Farklı Bakış

(sendikalar ve sivil toplum örgütleri)

Günümüzde toplumun sorunlarının çözümü sadece devletin görevi olmaktan çıkmıştır. Bireyler duyarlı oldukları konularda bir araya gelerek, toplumun önemli ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarına çözüm bulabilmek amacıyla sivil toplum örgütlerini (S.T.K) kurmaktadırlar.

Sivil toplum örgütleri hizmetlerini para karşılığında yapmazlar. Kişiler sivil toplum kuruluşlarına birey katılımlarının etkinliği oranında yurttaşlık bilincini kazanır. Sivil toplum kuruluşları, devletin bazı görevlerini gönüllü olarak yerine getirilmesi yoluyla vatandaşın yönetime katılmasını sağlar.

Vatandaşların  sivil toplum örgütlerine katıldığı oranda devletin çalışmaları denetlenmiş olur. Çoğulcu demokrasiler halkın katılımı ile gerçekleştirilebilir. Demokrasinin pekiştirilmesi, farklı görüşlerin özgür biçimde ifade edilmesiyle mümkün olacaktır.

Siyasetin, parti üyeliği ve seçimlerde oy kullanma zannedildiği günler mazide kaldı. Günümüzde sivil toplum kuruluşları toplumun günlük yaşayışını, ülkenin gidişatını izleyerek  sorumluluk almaktadır.

Bu açıklama bağlamında Hendek’teki Sivil Toplum Kuruşlarını inceleyecek olursa, maalesef demokratik açıdan bazılarına Sivil Toplum Kuruluşu demek ülkemizdeki S.T.K’lara haksızlık olur. Hendek, halkının büyük çoğunluğu derneklere sıcak bakmıyor. Bizce bunun en önemli nedeni ülkemizi yöneten siyasi iktidarın Hendek’te ki temsilcileridir.

Hendek’te 1999 yılında yerel iktidarın değişmesi ile birlikte ilçede ne kadar dernek, meslek odası, esnaf odası, vakıf vs. varsa hepsinin üzerine gidildi. Ya yönetimleri değiştirildi, ya da taraf olmaya zorlandı, değiştirmeye imkan bulamadıkları S.T.K’lara biat ettirildi. 

Bugün Hendek’te ortalama bir yurttaşın herhangi bir S.TK’ da görev alıp kamu yararına çalışabileceği özgür bir ortamdan söz etmek olanaklı değildir. İktidar yandaşı bir dernekte görev almak veya yeni bir yandaş oluşum için girişimde bulunursan bütün kapılar açılır. Bir şehrin zenginliği parasal zenginlik değildir. Apartmanlar, AVM’ler, gökdelenler şehri doldurabilir. Bunlar şehre zenginlik katmaz. Asıl olan  o şehirde yaşayan insanların eğitim düzeyinin yüksekliği, kültür, sanat, edebiyat, müzik, özgür yerel basın, Tiyatro ve Sivil Toplum Kuruluşlarının  insanların yaşamına kattığı zenginliktir. Hendek’te yollar, apartmanlar, O.S.B var. Büyük metropollere yakın. Hendek’te olmayan ise  insanların kendilerini ifade edebilecekleri, siyasi bir baskıya uğramayacakları özgürlük ortamının olmamasıdır. Hendek’te her şeyi ele geçirdim, burada benim dediğim olur diyenler yarattıkları baskı ikliminin bir gün kendilerini vuracağını, kapının önüne konulduklarında sanırım anlamışlardır.