'in aciz bir kulusun.

Küçüktün büyüdün...

Hem bedenin hem variyetin büyümüş olabilir.

Ama sonunda gideceğin ve varacağın yer belli.

O zaman bu neyin raconu?

Çok şaşırmıştım bu racon kelimesini duyunca.

Adamın birine bir gün;

"Bak yalan söylüyorsun, verdiğin sözleri tutmuyorsun, insanları kandırıyorsun, Allah'tan kork!" deyince,

Bana verdiği cevaba bakın,

"Bunlar ticaretin raconu, bunlar siyasetin raconu. Bunları yapmazsan ne ticaret ne de siyaset yapamazsın" dedi.

Vay ki ne vay...

"Hadi ordan deyyus. Bize emredilen Hakk yolundan asla ayrılmamak. Ticarette siyasette senin yolundan değil Hakk'ın yolundan gayet de güzel yapılır. Sen git o kıt aklınla bak işine."

Dedim, ama verdiği cevaba güler misiniz, ağlar mısınız?

"Sen bu kafayla ne ticaret ne de siyaset yapamazsın. "

Bunun gibilerle uğraşılmaz.

Ben bunları Allah cc ' a havale ediyorum.

Senin yanına, kapına gelip ağlayan, sızlayan, senden yardım isteyen birine, elindeki imkan dahilinde, merhamet etmek ve yardımcı olmak önce Allah cc 'in emridir, sonra insanlığımızın gereğidir. Bu benim imtihanımdır.

Eğer benim kapıma gelen kişi de beni aldatıp, kandırdıysa, iyi niyetimi kullandıysa da bu onun imtihanıdır.

Bize enayi, saf deseler de...

Biz bu yürekle bakar, bu inançla yaşarız.

Hatırı parayla, itibari yalanla değiştirmeyi kendine yakıştırmayanları dost biliriz, kardeş görürüz.

Büyüdükçe küçülür,

Yükseldikçe alçalırız.

Doğruluğu ve iyiliği emreden Yüce Yaradanımız,

"Kapınıza geleni boş çevirmeyin " diyen ahlak timsali peygamberimiz var bizim.

İnandığınız bu yolda devam etmekten, inadına yürümekten korkmayın.

Herkes kendine yakışanı yapar.

Sonunda herkes kendine yakışanı görür.

Sabret,

Şükret,

Ve Seyret... Allah a emanet olun...