Etik ve ahlak sahibi olmak bu hafta bu konu üzerinde durmaya ve bunun sonucunda siyasi etik ,bireysel etik ve ahlak ilişkisine değinmeye çalışacağız.

 Günümüzde en fazla karıştırılan iki kavram, ahlâk ve etik kavramlarıdır.

 En genel anlamda ahlâk ya moral (Latince moralis), toplumun iyi ya da kötü olarak kabul ettiği davranışların belirlendiği kurallardır.

Etik ise (Yunanca ethike, Latince ethica) felsefenin bir disiplini olup ‘‘iyinin ne olduğunu araştıran; insanın olup bitenler karşısında takındığı tavırları çözümleyen, ‘‘ne yapmalıyız?’’ sorusuna aranan yanıtları temellendiren; eylemde bulunma ile bilme, eylem ile bilgi arasındaki ilişkileri inceleyen felsefe dalıdır’

Günümüzdeki tartışmalarda etik sözcüğü üç farklı anlamda kullanılmaktadır: İlk kullanıldığı anlam onun ahlak yerine kullanılmasıdır. İkinci kullanılan yer meslek etikleri anlamında kullanılmasıdır. Bu anlam günümüzde kullanılan en yaygın 2 anlamı oluşturmaktadır.

Üçüncü anlamda kullanım ise felsefe dalına işaret etmesidir.

Bu açıklamalardan sonra aslında bana göre etik insanların toplumsal yâda bireysel hatta sosyal olaylar karşısında takındığı tavır yada aldığı pozisyon yada duruştur.

Kısaca olaylar karşısında ki duruşunuz aldığınız tavırdır.

Doğru bildiğiniz inandığınız değerler Hak bildiğiniz fikir ve inançlarınız karşısında bir davranış ile karşı karşıya kaldığınızda her şart ve koşul altında doğruyu savunup çıkarlarınız ve menfa hatlarınıza göre susmuyorsanız ve doğruyu haykırıyorsanız siz etik sahibisinizdir.

Ancak sözde doğruları savunurken çıkarınıza dokunduğunda doğrudan vazgeçip susuyor yada bile bile yanlışı savunuyorsanız etik ve ahlaktan bahsedemezsiniz.

Etik kavram olarak doğrular, toplumun yararı, dürüstlük veya özel erdemler bakımından insanların ne yapması gerektiğini açıklayan, standart doğru ve yanlışları ifade eder. Siyasal etik de diğer etik türleri gibi  iyi olanı esas alır. Siyasi hayatta kurulan  bireysel ve toplumsal ilişkilerin temelini oluşturan değerleri, normları, kuralları, doğru-yanlış ya da iyi-kötü gibi ahlaksal açıdan değerlendirmektir siyasi etik. Bundan dolayı siyasette “iyi nedir?” sorusuna odaklanmak gerekiyor. Eğer bu sorunun cevabını doğru veriyor ve uyguluyorsak siyaseten etik davrandığımızı iddia edebiliriz

Evet iyi nedir?

Sizin çıkarınıza olan mı ülke çıkarına olan mı?

Sizin zenginleşmeniz mi ülkenin zenginliğimi?

Sizin inandıklarınız mı toplumun ve bu toplumun kültür ve dini inançlarımı?

Diğer bir soru

Haram yada yanlışlık standart mı yoksa kişiye göre değişir mi?

 

Özelliklede günümüzde etik konusunda toplumsal olarak sınıfta kaldığımızı düşünüyorum.

Benden olan her şeyi yapabilir hep doğru söyler, benden olmayan hep suçludur hiç doğru söylemez.

Siz her şart ve koşulda hakkı tutup hakkımı yükseltirsiniz ,etik sahibimi misiniz?

Yoksa yanlışı haksızlığı hırsızlığı haramı işinize geldiği gibi görmezden gelir hatta susar hatta savunur musunuz?

Neden doğruya doğru yanlışa yanlış demek yerine  bizim çıkar ve menfa hatlarımıza göre doğru yada yanlışlığı belirleniyor?

Ne zaman HAK tan yana olup gerçekler üzerinde objektif olarak karar verip tavır alırsak o zaman bu ülke yaşanacak ve gerçek kardeşliğin yaşandığı bir ülke haline dönüşür.

SELAM SAYGI DUA İLE