Şu fani ve ölümlü dünyada her şeyin riyası olur. Tüm duyguların, sevginin, aşkların, inançların ,aidiyetin… Riyası olmayan tek şey ölümdür, Ölümü göze almaktır…
En kutlu ölüm ise şehadettir.
Vatan için, millet için, din ve devlet için ölümü göze almaktır.
Riyakar dindarların , sahte milliyetçilerin hatta vatan sevgi üzerinden dem vurup koltuk ,makam, mevki peşinde koşanların yaşadığı çağda yaşıyoruz.
İhale almak , siyasette yer kapmak için insanların giymediği post , kılık kalmıyor. Dünün Tatlısu mücahitleri, hatta hızlı komünistleri bu günün en hızlı milliyetçileri ve vatanperverleri kesilebiliyorlar.
Dava, fikir , ülkü adına sözde yola çıkanlar siyasi rant ve ticari hedefleri için kimler ile yan yana geliyorlar.
Dindar ile milliyetçi dünün komünistleri hatta terör destekçileri aynı safta yer tutarken yüzleri kızarmadan bunun adına demokrasi hatta ülke menfaati diye biliyorlar.
Oysa davası, inançları, ülküsü için gözünü kırpmadan şehadete koşanların hiçbir dünyalık beklemeyenlerin adıydı ülkücülük.
İşte Eğede bir yiğit, tarih okurken tarihe yazılan hatta tarih yazan bir yiğit Fırat Çakıroğlu’nun şehadetinin sene-i devriyesindeyiz.
Unutmadık unutmayacağız
Unutmanın tükenmek olduğunu biliyoruz.
Peki nasıl şehit oldu Fırat’ım ?
Eğe üniversitesinde pkk, dhkpc kol geziyordu. Sınıfları kantinleri işgal etmiş örgüt paçavralarını her tarafa asmış resmen üniversiteyi işgal etmişlerdi.
Bu duruma sessiz kalamazdı ve kalmadı da Fırat …
Her ortam ve her platformda bu hain yapılara karşı mücadele yürütüyor, bunlar bizi okutmuyorlar bu şartları kabul edemeyiz diye haykırıyordu.
Tamda açılım rezaletinin yaşandığı dönemlerde üniversite rektöründen de güç alan bu illegal terör gurupları üniversiteyi kuşatmıştı.
Böyle bir ortamda kampüste bıçaklanarak şehit edildi Fırat’ım.
Saatlerce gelmeyen ambulans, ortada olmayan güvenlik ve kampüsü terör yuvasına dönüştüren zihniyet ve de eli kanlı teröristlerce şehit edildi eğenin yakışıklısı, annesinin kuzusu …
Okumak istiyoruz, üniversitelerde sadece Ayyıldız dalgalanır diyen Fırat’a sağır kaldı siyaset ve siyasetçiler.
Dün susanlar, dilsiz ve sağır olanlar, siyasi rant için teröristle ve terör destekçilerle yan yana kol kola gezenler şimdi sosyal medyada arsızca Fırat’ın resimlerini paylaşıyorlar.
Evet mecliste terör destekçisi ve terörist görmek istemiyoruz.
Kimse aklımızla dalga geçmesin terör destekçileri ile kol kola gezip, ülkücü katilleri ile yol tutup sonra riyakarca ülkücülük nutukları atmasın.
Siyasetin simsarları, makamların esirleri kutlu davamızı ve kutsallarımızı kirletmeyin.
Son nefes son nefer son damla kana kadar mücadelemiz milliyetçi Türkiye ve Turan’a kadardır.

O çocuklar birer birer gittiler...
Soylu sevda türküleri dudaklarında,
Saclarında kurt nefesi rüzgârlar,
O çocuklar birer birer gittiler..
Riyasız, hesapsız amasız davası ve ülküsü için eğilmeyen, teslim olmayan mevki makam hesabı olmadan yaşayanlara ve davayı yaşatanlara selam olsun
SELAM SAYGI DUA İLE …