Bir olayı değerlendirirken ön yargılardan arınmış objektif ve farklı boyutlardan baka bilmek çok önemli bir davranıştır.


Oysa bizler olayları, kavramları ön yargılarımızla ve kendi dini siyasi, sosyal , kültürel çevremizle bakarız, değerlendiririz.


Ben de bu filmin fragmanların dan etkilenip bir an önce izlemek isteyenlerdendim. Vizyona ilk girdiği hafta hemen oglum Şamil ve Kızım Şimal ile filme koştuk.


Onların Türk Tarihinin büyüklüğünü görsel olarakta hissetmesini istiyordum.Hayali kahramanlarla batı sineması onları etkilemiş yıllarca bizde sessizce bu süreci izlemiştik.
Şimdi sıra bizdeydi.Heyecanla filme koştuk.
Sonuç hayal kırıklığı oldu.


Neden mi?


1-Bu bütçenin filmi değildi. Ayrılan milyon dolarlara yazık.


2 -Film de ruh yoktu. Sanki Ulu batlı Hasan ile top ustası kızın aşk filmiydi.


3-Mehteran, hatimler ,tekbirler cımbızla çekilmişti aralardan yok sayılmıştı.


4-Namaz sahnesi çok güzeldi ve tek etkili sahneydi. Onunda yeri Ayasofya olmalıydı. Kimden neden korkup Ayasofya da namaz kıldıramadınız?


5-Ulu batlı Hasan'ın burçlara diktiği Üç Hilalli Osmanlı sancağı neden yoktu?


6-Sancağı dikerken Alemleri sevgilisi RESULULLAH’I gördüğü rivayet edilirken filmde Sevgilisine bakarak şehit oldu.


7- Akşemsettin Hazretleri unutulmuş sonra araya bir yere sıkıştırılmıştı. Sır Fatih deydi Fatihi Fatih yapan Akşemseddin hazretlerindeydi.


Fetih gecikmişti.Askerin morali bozuktu.


Bunun üzerine Sultan Mehmed Han, veziri Veliyüddîn Ahmed Paşayı Akşemseddîn'e göndererek;





"Şeyhe sor, kal'a feth olmak ve düşmana zafer bulmak ümidi var mıdır?" dedi. Buna Akşemseddîn hazretleri şöyle cevap verdi:





"Ümmet-i Muhammed'den bu kadar müslüman ve gâziler bir kâfir kâlesine doğru hücum ederse, inşâallahü teâlâ feth olur."





Sultan Mehmed Han, umûmî cevapla yetinmeyip, Veliyüddîn Ahmed Paşayı tekrar Akşemseddîn'e gönderip;





"Vaktini tâyin etsin." dedi. Akşemseddîn murâkabeye daldı. Başını eğip, Allahü teâlâya yalvardı. Mübârek yüzü terledi. Sonra başını kaldırarak;





"İşbu senenin Cemâziyelevvel ayının yirminci günü, seher vaktinde, inanç ve gayretle filan taraftan yürüsünler. O gün feth ola. Kostantiniyye'nin içi ezan sesiyle dola!" dedi. Ayrıca genç pâdişâha bir mektup gönderdi. Mektubunda;





"Kul tedbir alır, Allahü teâlâ takdir eder kaziyesi, delili sâbittir. Hüküm Allahü teâlânındır. Velâkin kul, elinden geldiği kadar gayret göstermekte kusur etmemelidir. Resûlullah'ın ve Eshâbının sünneti budur." diyordu.





Böylece Akşemseddîn hazretleri bir taraftan İstanbul'un fethi hakkında yeni müjdeler veriyor, diğer yandan da ne şekilde davranılması husûsunda pâdişâha tavsiyelerde bulunuyordu.





Nihâyet Akşemseddîn hazretlerinin tâyin eylediği gün ve saat doldu. Sultan Mehmed Han ordunun başına geçerken, hocası Akşemseddîn'den okumak için bir duâ istirham etti. Bunun üzerine Akşemseddîn;





"Yâ Fakih Ahmed!" diyerek himmet taleb eyle!.. Onu vesile kılarak Allahü teâlâya tazarru ve niyâz eyle." buyurdu. Sonra çadırına giren Akşemseddîn hazretleri yanına hiç kimseyi koymamalarını istedi ve kapılarını iyice kapattırdı.


Sonuç İstanbul ebediyen TÜRK VE İSLAM beldesi olarak tescillendi. Tescili de AYASOFYA'NIN cami olmasıdır. Fatih sultan Mehmet hanın bize mirası da budur.


Çok acımasız mı eleştirdik?


SELAM SAYGI DUA İLE