Vatan, Millet, Sakarya, Hendek

YSK tarafından seçim takvimini açıklamasıyla siyaset sahnesi hareketlenmeye başladı. Vatandaşlarımız açısından takvimin en merak uyandırıcı kısmı ise adayların belli olma süreci.

Benim belki on yıldır sade vatandaştan aldığım izlenim siyasette kendisini heyecanlandıracak yep yeni yüzler görmek istemesi.

Milliyetçi Hareket Partisi Sakarya’da bu isteğe cevap verecek bir liste ile ortaya çıkacak gibi duruyor. Listenin tamamında ne olur bilemiyorum ancak mevcut il başkanı Muhammed Levent Bülbül’ün aday adayı olması onu tanıyan, hayatında bir dakika olsun onu dinlemiş herkesi heyecanlandırdı.

Beş yıldır il başkanlığı yapan Bülbül ciddi bir siyasi bilgi birikimi olan, çocukluğundan itibaren Türk milliyetçiliği davasının içinde büyümüş bir kişilik.

Geçmiş dönem Ocak yöneticiliği, İlçe başkanlığı ve son dönem il başkanlığı ile teşkilatın içinden gelmiş biri. Tarih bilgisi, din ve dünya işleri ile ilgili yetişmişliği ile tam bir Türk İslam Ülkücüsü.

Çocukluğumuzdan itibaren kendisi ile tanışmakla birlikte 2013 Mart ayından itibaren sayın başkanımız Muhammed Levent Bülbül ile birlikte il yönetiminde görev yapmaktayım.

Bu süre zarfında sık aralıklarla birlikte birçok kritik seçim ve hayati süreçler geçirdik.

2013 yılında başkanımız bu ateşten gömleği giydiğinde teşkilat dahi kuramaz dedikleri yerde, en canlı ve davasına en candan bağlı şekilde teşkilatlar kurmayı Allah ona nasip etmiştir.

Tabelaya çok yansımasa da yerel seçimde 160 bine yakın, genel seçimde ise 115 bine yakın oy ile Sakarya tarihinin en yüksek oylarını almayı Allah bizlere nasip etmiştir. Sakarya’da ikinci vekil çıkarılmasına üç bin oy ile ilk defa bu kadar çok yaklaşılmıştır.

Geçtiğimiz 5 yıl içerisinde, Liderimizin ülkemizin geleceği için aldığı kararları, noktasına, virgülüne kadar bizlere izah eden il başkanımız, zor zamanlarda yol göstericimiz olmuş, kimimizin belki bir uçuruma kayıp yuvarlanması an meselesi iken elini uzatıp bir arada kalmamızı sağlamıştır.

Yaşadığımız her dönemeçte benim diyen ülkü devlerinin ağzını dahi bıçak açmaz iken, sayın başkanımız tek başına olayları ve gerçekleri bizlere ve tüm Sakarya halkına izah etmek için sesi kısılana kadar mücadele etmiştir.

Kıymetli okuyucularım, ömrünü Türk İslam davasına adamış değerli dava arkadaşlarım;

Bugün şimdiye kadar geçtiğimiz süreçlerin hepsinden daha kritik bir sürece girmiş bulunmaktayız.

Bu tarihi süreçte biz ülkücülerin Rahmetli Ziya Gökalp’in “Sakın hakkım var deme, hak yoktur! Vazife vardır! Sen ben yokuz biz varız!” öğüdünü kendimize kılavuz yaparak bir bütünlük içerisinde hareket etmeliyiz.

Ve bu öğüde paralel olarak şunu ifade etmek isterim ki,

Sakarya’da en zor zamanlarda bu kutlu mücadeleyi veren değerli başkanımızın, her türlü makama ve mevkie kapasite, bilgi birikimi ve mücadele anlamında hakkı olup olmadığını sizlerin taktirlerinize bırakmakla birlikte; Sakarya’da insanlarımızı heyecanlandırıp umut olacak, peşinden ikinci üçüncü vekili çıkaracak bununla da kalmayıp 2019’da yapılacak yerel seçimlerde bize 4-5 belediyeyi kazandıracak zorlu ancak bir o kadar kutsal bir vazife sayın başkanımızı beklemektedir.

Başkanımızın liste başı olması bu kritik süreçte sen-ben ve hak talebi noktasında yaşayacağımız olası sıkıntıları da en aza indirecek, hakkı olduğunu düşünenler dahil herkes biz olmak noktasında bu kararın ardında durarak Sakarya’da görülmemiş bir dizi başarının ilk adımını atmış olacağız.

Allah başkanımızın yolunu açık etsin, bu vazifenin altından kalkacağına dair inancımız tamdır.

Bizler onun ifadesi ile “adımız sanımız anılmadan yok olalım gitsin, bu millete feda olsun bu can bu varlık” diyerek bıraktığı emanete sahip çıkacağımıza söz veriyoruz.

Değerli dava arkadaşımız yeni il başkanımız Ahmet Ziya Akar beye muvaffakiyetler diliyoruz.