61reis54 @ gmail.com

Sosyal devlet olmanın en önemli özelliklerinden biride “engelli” vatandaşına sağladığı imkan ve olanaklardır. Üstüne-üstelik yaşlısına, yetimine ve sakatına çok önem veren bir dinin mensubuysak varın siz hesaplayın bizlerin rahatını(!)

 Eski başkan “Hendek” ilçemizin “Engelsiz kent Hendek” ödülünü aldığını ballandıra-ballandıra anlatırdı. Merak ettiğim o ödülü hangi “beyin özürlü” vermişti. Hendek'imiz “engelli” bir vatandaşın yaşamasına çok mu müsait? Hadi kaldırımlara iki çizgi çizip üç beş rampa yaptınız yeterli mi? Şehir merkezinde kaç tane “engelli park” var? Bir engelli vatandaş aracını nereye park edecek?

Kamu binalarının hangisinin önünde “engelli park” var?

İkibin ondört Eylül ayı meclis toplantısında talebimiz olan “engelli cep parklar” ne zaman yapılacak? -Geçiştirildik mi yoksa?

Devlette devamlılık esasken belediyelerde bu kural geçerli değilmidir?

Engelli vatandaş belediyenin yaptırdığı “bayraktepe tesisleri”nde, aracıyla içeri girip kahvaltı yapamıyorsa, aracınızı derhal dışarı alın diye tepki alıyorsa bu mudur “engelsiz kent Hendek”?

Bizim teklifimizden sonra lütfedip yapılan belediye otoparkındaki engelli parkında kamyonetler minibüsler duruyorsa ve kimse gerekeni yapmıyorsa sorun çözülmüş demekmidir?

Hastahanenin önündeki engelli parkında resmi araçlar yada personelin araçları park yapıyor ve kimse uyarmıyorsa sebeb nedir.

Marmara bölgesinin en büyük kapalı pazaryeri diye övündüğümüz pazaryerimizin çevresinde bir tane bile “engelli parkı” yoksa biz nasıl engelsiz kentiz?

Devlet dairelerinin toplandığı (pazaryeri karşısı) alanda birtane “engelli” parkı yapılmamışsa bunun sorumlusu kimdir? -Hadi bunlar siyasi, sadece oy'a endeksli çalışıyorlar diyelim...

Ya siz....

Size ne demeli...

Siz ki yarının yöneticilerini, bilim adamlarını, eğitmenlerini yetiştiriyorsunuz.

Koskoca üniversitesiniz,eğitim yuvasısınız...

Yedibin küsür öğrencinizde diyelim “engelli”yok.

Ailesinde de mi yok? Evladını ziyarete gelen aile arabasını nereye park edecek?

Hiç mi “engelli” kadrosundan çalışanınız yok? Hepsininde arabası yokmu?

Gelişmiş ülkelerin hangisinde üniversite önünde “engelli parkı” yok?

Elbette tüm bu sorunlar giderilmiş olsa da “engelli”lerin sorunu çözülmüş olmaz. Her vatandaşımızın “engelli bireyleri” de bir insan olarak görmesi ve onun haklarına saygılı olması gerekir. Türkiye nüfusunun %12,5 engelli bireylerden oluşmaktadır. Geri kalan %87,5 te birer engelli adayıdır. Hepimiz bu bilinçle hareket etmeli engelli kardeşlerimizin haklarına saygı duymalı hürmet göstermeliyiz. Yarın o saygıya bizimde ihtiyacımız olur ihtimalini düşünmeliyiz...

Demek ki engelleri ortadan kaldırma makamını işgal edenler; siz sadece bizlere engel olmak için o makamlardasınız. Benim sizlerden beklentim yok. Rabbim yardımcımız olsun...

Engelsiz bir Türkiye'de yaşamak umuduyla, kalın sağlıcakla....