"Eşhedü en Lailahe illallah ve eşhedü enne Muhammed en abduhu ve rasuluhu"
diyerek islama gireriz.

Hiç dikkatinizi çekti mi?

Bunu söylerken "Allah birdir ve Muhammet onun kulu ve elçisidir" diyoruz.
Cenab-ı Hak ,Efendimize (S.A.V) bile kulluğu elçiliğinden önce vermiştir.

Hz Muhammed (S.A.V) kızı Fatıma 'ya dahi;peygamber kızı olmasının onu kurtarmayacağını ve kulluk vazifelerinin onu kurtarabileceğini öğütlemiştir.

Cenab-ı Hak yarattığı varlığa bulunduğu makama göre değil o makamın verdiği vazifelerdeki yaptıklarına göre hesap soracaktır.

Bunların hepsini bilriz de iş görev bilincine gelince acaba yetkinin verdiği kuvvetle işimize geldiği gibi mi davranırız.?

Şu makam ve mevki sahipleri,onca insanın yükünü yüklendiklerinin farkına varsalar o mevkide bulundukları süre içerisinde attıkları bir adımın bile hesabını yaparlardı.
Yapmaları da gerekir...
Yoksa dünyadaki işleri hammallıktan öteye gitmez.
Yüklen yüklen veballeri sonra ver verebilirsen hesabını...

Doktor da olsan,öğretmen de olsan hatta mimar,mühendis de olsan hatta başkan da kaymakam da vali de olsan...
Bu böyle gider.
Aldığın göreve göre elbet sana birgün "gel bakalım buraya" denilecek...

Bazı insanların mevki kazanıp da o makamlarda oturduklarında üstlendikleri vazifeleri yaparken önemsemez ve hesapsızca görüyorum.Tabi ki bu benim düşüncem...
Ama vazifeleri gereği yapmaları gereken doğru işler eğrilip bükülmeye başladığı aşikar oluyorsa bu da sadece zararını çekenlerin değil herkesin düşüncesi olur.

Bu hususta çok etkilendiğim bir anımı yazmak istiyorum;
gıda yardımı dağıtırken beni tanıyan kadının biri yanıma gelerek evli kızı için nakit para yardımı istedi.
Biliyorum ki kadının variyeti yerinde ama kızının durumunu bilmem...
Kızının eşi olup olmadığını,engel durumunun olup olmadığını ,kirada mı kendi evi mi olduğunu sordum.
Daha birçok soru da sordum.
Sonra madem kızın zor durumda neden yardımcı olmuyorsun deyince verdiği söz kalabalığı cevaptan anladım ki kızım da olsa bana dokunmasın,ben başka yerlerden faydalandırayım düşüncesinde.

"Kusura bakma kardeş bizim önceliğimiz kimsesizler,yetimler,diğer ihtiyaç sahiplerini ise devamlı değil destek amaçlı önceleriz.Bunu yaparken de araştırırız.Evet bu kolilerin dağıtımı benim elimde olabilir.Ben Rabbimin rızasını kazanmak için çalışıyorum.Bizler onun hizmetkarlarıyız.Ancak adaletsiz davranırsam hammallıktan öteye gidemem.
Bak koşturuyoruz,yoruluyoruz ne için, ahireti kazanmak için.Ben yarın hesabımı tek başıma vereceksem ve buna inanıyorsam kimseye hammallık yapamam."
dedim.Kadın tabi ki kızdı bana ama umurumda değil.

Yetki almak çok meşakkatli bir o kadar da önemini düşünürsek zor iştir.
Ancak bu zorluklardan kaçmak için yetki almamak da olmaz.Önemli olan üzerinizdeki yetkiyi doğru yolda ve adaletle,hak yemeden ve yedirmeden kullanmaktır.
İşte bu sebeple görev yetkiden önce gelmelidir.

Rabbim dünya makamlarımızı iyi kullanarak,vazifelerimize uygulayarak ahiret makamlarımızı yükselten kullardan eylesin !

Allah a emanet olun...