Dinimizin en mühim inceliklerinden biri bütün Zaman'lar ve mekanlar için sabit oluşudur. İslamı şu zamana veya bu mekana göre anlama imkanımız yoktur. Yerde yada uzayda şu kıta da bu bölgede de islam İslam'dır. İslam şekil almak için değil insana ve düzene şekil vermek için gelmiştir. Dinimiz ne şahıslar nede Zaman ve mekanlar üzerinden izlenemez. Falan çağdaki islam yada filan devletteki islam diyemeyiz. İslam şurda yada burda değildir. Her yerdedir. Medine’deki Resulullah’ın dönemindeki islam, İstanbul'da da olmadıkça İstanbul'da islam var diyemeyiz. Aynı şeyi camide kılınan NAMAZI dışarı sokaklarımıza, iş yerimize , ticaretimize de taşıyabilmek yada taşıyamamak olarakta değerlendirebilir bu şekilde bir ölçüm yapabiliriz. Hicretin ilk yıllarında islam için namaz ne ise şimdi de öyledir. Bu bağlamda islam siyasete yada ekonomiye o Zaman Nasıl bakıyorsa şimdi de aynı bakıyor. Hz Ömer Zaman'ında yaşanan bir hadise ile yazımızı noktalayalım.

 İslamın ilk çağlarında Peygamber efendimiz henüz müslümanların sayısı çok az ve güçsüz iken Zamanın Amerika'sı İran'ın,ve yine zamanın İngiltere'si Kudüs'ün fethedileceğini müjdelemiştir ve bu müjdeyi küçücük bi kasabada yiyecek ekmek bulamadıkları baskı yüzünden evden çıkamadıkları boykot yıllarında vermiştir. O zamanki müslümanlar ya rasülellah biz henüz evden çıkamıyoruz siz Kocaman Ordu'ları ekonomileri olan ülkeleri fethetmekten bahsediyorsunuz dememiş, o büyük ülkelerin Fethi'ni Peygamber efendimiz s.a.v görememiş sonraki Halife Hz Ebubekir r.a efendimizde görememiş fetih Hz Ömer'e nasip olmuştur islam dar düşünmeyi reddeder tohum atmayı belki o tohumu yıllar asırlar sonra yeni nesillere Allah nasip eder. Hz Ömer devlet Başkan'ı neredeyse bugünkü Ortadoğu'nun tamamına hükmediyor.

Devlet Erkan'ı devleti yönettiği için kendisine maaş bağlamak istiyor ve Hz Ömer'e soruyorlar devletin hazinesinden talebiniz nedir. Hz Ömer'in ağzından şu tarihi cümleler dökülür " Kureyş'te orta halli bir ailenin geçinebileceği kadar para, biri yazlık biri kışlık olmak üzere iki adet elbise, umre ve hacca gidebilmek için bir adet merkeb (eşek). Aradan belli bir Zaman geçiyor Hz Ömer eve geliyor bakıyor ki yeni bi hırka alınmış Nasıl ve ne kadar ücrete alındığını soruyor evdekiler de maaşından artan bir miktar para ile biriktirip aldıklarını söylüyor. Hz Ömer derhal devletin üst kademesini topluyor o bölgede hırkaya ihtiyacı olan birini bulun bu hırkayı ona verin diyor ve ekliyor. Siz bana devlet Başkan'ı olduğum için ödediğiniz paradan şu hırkayı alacak kadar para atıyor o paranın maaşımdan kesilmesini istiyorum. Hz Ömer'i anlamak her şeyi anlamak olacaktır. Allah'a emanet olun..