İnsanların hedefleri, ülküleri ve amaçları vardır. Size göre basit olan bir amaç başkasına göre kutsal ve önemli olabilir.
Günümüz ekonomik şartlarında bazı insanların amacı evine sıcak aş getirebilme, sosyal güvencesi olması, evlatlarını okutması yada makul geçinebilecek sürekli bir işe sahip olmak olabilir.
Bu küçümsenemez bir amaçtır. Helalinden kazanmak, namerde muhtaç olmamak, kimsenin elini eteğini öpmeden yaşayabilmek evet bu gayet onurlu bir hedef ve mücadeledir.
İnsanoğlu zenginleşmek yâda güçlü olmak için farklı hedefler koyabilir. Bu hedeflere ulaşmak içinde her türlü ilişkilere girebilir. Bunun en kestirme yönü siyasetin bir tarafından tutmaktır. Güç ve otoriteye yakın olmak siyasi rant için iktidar yakınında olmak iktidarlar değiştikçe bukalemun gibi saf değiştirmek mümkündür. Omurgasız insanlar için kısa yoldan başarıya ulaşmanın yolu budur.
Bu tipler her partide mevcuttur. Bu insanlar için fikir, ideoloji, inanç ölçüsü olmadığı için her yol mubahtır.
Bunun yanında farklı farklı partilerde ideolojisi nedeniyle yer alan üçüncü grup insan tipide mevcuttur. Bu insanların Fikir ve ideolojisi bizden farklı olabilir. Maddi çıkar yada siyasi rant değil inançları dolayısıyla siyasette rol alan bu insanlara saygı duyuyoruz.
Genellikle bu tür fikir insanları makam ve mevki peşinde koşmaz hizmet aşkı ile maddi manevi mücadele verirler.
Ancak ikbal ve siyasi rant gütmeyen bu insanların kırılma noktası fikri derinliği olmayan bukalemun tiplerin zaman içerisinde kendi fikri sisteminin temsil noktasında olduğunu görmeleri durumunda iç çatışmaları başlar.
Dava, ülkü, ideoloji için her türlü fedakârlığı yapan bu insanlar bu fikir fırıldaklarını teşkilatlarında görünce içsel kapanış ve kabuğuna çekilme evresine girerler.
Bu süreçte teşkilatlarına muhalefet yapmak, çalışmamak davasından kopmak gibi yanlışlığa düşenler olabilir. Bu durum kabul edilemez. Pireye kızıp yorgan yakmak yapılacak en büyük hatadır.
Yâda kişisel çıkar için koltuk sevdası için yıkıcı muhalefet yapmak çok büyük bir zafiyettir.
Dava adamı yılmadan yıkılmadan hizmet aşkı ile mücadele etmelidir.
Gördüğü yanlışlıklar karşısında yâda fikir fırıldaklarının çıkar ve menfaat ortaklığı ile harekete sirayet edenleri gördükçe kabuğuna çekilenler bu ihanet zinciri içinde geçici bir inziva eylemi sergiler.
Bu çekilme terk etme davadan ve teşkilatlardan kopma asla değildir. Sadece rüzgâr bekleyen gemilerin limanda demirlemesidir.
Bir kasırga bir rüzgâr külleri tozları uçuşturur ve geminin yelkenleri dolar.
İşte o zaman kara kaplı defter açılır.
Bu susuş ebedi değildir.
Yolda bulduğunu yola çıktığına değişenler.
Maddi çıkar için ve hedefe ulaşmak için her türlü kirli işbirliğine girenler o gün yanıldığını anlarlar.
Her davanın delileri vardır.
Bir gece siz uyurken ya da bir şafak vakti çıkarlar meydana
O zaman gün ola harman ola
Kimse gölgesinin büyüklüğüne bakıp kendinin büyük olduğu algısına kapılmasın.
Büyük olan siz değil oturduğunuz mevkilerin temsil ettiğiniz davanın büyüklüğüdür.
Ey ekmeği alınanlar! Selam sizlere!
Ey rütbesi çalınanlar! Selam sizlere!
Kardeş yahut arkadaştır diye evleri,
Ocakları dağıtılan ülkü devleri
Selam size! Üstünüzde bütün bakışlar,
Bir gün olur, tarih sizi elbet alkışlar

LAFIM MECLİSTEN İÇERİ

SELAM SAYGI DUA İLE