Kanunlara göre ahlaka aykırı amaç ve çıkarlara alet edilemeyecek olan basın yayının, başta salgın hastalıklar olmak üzere sayısız küresel problemle baş ettiğimiz şu dönemde doğruyu ne derece yansıttığı, akıllarda soru işareti bırakan önemli konulardan biri. Problemlerin nasıl yansıtıldığının yanında, halkın bundan nasıl etkilendiği de merak konusu.

  Günümüzde, ani bi ortaya çıkışla dünya çapında hızla yayılması ve etkisini büyük ölçüde göstermeye başlaması bakımından, geçmişten bu yana görülmüş en çok can kaybına sahip küresel salgın hastalıklarından biri olan koronavirüsün, ülkemiz nüfusu ve ekonomisinde yarattığı kötü etkilerle birçok felaket senaryosunun yazılmasının yanında; kişisel ve çevresel hijyenin en üst düzeye çıkarılması, doğa tahribatının minimum düzeye indirilmesi gibi olumlu etkilere de sahip olduğunu görüyoruz. Koronavirüsün gelişiyle halkın bilgileri haber kanallarından almaya başlamasıyla oluşan güven artışı, televizyon izleme oranında yaklaşık %23' lük bir artışa sebep olmuştur.

  Doğruluk ve tarafsızlık gibi önemli açılar yakalamayı hedefleyen basın yayın toplumsal refleks yaratmada çok güçlü. Bunu, küresel problemlerin yayınlanma şekli bağlamında değerlendirdiğimizde, eksiklikler de göze çarpıyor. Çağımızın önemli küresel problemlerinin yeterli şekilde ele alınmayışı ve ele alındığı öçütte doğru şekilde aktarılmayışı, yanılma ve ürkütmelere de sebep olabiliyor. Bu yüzden halkı bilgilendirme ve yönlendirmede önemli yere sahip olan basın yayının; mesleki etik, basın ahlakı ve kamu yararı açısından özellikle toplum olarak yeniden ayağa kalkmak için canla başla uğraştığımız bir dönemde daha dikkatli ve özenli davranması bekliyoruz.