Hz. Ömer birgün,Efendimiz (S.A.V)’in odasına gelir ve hıçkıra hıçkıra ağlar.

Efendimiz,niçin ağladığını sorunca , Hz. Ömer şöyle der;

  • Ya Rasulallah ! Dünya kralları,Kisralar servet içinde yüzüyorlar.Senin ise altına sereceğin bir sergin bile yok… Yatağın hasır… Ve teninde yattığın zeminin izleri… Halbuki kainat senin için yaratıldı.

Allah Rasulü şu cevabı verir;

“İSTEMEZ MİSİN YA ÖMER,DÜNYA ONLARIN AHİRET DE BİZİM OLSUN !”

Her insanın kendine göre bir fıtratı var.İnsanlarda karakterler farklı,yetenekler farklı,duygular farklı…

Benim de çabuk sinirlenen,anında kararlar verebilen celalli bir yapım olduğunu beni yakın tanıyan arkadaşlarım bilir.Ancak;kızgınlığımı yalancılık ve iki yüzlülüğe, celalliğimi de doğru ve dürüst yapılmayan işlere gösteririm.

Keşke ne kızgınlığım ne de celalliğim olmasa da her şeye sakince ve sabırla karşılık verebilsem.Ben de istiyorum böyle olmayı ama inşallah uğraşıyorum.

Çalışmalarım ve yaşadıklarım sayesinde bunu  yavaş da olsa öğreniyorum.

Küçüklüğümden hatırımda kalan kısa bir çizgi film beni çok etkilemiş olacak ki hala aklıma gelir.

Çizgi filmde;

“İki köpek yarıştırılıyor.Ama uzun ve çok zorlu aşamaları geçerek finale gelmeleri gerek.

Köpekler de start komutuyla koşmaya başlıyorlar.

Kahverengi köpek engebeli  ve topraklı yolda siyah köpeği geçiyor ve önlerine çıkan küçük bir gölü de yüzerek geçmeleri gerekiyor.Kahverengi köpek suya atlıyor ve yüzmeye başlıyor.Peşinden siyah köpek de atlıyor.Ama siyah köpek biraz yüzdükten sonra boğulmaya başlıyor.

Diğer köpek onu görünce kurtarmak için hemen geri dönüyor.Siyah köpeğin ensesinden ağzıyla yakalayarak onu da kendini de can havliyle kıyıya çıkarıyor. Ancak yorulan kahverengi köpek bitkin düştüğünden bayılıyor.Siyah köpek ise gözlerini açtığında onları merak eden izleyicilerin ve gazetecilerin kendilerine doğru geldiğini fark ediyor.Bakıyor ki diğer köpek de baygın.

Hemen baygın yatan köpeğin ensesini kavrayarak onu tekrar suyun kıyısına çekiyor ve tam izleyiciler yanlarına geldiklerinde sanki rakibini bırakmayıp onun hayatını kurtarıyormuş görüntüsü veriyor.

Kendini de bitkin yere bırakıveriyor.Halk bu olayı görünce siyah köpeği kahraman gibi elden ele dolaştırıyor.Gazeteciler kahraman köpek olarak resimlerini çekip haber yapıyorlar.”

Neden sizlere bunu anlattım.Çünkü,bazen öyle durumlar yaşıyorum ki işte ben de kendimi kahverengi köpeğe,çevremdekileri de uyanık siyah köpeğe benzetiyorum.

Sonra dönüp kendime kızıyorum ve “Sen yapman gerekeni yapıyorsun “ diyorum.

Ama modum ve gücüm,iş heyecanım düşmüyor desem yalan olur.

 O zaman da aklıma amacım geliyor.

Bizler Rabbimin rızasını kazanmanın,Ahiret keselerimizi doldurabilmenin peşinde oldukça ve çektiğimiz zorlukları harcadığımız fedakarlıkları bu yol için yaptıkça

Varsın,yüzümüze gülüp arkamızdan iş çevirenler,

yaptığımız  çalışmalara elini bile sürmeyip sonrasında sahip çıkanlar,

berabermişiz gibi boy boy resim çektirip hiçbir katkısı olmayanlar mutlu olsunlar.

Bizler böyle hayır işlerinde ve hayır organizasyonlarında koştururken şişmiş ayaklarımızla akşam eve geldiğimizde “Bugünümüzü de inşallah karlı geçirdik” diyerek,huzur buluyoruz.

Gönülden bir  “Allah razı olsun “ dedirttirmenin ,demese de bu yolda koşmanın peşindeyiz.

Kim neyin derdin de kimler neyin peşinde sadece Allah (C.C) bilir.

Buyrun reklam sizin haber sizin çay sizin çorba sizin olsun.

Gönüller bizim hizmet bizim , yeter ki ahret bizim olsun.

Allah (C.C) ‘a emanet olun…