Yaklaşık bir hafta evvel Eğitim Bir-Sen Sakarya Şubesi, Hendek Kaymakamlığı önünde, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde bir basın açıklaması yaptı. Bu eyleme 16 İlçe Temsilciliği Yöneticileri ile Hendekli üyeler katıldı. Açıklamada: “…bir olayda karşı karşıya kaldığımız adaletsizliği, hukuksuzluğu ve keyfi bir uygulamayı telin etmek için toplanmış bulunmaktayız.” şeklinde ifadeler yer aldı.

Bu arada dikkat çekmek isterim ki telin etmek, lanetlemektir, ilenmektir. Neyse dönelim konumuza.

Konu kısaca şu: Bir öğretmene soruşturma açılıyor, konuyla alakası olmayan bir başka öğretmenin de bu soruşturmadan dolayı yeri değiştiriliyor. Evet, bir mağduriyet var mı? Tabi ki var. Bence de Sendika’nın açıklaması yerinde ve doğru bir açıklama. Açıklamanın devamında Sayın Sendika Başkanı: “Bu ne yaman çelişki, değil mi?” diyor. Şimdi ben de soruyorum:

Bu ne yaman çelişki, değil mi?

Özellikle son yıllarda MEB’de gereğinden fazla “Yaman Çelişki” var.

Örneğin; 2014 yılında 4 yılını doldurmuş 16 bin müdürden 7 bini görevden alınmıştı. 16 bin yönetici; önce okullarında, daha sonra da il milli eğitim müdürü, iki ilçe milli eğitim müdürü ile il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinde görev yapan iki şube müdüründen oluşan bir komisyon tarafından 75 puan üzerinden değerlendirmeye tabi tutulmuştu. Tabi burada o zaman FETÖ’nün sendikası olan Aktif Eğitim-Sen üyeleri de vardı. Ama burada kastettiğimiz mağduriyetin bu şahıslar olmadığını da vurgulayalım.

Peki, sonra ne oldu? Bu boşalan kadroların neredeyse tamamına Eğitim Bir-Sen üyesi öğretmenler ya da müdür yardımcıları atandı. 10-15 yıl görev yapan binlerce müdür 100 üzerinden 75 puan alamazken 8 yıl asaleten öğretmenlik yapmış ve idareci tecrübesi olmayan birçok kişi asaleten müdür olarak atandı.

Ayrıca görevden alınan birçok müdür emekliye ayrıldı, tayin istedi ve birçok mağduriyet yaşandı. Ama bunu nedense pek kimse telin etmedi. Yine yılmayıp hakkını arayarak mahkeme kararıyla yeniden müdürlüğe dönenler de oldu ki bunların sayısı çok azdır. Benim bildiğim ilçemizde bir ya da iki kişi var bu şekilde. Yine bu sene ataması yapılan ve farklı sendikadan olan bir ya da iki müdür yardımcısı mevcut. Diğerlerinin tamamının sendikası belli.

Basın açıklamasının devamında:

“Mutsuz ve huzursuz eğitin çalışanlarından, fedakârlık beklenebilir mi? Bu şekilde oluşan eğitim kurumlarından başarı, beklenebilir mi?” diye sitemkar ve haklı serzenişler mevcut.

Aynı soruları kendi okulunda 40 tam puan alıp değerlendirme komisyonunda 3-5 puan alan müdürler için sordunuz mu? Gerçekten çok merak ediyorum.

Adalet, herkes için olunca sağlanır.

Burada önemle ifade etmek isterim ki; devlet memuru değilim ve şu an ilçemizde veya başka yerde görev yapan herhangi bir okul müdürü ile bir sorunum yoktur. Aksine hepsine gereken saygıyı ve hürmeti göstermeye çalışırım. Birçoğu da arkadaşımdır. Özellikle bir kişiyi yermek ya da birilerine yaranmak gibi bir derdim de yoktur. Benim bu konudaki tavrım sistem ve uygulamadaki çelişkileredir. Ben de şu an memur olsam farklı kaygı ve korkularla belki bunları yazamazdım. Neme lazım, ekmeğimizin derdindeyiz, çoluğumuz çocuğumuz var, benim de yerim değişir(!) Hafazan Allah! diye düşünebilirdim belki…

Sevgili Dostlar, son zamanların en hâkim duygusu da bu değil mi? Korku… Aman bana bir şey olmasın diye diye bu noktalara gelmedik mi?

Basın açıklamasını protesto eden vatandaş

Yine aldığımız bilgilere göre:

Hendekli bir vatandaş, Eğitim-Bir-Sen üyeleri yüzünden mağdur edildiğini, hakkını ararken okuldan kovulduğunu, yalan ifadelerle mahkemeye verildiğini ve yalanlarla ceza aldığını Eğitim-Bir-Sen Başkanının yüzüne söyledi.

"Siz hangi adaletten, hangi hukuktan bahsediyorsunuz. Sizin üyeleriniz yüzünden ben mağdur oldum. Siz önce o üyelerinizi içinizden temizleyip ondan sonra adaletten bahsedin." dedi.

(Kişinin gerçekten mağdur olup olmadığı konusunda kesin bir bilgim de yok. Yanlış bir şey yazmak istemem, sadece aktarıyorum. Zaten konu haber sitelerinde video görüntüleri ile mevcut, yorum sizin.)

Sonuç:

Sevgili Dostlar, biz ne zaman güçlünün değil haklının yanında durmayı öğrenirsek o zaman abat olacağız. Başkasına yapılan haksızlığı, adaletsizliği ya da iftirayı kendimize yapılmış gibi hissetmedikçe berbat olmaya mahkûmuz vesselam…

Bu yazımızın çıkış noktası olan ve hiçbir gerekçe gösterilmeksizin kendisiyle alakası olmayan bir soruşturma nedeniyle yer değişikliği yaptırılan, itibarı ve saygınlığı zedelenmiş meslektaşımıza yapılan haksız uygulamayı ben de kınıyorum. Bu yanlış karardan bir an evvel dönülmesinin en doğru karar olacağına inanıyorum. Sendika’nın bu eylemini destekliyor ve bu duruşlarının “tüm eğitimciler” için daim olmasını temenni ediyorum.

Konuyla alakalı:

Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğütler veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte, her şeyi görmektedir. Nisâ: 58

Saygılar, selamlar…