Saygı değer okurlarım. Biliyorum düzenli yazı yazmadığımız için birçok konu birikiyor. Dolayısıyla gündemdeki olaylara kısa kısa değinerek görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Yıllarca parelel emniyetin ve yargının kullanılarak Türk Ordusuna ve Türk Emniyetine yapılan casusluk operasyonu Yargıtayın kararıyla son buldu. Ergenekon diye bir terör örgütü olmadığı bunun koskoca bir yalan olduğu  tescillendi. Biz zaten bunun olmadığını yazdığımız önceki yazılarla ortaya koymuştuk. Bu şerefli Türk askerlerine ve Emniyet mensuplarına sövmenin, hakaret etmenin vatanseverlik olduğunu zannederek yazmadıklarını, yapmadıklarını bırakmayan havuz medyası, parelel medya veya iktidar yalakaları bu gün 360 derece çark etmişler ve böyle bir terör örgütünün olmadığını yazmaktalar.Tamam siz çark ettiniz etmesine de  bu işin sonunda bilançonun ne olduğunu biliyormusunuz?

Birçok kişi, işinden, eşinden, özgürlüğünden, onurunun kırılmasından dahası hayatından olmasına neden oldu. İnsanlar yapılan bu zulme isyan edip intaar ettiler. Çocuklar babasız, annesiz  büyüdü. İnsanlar sevdiklerinin cenazesine, cezaevi arabalarıyla katıldılar. Kısacası sevdiklerinin ne düğününü ne cenazesini görebildiler.

Şimdi tüm bunlardan sonra bu hainliği yapanlar ya da bu işe taraf olup çanak tutanlar, alkış yapanlar kısaca bu davanın savcısı, hakimi olanlar hiç vicdanınız sızlamıyor mu? İnsanları, Ergenekoncu diyerek jurnalleyip kurumlara iftira atanlar, sizde azıcık haysiyet kırıntısı kaldıysa çıkıp bu insanlardan adam gibi özür dileyin. Ama özür dilemenin de yeteceğini düşünmüyorum. Gelecek günlerde bu kumpası kuranlar ve buna çanak tutanların hukuk önünde en ağır şekilde bu işin hesabını vereceklerini düşünüyorum.

Gelelim Karamanda ki Tecavüzcüye…

Tek celsede olayın iç yüzü araştırılmadan ve başka sorumluların olup olmadığına bakılmadan bu sapığa 500 yıl hapis verdiler. İyi güzel de bu işe çanak tutan göz yuman veya bu sapıklığa ortak olan başkaları da varsa ne olacak. Niye ört bas ediyorsunuz?

Neyse benim asıl söylemek istediğim bizi yöneten valilerimize, kaymakamlarımıza. Lütfen duyarlı olun. Birilerine siyasi iktidara yakın diye, yok şu cemaatten yok bu vakıftan diyerek evlerine, yurtlarına kanuna aykırı bir şekilde göz yummayın. Gerekeni yapın ve bu sapıkların türemesine izin vermeyin. Aksi takdirde,

“Tavuklarınızı sansardan,

Çocuklarınızı ensardan koruyun”. yazan uyarı levhalarına sosyal medyada sık sık rastlarız.

Son olarak Karamanda yaşanan sapıklığın sonucunda Çocuklardan sorumlu bakanın “bir kereden bir şey olmaz” diyerek belki de siyasi tarihimizin en büyük gafını yapmasına rağmen, Kılıçdaroğlu kurduğu yanlış bir cümleyle onu bastırması ve  haklı olduğu bir konuda haksız duruma düşerek ne İsaya ne de Musaya yaranabilmiştir. Allah bizi yanlış konuşmaktan korusun diyerek bu yazıya son verelim.

Kalın sağlıcakla…