admin @ site.com

İşte size alın bir yahudi sözü...

Ve  bizlere empoze edilerek, duygularımıza sokulmuş hain bir tuzak.

Evet tuzak. Neden mi?

Çünkü; bizler “Her koyun kendi bacağından asılır.” dedikçe, kendimizi geri çektikçe bencilleştik, etrafımıza karşı duyarsız olduk.

Gördüğümüz kötülüklere, fark ettiğimiz yanlışlıklara müdahale etmek yerine ya “Bana ne.” tavrı takınıyoruz ya da normalmiş gibi davranıp, yandan yandan ortamdan uzaklaşıyoruz.

Peki; hiç düşündünüz mü vicdanınız nerede? Hatta inandım diyen imanınız nerede?

Beni asıl hayrete düşüren, sorunları ve zararlarını bildiği halde ve birey olarak müdahale edebilir olduğu halde umursuzca davrananlardır.

Elini taşın altına koymaktan korkarak ,üstelik durumu ve gücü yerinde olanların ,yapılması gereken durumlar karşısında çekimser kalması ve kenarda beklemeyi tercih etmesi ne kadar vicdan sahibi olduklarını ve  ne kadar insani ve iman i bir ruh taşıdıklarını ,şöyle bir düşünmek gerekir.

Olay belli, sorun belli.

Adam ortada, yaptıkları ortada.

Olayı bilmek soruna da müdahale etmek kimin işi?

Amaaaan...

Derdin mi yok kardeşim?

Kendine dert mi arıyorsun?

Sana ne ? Bulaşma.

O elbet belasını bulur.

Daha yazamadığım birçok laf söz...

Diye diye, yetkiler rüşvetçilere, makamlar haramzedelere verildi, o koltuklara iş yapmayan ya da yaptıkları işleri kendi menfaatlerine yönlendirenler, insanları lafla ve sözlerle kandırarak icraate gelince kaçanlar oturtuldu.

Halk olarak, insan olarak bizler ne yaptık?

Ya sustuk seyrettik, ya unuttuk devam ettik, ya da kızdık ama çözümü hep başkalarından bekledik.

Bunların sonucunda ise asılan bir koyun vardı ya...

İşte o çürümeye, hatta kokmaya ve çevreyi bu koku kaplayıp da hastalıkları seyredenlere yaymaya başladı.

Sizin karışmadığınız ve müdahale etmekten çekindikleriniz artık size zarar vermeye başladı.

Burası ye, iç, yat, rahat yaşa, etliye sütlüye karışma, sus, pus, görme, duyma, bilme dünyası olsaydı, inananlar için de imtihan dünyası olmazdı zaten.

Nasıl olsa hesap var diyerek, hak yerini bulacak diyerek şahit olduklarına şahitsizlik etmeyi tercih edenlerin de, yerinden kımıldamayıp oturup seyretmeyi tercih edenlerin de verecekleri bir hesapları, ödeyecekleri hakları da mutlaka olacaktır.

Haksızlıkların karşısında durmamalıyız, yapılması gerekenlerin üzerinde çalışmaktan ve gerekirse o zorluklara karşı direnmekten vazgeçmemeliyiz.

Yıpranacak olduğumuzu bilsek de Hakk yolunda ilerleyerek insanlığa atacağımız her adımdan geri dönmemeliyiz.

Baş olacaksak baş, yardımcı olacaksak arkadaş, en güçlü bir yoldaş olmaktan korkmadan çalışmak bizlerin asıl görevi olmalıdır.

Neyi bekliyorsunuz?

Nelerin olmasını istiyorsunuz?

Koyunlar kokmaya başladı !

Kokan koyunların kokuları yayılmasın diye üzerine parfüm sıkıyorlar !

Görmüyor musunuz?

Çürüyünce, kurtlanıp, etrafa hastalık yayacaklar.

Bize düşen hastalık yayılmadan müdahale edip, koyunları tarihe gömmektir ki,

bunu yapacak güç elimizde...

Demokratik hakkımızı kullanarak gömelim tüm kokmuş koyunları.

Vermeyelim bir kez daha yetkileri, unutmayalım bizi aldatanları.

Başımıza getirelim Hakk’ı tutup, Hakk a tapanları.

Yok koruyacak inan arkadaş ,bizden başka  ,bu vatanı.

Allah'a emanet olun...